İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Otosansürün dayanılmaz ağırlığı…

Alan Turing’in, İngiltere hükümetini kızdıracak “kişisel tercihleri” ne olabilir diye düşündüm ister istemez. Tuttuğu futbol takımı, sevdiği yemekler ya da saç kesimi miydi acaba sorun?

Yazan: Safter Korkmaz

Robin Stevenson’ın yazıp Allison Steinfeld’in resimlediği Çocuk Yenilikçiler, Hep Kitap’ın “Gerçek Çocukluk Hikâyeleri Dizisi”nin yeni kitabı. Eserin, içeriğine referans veren uzunca bir alt başlığı da var: Mucitlerin ve Öncülerin Gerçek Çocukluk Hikâyeleri.

Yazar eserinin hemen başında, “yenilikçi” kavramıyla neyi kastettiğini açıklıyor okuruna. “Yenilikçiler” özetle diğerlerinden farklı düşünen; zeki, meraklı; bir şey keşfetmek ya da bir soruna çözüm bulmak gibi hayallerin peşinde koşan; kimi mucit kimi girişimci ama günün sonunda hepsi de çalıştıkları alanda “çığır açan” kişiler. Stevenson, bu tanıma uyduğunu düşündüğü çeşitli isimleri, dört bölüm altında bir araya getirmiş. “Teknoloji Devrimi” adını verdiği ilk bölümde Grace Hooper, Steve Jobs, Bill Gates ve Reshma Saujani yer alırken, “Denizler, Gökyüzü ve Uzay” başlıklı ikinci bölümde Wright Kardeşler, William Kamkwamba, Jacques Cousteau ve Elon Musk var. Alan Turing, Hedy Lamarr, Florance Nightingale ve Jonas Salk, “Şifreleri Çözmek ve Hayat Kurtarmak” isimli bölüme dâhil olmuşlar. “Öncüler” adını taşıyan son bölümde ise Maria Montessori, Walt Disney, Madam C. J. Walker ve Alvin Ailey isimleri göze çarpıyor.

Metin, bu isimlerin çocukluklarına odaklanmakla yetinmeyip, onların çalıştıkları alanlarda büyük işler başarmış Ada Lovelace, Charles Babbage, Leonardo da Vinci, Mavis Lilian Batey, Salman Khan, Joseph Plateau gibi isimler hakkında da kısa bilgiler aktarmış. Ayrıca kitabın sonuna, daha fazla bilgi edinmek isteyenler için “İleri Okumalar” başlığıyla bir kaynakça da eklenmiş.

Bir garip seçki

Kitabın içindekiler listesini ve “Giriş” yazısını okuduğumda, kafamın bir hayli karıştığını söylemeliyim. Açıkçası bölümlemeler ve bu bölümlemelere dâhil edilen isimler, zorlama bir seçkiyle karşı karşıya olduğumu düşündürdü. Daha ilk bakışta, bölüm başlıklarının sırf kitaba konu edilen “yenilikçiler”i gruplandırabilmek adına geniş kapsamlı, ekletik ve belirsiz tutulduğu hissine kapıldığımı itiraf etmeliyim. Bu tercih, işlevsellik adına kabul edilebilir gibi dursa da tek tek isimler gözetildiğinde, yazarın “yenilikçi” seçimlerinin rahatsız edici bir uyumsuzluk sergilediğini düşünüyorum. Reshma Saujani’yle Bill Gates’i ya da William Kamkwamba ile Elon Musk’ı aynı listede görmek, “yenilikçilik” ve toplumsal fayda mevzularında yazarla oldukça farklı yerlerde durduğumuza işaret ediyor.

Malavi’deki köyünde kıtlık başta olmak üzere pek çok ciddi sorunla boğuşan, hayatta kalması bile mucize sayılabilecekken o koşullarda köyüne elektrik ve temiz su sağlayabilen William Kamkwamba ile sahip olduğu milyar dolarlarla kripto para borsalarında spekülasyon peşinde koşan Elon Musk bir başlıkta nasıl buluşabiliyor, açıkçası çok anlam veremiyorum. Bulduğu çocuk felci aşısını hiçbir karşılık beklemeden insanlığın hizmetine sunan ve milyonlarca insanın hayatını kurtaran Jonas Salk ile yaşamlarının bir noktasından sonra attıkları her adımı banka hesaplarını şişirme olanaklarına dönüştüren, gerek kişisel gerek iş yaşamlarında türlü acımasızlıklarına tanık olduğumuz Bill Gates ve Steve Jobs’un aynı kitapta buluşmasına anlam veremediğim gibi…

