İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Doğru tarafta olduğuna inanıyorsan, yere sağlam basmalısın!

“Gen, kıyımdan geçmiş bir kasabanın yoksul sokaklarında, pek çok toplumsal problemin ortasında tertemiz sevgisini özgürce sunacağı bir kızla tanışıyor.”

Yazan: Deniz Poyraz

Türkiye’de Desen Yayınları etiketiyle yayımlanan “Yalınayak Gen” serisi, İkinci Paylaşım Savaşı sırasında Hiroşima’ya atılan atom bombasının ve sonrasında yaşananların hikâyesini anlatıyor. Her çizgisiyle, tepeden tırnağa savaş karşıtı bir manga. Japon manga ustaları arasında özel bir yere sahip Keiji Nakazawa’nın kaleme aldığı “Yalınayak Gen” serisi, yaratıcısının yaşamından tanıklıklarla genişliyor, derinleşiyor. Eser, savaşın masum insanlara, sivillere yaşattığı akıl almaz acıların ve korkunç trajedilerin bir belgesi niteliğinde. Tabii tükenmek bilmez bir umudun, azmin ve sahici sevgilerin de.

Dizinin ilk dört kitabında, savaş baronlarının ve imparatorun savaşa sürüklediği bir halkın hikâyesine tanıklık etmiştik. Nükleer saldırının sebep olduğu felâketin, savaşın Japonya üzerindeki tahribatının canlı tanığıydık âdeta. 5. kitapta Gen adlı başkarakterin, ABD’nin gerçekleştirdiği saldırı sonrası ailesinden ve eski yaşamından geriye kalanları toparlamaya çalışmasını okumuştuk. 6. ve 7. kitaplar Japonya’nın savaş sonrası dört yılını atmosferine taşımış, Hiroşima halkının büyük felâket sonrası hayata tutunma gayretlerini aktarmıştı. Bir avuç ayrıcalıklının çıkarları için girilen savaşların, yoksul milyonlar üzerinde yarattığı tahribat çarpıcı biçimde kaleme alınmıştı. 8. kitapsa 1950’deki Kore Savaşı’nın gölgesi altında Japonya’da yaşayan sıradan insanların hayatlarına odaklanıyordu. 9. kitap, 1951 yılının Japonya’sından devam ediyor; ABD’nin bölgede kurduğu laboratuvarlarda, nükleer felâkete maruz kalmış insanların bedenleri üzerinde “tedavi” adı altında yaptığı deneyleri okura âdeta “deşifre” ediyordu.

Serinin 10. kitabı, Asla Vazgeçme alt başlığıyla geçtiğimiz ay yayımlandı. Kitap, atom bombası saldırısından sekiz yıl sonrasına götürüyor okuru. Gen ve arkadaşları birkaç yaş daha büyümüşler. Hiroşima’daki bir ortaokulun mezuniyet töreninde, bir hesaplaşmayla açılıyor kurgu. Törende söylenecek olan ulusal marşın sözleri, imparatora methiyeler düzüyor. Çocuklar, başkahramanımız Gen’in önderliğinde, bir tür sivil itaatsizlik örneği göstererek marşı okumayı reddediyorlar. Çünkü imparator demek, kahramanlarımız için savaşlar, yoksulluk, kıtlık ve sevdiklerinin ölümüne şahit olmak demek. İmparator, Japon halkını bitmek bilmeyen bir savaşa sürüklemiş biri; savaşta üç milyondan fazla Japon hayatını kaybediyor ve elbette çocukların aileleri de ölen bu insanlar arasında. Yetmez gibi, Japon ordusu “imparator adına” Çin’de, Kore’de ve Asya’nın diğer bölgelerinde otuz milyondan fazla insanın canını alıyor. Çocukların erkenden öğrenmek zorunda kaldıkları bu acımasız gerçekler, egemenlerin onları mahkûm ettiği makûs talihlerine olan öfkelerini de bileyliyor bir yandan. Bu cehennemi el birliğiyle yaratan kim varsa, hepsinden milyonlarca yaşam alacaklı hissediyorlar.

Önceki kitaplarda resim yeteneğini keşfettiğine tanık olduğumuz Gen, kasabadaki bir tabelacının yanında çalışmaya devam ediyor. Fakat patronu savaşa methiyeler düzen eski bir asker. Bir tür savaş sonrası zengini. İşsizlik oranlarının yüksekliğine güvenip çalışanlarını işten çıkarmakla tehdit ediyor. Yaşam, sınıfsal adaletsizliklerin gölgesinde böyle sürüp giderken Gen babasının bir zamanlar ona söylediği sözleri anımsıyor: “Beş parasız ve acı içinde olsam bile, birkaç Yen uğruna saygınlığımı ayaklar altına alıp bir dilenci gibi kimsenin ayaklarına kapanmadım. Doğru tarafta olduğuna inanıyorsan ayağını yere sağlam bas ve kendini asla hafife alma!” Babasının yaşam karşısındaki duruşu, Gen’in direngen kişiliğinin oluşmasında büyük etken. Aç kalmak pahasına bu kötü kalpli adamın iş yerinden ayrılıyor…

Gen, Amerikan kültürüyle adım adım çürüyüp yozlaşan Japonya’da, kıyımdan geçmiş bir kasabanın yoksul sokaklarında, pek çok toplumsal problemin ortasında tertemiz sevgisini özgürce sunacağı bir kızla tanışıyor. Mitsuko adındaki bu yeni arkadaşı, Gen’e hiç bilmediği bir dünyanın kapılarını açıyor. Tek kötü yan, Mitsuko, Gen’in eski patronunun kızı…

Yazar ve çizer Nakazawa, henüz altı yaşında bir çocukken, Hiroşima kentinin altı yüz metre üzerinde patlatılan atom bombası yüzünden babasını ve tüm kardeşlerini kaybediyor. Komşuları, arkadaşları ve tüm Japon halkı bu büyük trajedinin pençesinde kıvranırken, sağ kalmayı başaranlar açlık ve yoksullukla, sonrasında nükleer kaynaklı yeni yeni hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Nakazawa ise çizim yeteneğini fark ettiği noktada, işte bu çizgi roman dizisini kaleme alıyor. Ortaya, kuvvetini birebir tanıklıklardan, yaşanan sarsıcı acılardan ve amansız mücadelelerden alan destansı bir hikâye çıkıyor. Yaşamı boyunca nükleer enerji kullanımına karşı çıkan bir devrimci olan Nakazawa’nın bu eserinde, insanlık namına çıkarılacak sayısız ders var.

 

 

Yalınayak Gen 10 – Asla Vazgeçme
Keiji Nakazawa
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Editör: Ayşegül Utku Günaydın
Desen Yayınları, 272 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.