İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Bir köpek, bir çocuk ve yaşamın ta kendisi

Ultra Çocuk ile Harika Köpek, çok önemli ve zor meseleleri irdeleyen bir kitap: Bir kere zamanımızın en büyük sorunu akran zorbalığı hikâyenin içine çok iyi yedirilmiş. Bununla birlikte anne baba ayrılığı ve de elbette ölümle yüzleşme; tüm bunlar yeterli dozlar hâlinde okura aktarılmış.

Yazan: Olcay Mağden Ünal

Süper kahraman olmak için ille de havalı kıyafetlere ve olağanüstü güçlere sahip olmanız gerekmez. Bazen aldığınız kararlar bile sizi birilerinin gözünde kahramanlaştırabilir. Üstelik bunun için insan olmanıza da gerek yoktur. Kendine dost diye hayvanları bilmiş herkes bu hissi tanır. Evet, bazen bir köpek, kedi, kuş yahut aklınıza gelebilecek her türden hayvan kahramanınız olabilir. Hem bunun için sizi berbat bir durumdan kurtarmaları, başınıza gelen bir felaketten çekip almaları da gerekmez. Kalbinizi sımsıcak bir sevgiyle doldurmaları bile onların ne denli büyük kahramanlar olduklarının kanıtı.

Ödüllü yazar Ben Davis’in Türkçeye Ultra Çocuk ile Harika Köpek ismiyle çevrilmiş kitabının kahramanlarından Gizmo ise bundan çok daha fazlasını yapıyor. O, köpek yaşıyla on dört, insan yaşıyla yetmiş sekizlik gerçek bir dost. Ancak ne yazık ki yaşı epey ilerlemiş durumda. Kitabın anakahramanı ve Gizmo’nun biricik arkadaşı George’un, ona veda etmesi gerekeceği gerçeğiyle yüzleşmesi gerek. Veteriner, o karanlık günde ona şöyle söylemişti: “Gizmo artık yaşlı bir köpek, o yüzden bu hastalıkları sıklaşacak. Bundan sonra eskisi gibi olmayabilir. Elinizden geldiğince güzel zaman geçirmeye bakın.”

George kalan son günlerinde Gizmo’ya, bir “ölmeden önce yapılacaklar listesi” hazırlamaya karar veriyor. Listede neler yok ki? Dondurma yemek, bir partiye gitmek –“ne de olsa bir partide genelde iki şey olur: bir sürü insan ve bir sürü yemek, Gizmo’nun bayıldığı iki şey”-, “Ultra Köpek ile Harika Çocuk” maceralarından birini daha yaşamak, şımartılmak, Gizmo’nun muhteşem fotoğraflarından bir takvim yapmak, şehrin öteki tarafındaki yüksek tepeye tırmanmak, bayıldığı şeylerden birini yapmak yani kampa gitmek, on beş dakikalığına da olsa ünlü olmak ve Altın Kumsal’a gitmek. Altın Kumsal, her şeyin değiştiği o muhteşem ve aynı zamanda berbat yer! 

Ne yazık ki George’un baş etmesi gereken tek sorun Gizmo’nun hastalığı değil. Okulda da işler istediği gibi gitmiyordur. Bir kere çocukluğundan beri en yakın arkadaşı olan Matt, namıdiğer AntiMadde Çocuk’la işler eskisi gibi değildir. Maalesef Matt, George’un okuldaki belalısı iki çocukla iyice yakınlaşmıştır ve sanki George’u eskisi kadar sevimli bulmuyordur. Üstelik bu da yetmezmiş gibi diğer ikisi George ile dalga geçerken Matt seyirci kalıyor ve hatta bazen onlara katılıyordur.

Tam George’un başında iki bela olduğunu düşünürken okur bir yenisiyle, annesi ve babasının ayrılığıyla tanışır. Gizmo’yu ölmeden önce götürmek istediği Altın Kumsal’da yaşanan her neyse George’un annesiyle babasının bitmek bilmeyen tartışmalarının doğmasına sebep olmuş, bununla da yetinmeyip ayrılmalarına yol açmıştır. Altın Kumsal vakası sadece ailesinin parçalanmasına değil, aynı zamanda George’un hayatına “fıttırmalar” diye adlandırdığı panik atak krizlerinin de girmesine sebep olmuştur.

“Şimdi ölürse nasıl dayanırım, bilmiyorum. Annemle babam onu daha yavruyken almışlar. Doğduğumdan beri hep yanımda ve benim en yakın arkadaşım. Ultra Çocuk ile Harika Köpek kostümlerimizle maceralar yaşadık, birlikte tatile çıktık. Annemle babam ayrıldıklarında, bu konuyu sadece Gizmo’yla konuşabilmiştim. Gitmesine hazır değilim.” Bu sözler Gizmo’nun, George için ne ifade ettiğinin kanıtı. Matt’le de arası açıldıkça aslında tek bir arkadaşı kalıyor, o da sevgili patili dostundan başkası değil.

Tabii bu kitabın sadece hüzün ve gözyaşı yüklü olduğunu söylersek yazarına büyük bir hakaret etmiş oluruz; çünkü Ben Davis tüm bu yürek burkan acıları öyle bir dille harmanlayıp yumuşatmış ki okurken yer yer kahkaha attığınız bile oluyor. Sanırım yazarın başarısı da buradan geliyor; son derece duygusal bir, hatta birden çok konuyu gereğinden daha fazla acıklı hâle getirmeden ve de sündürmeden, araya mizahi unsurlar da katarak anlatabilmek. Elbette kitapta klişelere de rastlamak mümkün, ancak böylesine gerçekçi bir hikâyede bunlar okuru şaşırtmıyor, ne de olsa hayatın kendisi de klişelerle dolu. Bunlar bana daha çok tüm olan biteni besleyen unsurlar gibi geldi.

Ultra Çocuk ile Harika Köpek, çok önemli ve zor meseleleri irdeleyen bir kitap: Bir kere zamanımızın en büyük sorunu akran zorbalığı hikâyenin içine çok iyi yedirilmiş. Bununla birlikte anne baba ayrılığı ve de elbette ölümle yüzleşme; tüm bunlar yeterli dozlar hâlinde okura aktarılmış. Öte yandan George’un sayfalar arasında tanıştığı yeni arkadaşı Lib ile araya bir de sınıf ayrımı konusu giriyor. Çünkü bu kız fakir ve sözde “tehlikeli” bir mahallede oturduğu için insanlar tarafından sıklıkla dışlanıyor. Ultra Çocuk ile Harika Köpek, bir çocuğun ve de yer yer, yaşlıca bir köpeğin gözünden anlatılan duygu yüklü ve gerçekçi bir hikâye. Sayfaların arasında karşımıza çıkan siyah beyaz çizimler Julia Christians’a ait, kitabı Türkçe okumamızı sağlayan da kusursuz çevirisiyle Mert Doğruer.

Ultra Çocuk ile Harika Köpek
Ben Davis
Resimleyen: Julia Christians
Türkçeleştiren: Mert Doğruer
Editör: Yağmur Yavaş Aydın
Tudem Yayınları, 248 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.