İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Bir sarı sıcağa sığan onca şey…

Arkadaşlar Arasında, tema olarak içinde bol malzeme bulunduran bir metin. Bu kadar bol malzemenin ayrışmadan karışıp, hemhâl olması pek kolay iş değil. Yazarlığın sihri tam da burada kendini gösteriyor.

Yazan: Dilek Büyük

Fatih Debbağ ilk kitabı Selin Beni Terk Etti ile 2018’de Tudem Edebiyat Ödülleri’nde birincilik ödülünü kazanmıştı. Çocukların arasındaki duygusal ilişkileri, fonuna İstanbul’u yerleştirdiği bir kurguyla ve beş yıl öncesinde yaşanan Gezi Parkı olaylarını da dâhil ederek son derece akıcı bir kurguyla sunmuştu okura. 2020’de ise Arkadaşlar Arasında kitabıyla aynı yarışmada üçüncülük ödülü kazandı.

Arkadaşlar Arasında, bir sahil kasabasında ve yaz mevsiminde geçiyor. Kitabın kahramanları birbirine yakın mahallelerde yaşayan çocuklar. Ve bir de onlara eklenen, sonrasında başlayacak olaylar zincirinin de kısmen nedeni olan sokak köpeği Kızım.

Havaların çok sıcak olduğu günlerden birinde Ulaş sokakta bulup, Kızım adını verdiği köpeği sahiplenmek ister ama annesinin fobisi yüzünden eve getiremez. Köpeğe, yakın arkadaş grubundaki Özgür, Deniz, Cem, Sinan ve Cemal ile, bir üst mahallede bulunan ve çocukların oyun alanı olan odunlukta bakmaya karar verirler. Kızım için bir köşe hazırlarlar odunluğun içinde. Ama Ulaş ve arkadaşları ile yukarı mahallenin kendilerine Kovboylar adını takan çocukları arasında odunluk paylaşılamayan bir mekân hâline gelir. Oysa hepsi okul arkadaşıdır ve şimdiye dek aralarında böyle şeyler yaşanmamıştır. Kovboylar, Ulaş’ın grubuna Apaçiler adını takar. Bir de yukarı mahallede yaşayan İtalyanlar vardır ama onlar daha çok figüran olarak kalırlar. Hikâye boyunca Kovboylar ile Apaçiler arasında artan gerilimli ilişkiyle birlikte Apaçiler grubunun kendi içindeki dayanışma ve demokratik karar alma çabalarına tanık oluruz.

Kahramanlar farklılıkları gözetilerek, özenle seçilmiş. Örneğin Cemal, Suriyeli bir göçmen. Bir göçmen olarak dışlanma ve diğer sorunlarla mücadele etme örneği olarak kurguda yerini almış. Özgür, omuriliğinde bir sorunla doğduğu için yaşamına tekerlekli sandalye ile devam ediyor. Bu durumun zorluklarına rağmen kendini kurban etmek yerine bol okuyan, çok şey bilen bir profil görüyoruz. İkizi Deniz, gruptaki tek kız. Deniz bize toplumsal cinsiyet rollerini, toplumun kızlarla erkeklere nasıl beklentiler yüklediğini gösteriyor çizilen profille.

Fatih Debbağ, bazı “hassas” konulara çekinmeden, gerçekçiliğini koruyarak ve üstelik didaktik olma tuzağına düşmeden değinen bir yazar. Zorbalık bu konulardan biri. İki grup arasındaki gerilimli ilişki, bize akran zorbalığının farklı örneklerini gösteriyor. Ama sadece bu değil yazarın bize işaret ettiği zorbalık. Yaşlı bir kadının kendi hâlindeki köpeğe sırf sevmediği için bastonuyla vurmasına da tanık oluyoruz. Gerçek yaşamda görsek de çocuk ya da gençlik edebiyatında yaşlılarla ilgili olumsuz tutum örneklerine pek rastlamayız, çünkü tabularımızdandır. Benzer biçimde toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili atasözlerini ve buna paralel öğretmen tutumunu eleştirmekten de kaçınmıyor yazar.

Metin her konuda yaşadığımız değişim ve dönüşüme de değiniyor. Buna dair farkındalığımızı Ulaş’ın dedesinin sözleriyle sorgulatıyor bize Fatih Debbağ. Dede, geçmişte yakınlardaki çaydan mahalle çeşmesine gelen suyun evlere taşındığını anlatıp devam ediyor, “Eskiden olduğu gibi şimdi de suyu evimize taşıyoruz. Yalnızca çeşmelerin yerini bakkallar ve marketler aldı. Üstelik tüm bunlara para verdiğimizi unutma.”

Hazır dededen bahsetmişken, dede torun ilişkisine, yaşlanmanın getirdiği değişimin bireyi ve ilişkideki insanları nasıl etkilediğine dair olan “Dedem ve Ben” bölümünün de başlı başına bir öykü olarak okunabilecek, ajite etmeden kalbe dokunan bir bölüm olduğunu söylemeliyim.

Bir de misketler var. İki grup arasındaki gerilim savaşma noktasına taşındığında, iki tarafı yumuşak bir manevra yaparak misket oyunuyla karşı karşıya getirmiş yazar. Bu sayede okur şiddete alternatif olabileceğini görüyor. Ve sadece bunu görmekle de kalmıyor, unuttuğumuz ya da hiç bilmediğimiz o renkli dünyaya bizi usulca sokup, tüm misket oyunlarını öğrenerek sayfalardan ayrılmamızı sağlıyor.

Arkadaşlar Arasında, tema olarak içinde bol malzeme bulunduran bir metin. Bu kadar bol malzemenin ayrışmadan karışıp, hemhâl olması pek kolay iş değil. Yazarlığın sihri tam da burada kendini gösteriyor. Sihir dediğim şey; az yazıyla anlatılanları birleştirip derinleştirebilmek aslında. Eğer bu sihir akarsa bir metne, zaten okur duygularının gönül gemisinin bazen fırtınalı bazen de durgun bir nehirde yol aldığını hisseder metin boyunca. Gözde Eyce’nin siyah beyaz ve sade desenlerinin eşlik ettiği metin tam da böyle. Fatih Debbağ, zamanın yarattığı değişim, sevgi, zorbalık, toplumsal değerler ve yargılar, paylaşım üzerine sımsıcak ve tüm olumsuzluklara karşı umutla dolu bir kurgu oluşturmuş. Ve hepimize hatırlatıyor; dayanışmak iyidir…

Arkadaşlar Arasında
Fatih Debbağ
Resimleyen: Gözde Eyce
Editör: Burhan Düzçay
Tudem Yayınları, 144 sayfa

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.