Bir yanda kıtlık (Kamkwamba), ırk ayrımcılığı (Reshma Saujani, Madam C. J. Walker), cinsiyet ayrımcılığı ve gericilik (Hedy Lamarr, Grace Hooper, Alan Turing, Alvin Ailey) gibi sorunlarla boğuşarak insanlığın gelişimine katkı sunan isimler, diğer yanda kapitalizmin “başarı” sembolleri Jobs, Gates ve Musk. Bir alanda diğerlerinden önce bir şeyleri fark etmek, fırsatları değerlendirmek, ürün geliştirmek yahut yazarın ifadesiyle “çığır açmak” ancak kelimenin en dar anlamıyla “yenilikçilik” sayılabilir. Dahası bahsettiğimiz bu üç sembol isimin, “yenilikçi” sayabileceğimiz özelliklerinin, kişisel tarihlerinin bir anında sona erdiğini hatta temsil ettikleri şirketler şahsında kurumsal bir gericiliğe dönüştüğünü belirlemek de yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Elbette Stevenson’ın konuya toplumsal fayda açısından değil, bir alanda “çığır açıcı” yenilikler yaratmak penceresinden baktığının farkındayım. Seçtiği isimlerin, “farklı” yaşanmış çocuklukları üzerinden, okuruna hayallerinin peşinden koşma cesareti aşılamak istiyor. Farklılıkların zenginliğimiz olduğu, ne yapmak istiyorsak onun peşinden koşmamız gerektiği gibi olumlu mesajlar kitabın satır aralarında gizli. Stevenson, mesajlarını en çarpıcı şekilde vermek adına bu ünlü isimleri seçkisine dâhil etmiş. Sanırım, başarı ve hedeflere ulaşmak kavramlarının anlamını, kapitalizmin bize öğütlediği gibi, iş yaşamında ve banka hesaplarında aramak yazarın da düştüğü yaygın bir hata. Oysa Gates, Musk ve Jobs kadar zengin ve başarılı(!) olmasalar da teknoloji alanında pek çok gerçek “yenilikçi” mevcut. Küresel sorunların çözümüne odaklanan, çevreci ve dönüştürülebilir teknolojiler ile bilginin paylaşımını öne çıkaran açık kaynak kodlu yazılımlar gibi alanlarda uğraş veren isimsiz “yenilikçiler”, böylesi bir kitabın öncelikli tercihi olmalıydı bence.

Muzır Kurul’un gölgesinde yayıncılık

İtiraf etmeliyim ki iş, yukarıda eleştirdiğim sınırlarda kalsaydı, Çocuk Yenilikçiler kitabını, raflardaki diğer bazı benzer eserlere kıyasla daha tercih edilebilir bulabilirdim. Jonas Salk, Alan Turing, Madam C. J. Walker yahut Alvin Ailey gibi bizim toplumumuzda pek bilinmeyen -ya da kimi farklılıkları görmezden gelinen- isimlere yer vermiş olması sevindiriciydi. Üstelik kitabın dili anlaşılır, tasarımı işlevsel ve dikkat çekici, çizimleri güzel ve eğlenceliydi. Ne yazık ki bu olumlu düşüncelerim de üçüncü bölüme geldiğimde dağılıverdi. Bölümde ilk tanıtılan “yenilikçi”, az önce ismini andıklarımdan biriydi: Alan Turing. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman şifreli mesajlarının çözümünde kilit rol oynayan Turing, aynı zamanda bilgisayar bilimleri ve yapay zekâya dair çalışmalarıyla da çağımıza damga vurmuş bir isim.

Turing’i anlatan bölümün sonlarında yer alan şu ifade dikkatimi çekti: “Ülkesine yaptığı muazzam katkılara rağmen İngiltere Hükümeti, kişisel tercihlerinden ötürü ona sırtını döndü.” (s. 117) Turing’in, İngiltere hükümetini kızdıracak “kişisel tercihleri” ne olabilir diye düşündüm ister istemez. Tuttuğu futbol takımı, sevdiği yemekler ya da saç kesimi miydi acaba sorun? Ancak metinde takip eden cümleler, saydığım olasılıklar için fazlasıyla sert gelişmelere işaret ediyordu: “1952’de tutuklandı. Suçlu muamelesi gördü. (…) İki yıl sonra, kırk iki yaşında yaşamına son verdi.” (s.117)

