İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Ork mu, insan mı? Kendini bulana ödül var mı?

Güzelork, güldüren detay ve diyalogları hatrına sadece eğlenmek için okunabilir, ancak ters köşe yapan özgünlüğünün zihin esnetici tarafına bakmak isteyenlere de sağlam malzemeler sunuyor.

Yazan: Itır Yıldız

Yaşadığımız dünyada kabul edilen, onaylanan, teşvik edilen pek çok davranış kalıbı ve değer yargısının ters yüz olduğu bir yer düşünün. Burada geğirtoloji dersinden yüksek notlar alan çocuklar, ebeveynlerinin gurur kaynağı; kötü kokmak ve sarı sivri dişlere sahip olmak çekicilik kıstası. Çirkinliğin, biz insanların dünyasındaki güzellik kadar yüceltildiği ork diyarı Orkideya’da (hayır, kesinlikle çiçekle bir ilgisi yok) sivri kulaklar, koca göbekler, iri pençeler ve tüylü vücut yapısı, kulakları sağır eden geğirtiler, gürültülü “yellenmeler” topluma kabul edilmenin anahtarı niteliğinde. Peki, böyle bir toplumda herkesin saygı duyduğu belediye başkanı Orkeste’nin yeni doğan oğlu güzel mi güzel olursa neler yaşanır? “Çok çirkin muhteşem eşlere” ve “çok korkunç çocuklara” sahip olmakla övünen orkların yaşadığı Orkideya, Güzelork’u, bu farklı çocuğu, kabul edebilecek mi?

Web sitesindeki biyografi metninde, çocukluğundan beri can sıkıntısı yaşayan biri olduğunu belirten Fabrizio Silei, dedektif öyküleri, romanlar, resimli çocuk kitapları yazıyor. İtalya’da En İyi Yazar dalında Andersen Ödülü’nü kazanan yazarın kitapları bugüne dek pek çok dile çevrilmiş. Türkçeden başka Almanca, İspanyolca ve Maltaca yayımlanan Güzelork’un çizimleri, çeşitli uluslararası yayınevleri için çocuk kitapları resimleyen Fabrizio di Baldo’ya ait. Çınar Yayınları tarafından basılan, editörlüğünü Merve Çay’ın üstlendiği kitabı Türkçeleştiren ise çocuk kitabı editörü ve çevirmen Tülin Sadıkoğlu. “Ork” kelimesinden türetilen sayısız ismi esprili nüanslardan ödün vermeden dilimize kazandırmış olması bahse değer.

KİTAP, SADECE EĞLENMEK İSTEYENLERİ DE DAHA DERİNLERE BAKMAK İSTEYENLERİ DE DIŞARIDA BIRAKMIYOR

Güzelork’u minik-yetişkin tüm okurlar, güldüren detay ve diyalogları hatrına eğlenmek için okuyabilir, sesli okuma ve anlatım yapabilir; kitap buna çok müsait bir konuya ve karakterlere sahip. Ancak ters köşe yapan özgünlüğünün zihin esnetici tarafına bakmak isteyenler için de sağlam malzemeler sunuyor.
En temelde içine doğduğu aileden, yaşadığı toplumdan ve hatta daha sonra yerleştiği şehrin insanlarından, yani herkesten farklı özelliklerle dünyaya gelmiş bir canlıyı odağına alıyor hikâye. Güzelork, üç yüz yıl öncesine göre daha modern olsa da yeme-içme, kişisel bakım, genel yaşayış itibarıyla insanlardan bambaşka zevk ve kuralları benimseyen ork halkıyla birlikte yaşamaktadır. Hepsi birbirinden korkunç (hem görünüşleri hem de etrafa yaydıkları kokularıyla!) anne, baba ve kız kardeşlerden oluşan bir ork ailesine mensuptur. Ne var ki, adıyla müsemma, Güzelork’un, orkların aksine düzgün dişleri, yumuşacık bir teni, sevimli, güzel bir yüzü vardır. Anlayacağınız, iki kız çocuk üstüne heyecanla erkek bir evlat bekleyen ve çirkinlikleriyle övünen yetişkin orklar için, özellikle de Orkideya’nın belediye başkanı, ork ırkının gururlu temsilcisi Orkeste için bu bir felâket.

“SU AKAR, YATAĞINI BULUR” ORKLAR İÇİN DE GEÇERLİ MİDİR?

Orkeste, oğlunu insana yakın görünüşü ve özelliklerine rağmen tam bir ork gibi yetiştirmek konusunda hevesli. Öyle ya, belki de Güzelork, kendileri gibi kurbağa, fare, kaka yiyen, bağıra bağıra konuşan, geğirmeyi, kirlenmeyi ve kavga etmeyi seven bir ork olarak eğitilebilir. Ork orka konuşarak oğlunu doğru yola sokabilir. Fakat “su akar, yatağını bulur” atasözü orklar için de geçerli olmalı ki, babasıyla Milano’ya yaptığı gezi sırasında şehre, mağaza vitrinlerine hayran kalan Güzelork, hayalindeki işi buluyor: kıyafet tasarlamak. 17 yaşına bastığında etrafında birtakım olaylar da ters gidince apar topar Milano’ya okumaya gönderiliyor.

Kitabın ikinci yarısında orkların içinden çıkıp insanların dünyasına adım atan Güzelork’u izliyoruz; yani her iki dünyada da “farklı” olan, farklılığıyla büyüyen, çalışmaya başlayan ve aşık olan Güzelork’u.
İnsanların dünyası Güzelork’un yüzüne, aşk acısı, yarışma programları, bir anda gelen popülarite ve onun ışıltısı ama aynı zamanda hayal kırıklığı ve elbette tüketme hevesiyle birlikte açılıyor. Üne kavuşunca hem insanlar hem de orklar tarafından el üstünde tutulan Güzelork’un farklılığı da diğer her şey gibi hızla “tüketiliyor” ve ilginin yitirilmesi orklarda da hemen yankısını buluyor: “O, hiçbir zaman bizden biri olmadı. Onu hiçbir zaman sevmedik!”

Genç yaşına bunca tecrübeyi ve “Bir kez daha ne biriyim ne diğeri! Doğanın bir hatasıyım!” diyecek denli hayal kırıklığı sığdıran Güzelork’u kurtaran ise, doğru bildiniz, sevgi. Onu her hâliyle kabul eden, kollayan ailesinin ve onu tüm gerçekleriyle bağrına basan İsabella’nın sevgisi… Velhasıl, kalplerimizi yumuşatan duygusal çözülmeler, kitabın başındaki esprili tonu yakalayıp yine bir doğum hikâyesine bağlanıyor. Bir ters köşeye daha hazır mısınız?

Güzelork
Fabrizio Silei
Resimleyen: Fabrizio Di Baldo
Türkçeleştiren: Tülin Sadıkoğlu
Editör: Merve Çay
Çınar Yayınları, 168 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.