Turing’in yaşamını anlatan bölümü tekrar tekrar okudum, gözden kaçırdığım bir şey var mı diye. Yoktu! Yazar, bize Turing’in bu gizemli “kişisel tercihleri”ni neden anlatmıyordu? O anda bir “acaba” belirdi zihnimde. Acaba gerçekten yazardan mı kaynaklanıyordu bu gizem, yoksa başka bir sorun mu vardı? Merak kediyi öldürür derler, -aman kediye bir şey olmasın- arama motorlarında biraz mesai ve nihayet kaynağa, kitabın İngilizce orijinal metnine erişim! (1) Evet doğru tahmin, orijinal metinde herhangi bir gizem yok. Bahsettiğim bölüm şöyle İngilizce metinde: “Despite his incredible contributions to his country, the British government turned on him. Alan Turing was a gay man living at a time when this was against the law in the United Kingdom. In 1952, he was arrested because of his relationship with another man. He had never much cared about the opionions of others, and he did not deny being gay: He thought the law was absurd and should be changed. But he was treated as a criminal. He also lost his security clearance and was no longer trusted to do important, secret work. Two years later, he died by suicide at age forty-one.” (Kid Innovators: True Tales of Childhood from Inventors and Trailblazers, Quirk Books, 2021, s.117)

Uzun alıntının hepsini çevirmek yerine kısa bir özet yapmam gerekirse, eserin Türkçesinde “kişisel tercihler” gizemiyle bizden saklanan bilginin, Turing’in cinsel yönelimi olduğunu öğreniyoruz. Turing, eşcinsel olduğu için dönemin tutucu yasalarının zulmüne uğruyor ve maruz kaldığı baskının etkisiyle yaşamına son veriyor.

Türkçe metinde bilgi eksikliğine ve anlam kaymasına yol açan bu durumun teknik bir hata olduğunu düşündüm -daha doğrusu umdum- önce. Alıntıda bold yaptığım satırların çevrilmemesi büyük bir hataydı belki ama olabilirdi böyle şeyler… Derken kitabın sonuna, ünlü dansçı Alvin Ailey’in anlatıldığı sayfalara geldim. Alvin Ailey gerek siyahi gerekse eşcinsel kimliği ile çeşitli zorluklara göğüs gererek başarıya ulaşmış bir isim. Alan Turing anlatısındaki çeviri sorunu içime bir kurt düşürmüş olacak ki, Alvin Ailey anlatısını da karşılaştırmalı okuma ihtiyacı hissettim. Evet, ne yazık ki çeviri burada da eksik bırakılmıştı. Orijinal metinde yer alan şu satırlar“At the time, there were few opportunities for black people in the world of dance, and as a gay black man, Alvin faced homophobia as well as racism.”(Kid Innovators: True Tales of Childhood from Inventors and Trailblazers, Quirk Books, 2021, s.192) Türkçeye şöyle çevrilmişti: “O zamanlar dans dünyasında siyahiler için çok az fırsat vardı.” (s. 192-193)

Bir kitapta motamot bir çeviri arayışında olmadığımı başta belirtmeliyim. Çevirmen gerektiğinde serbest çeviri tercihine yönelebilir. Yahut -çok doğru bulmasam da- yayınevi çeviri metin üzerinde editörlük çalışması yürütürken çeşitli kısaltmalara gidebilir. Ancak gerek çeviri tercihleri gerek yayınevi müdahaleleri, kaynak metindeki bilgileri yok edecek ve anlam kaymalarına sebebiyet verecek düzeyde olmamalıdır. Hele ki “Giriş” yazısından itibaren tüm metninde, okuruna farklı olmanın, farklı düşünmenin, hayallerinin peşinden koşup kendi gibi var olmanın iyi ve gerekli bir şey olduğunu anlatmaya çalışan böylesi bir kitapta.

Görünen o ki, Çocuk Yenilikçiler kitabında bilinçli bir tercihle, iki ünlü ismin cinsel yönelimine dair bilgiler makaslanmış. Bunun bir çeviri tercihinden çok, yayınevi kararı olduğunu düşünüyorum. Bu düşüncemin nedeni ise aynı yayınevinin (Hep Kitap) Asi Kızlara Uykudan Önce Hikâyeler isimli kitabının başına gelenler. İlgili okur hemen hatırlayacaktır, sözü geçen eser Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu tarafından muzır yayın ilan edilmişti. Yanılmayı içten dileyerek tahmin ediyorum ki, yayınevi bu kez sansüre uğramamak adına böylesi bir tercih yaptı. Sansürden korunmak için otosansür uygulamak; “kırk katır” yerine “kırk satır”ı tercih etmek bu olsa gerek. 

 

1 Google Kitaplar servisinde, çoğu kitabın içeriğine kısmi erişim imkânı sunuluyor. Üzerine konuştuğumuz kitap özelinde https://books.google.com.tr/books?id=6APlDwAAQBAJ&pg adresinden kitap içi arama yapılarak söz konusu alıntılara ulaşılabilir. (Erişim tarihi 15.02.2022)

Çocuk Yenilikçiler – Mucitlerin ve Öncülerin Gerçek Çocukluk Hikâyeleri
Robin Stevenson
Resimleyen: Allison Steinfeld
Türkçeleştiren: Onur Kaya
Hep Kitap, 206 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.