İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Bilgeliği sınayan barış

Balıkçının mizahi ve yalın anlatısı, Antik dönemde Mısır’dan Atina’ya farklı coğrafyalardaki siyasi ve toplumsal hayatı bir belgesel izliyormuşçasına takip edebilmemize imkân tanıyor.

Yazan: Karin Karakaşlı

Karmaşık şeyleri sadeleştirerek anlatmanın, zor olanı oyun eşliğinde keyifle öğretmenin zevkine doyum olmaz. Ama bunu başarabilen insan sayısı da azdır. Ne de olsa anlaşılmaz şekilde konuşmanın, kendi birikimini paylaşmamanın bilgelik olduğuna dair bir kanı hâkim. Oysa asıl maharet tersini başarabilmekte. Büyük bir özenle resimlenmiş ve tasarlanmış kitaplarla çocukları belli başlı filozofların hikâyeleriyle buluşturan Metis Yayınlarının “Küçük Filozoflar Dizisi”, yeni kitabında tam da bu bilgelik konusuna değiniyor. Hem de büyük filozof Thales’in insanlık tarihinde çığır açan çalışmalarını en yalın şekilde anlatarak.

Siren İdemen’in akıcı çevirisiyle dizinin 27. kitabı olarak yayımlanan Thales ve Bilgelik Tahtı (Thalès et le trône de la Sagesse), seriye daha önce de farklı kitaplarla katkı sunmuş Yan Marchand’a ait. Boyutu ve baskı kalitesiyle de ayrışan serideki bu kitabın ayrıntılarla dolu, tüm sayfaya yayılan, renkli, özgün çizimlerini de Clara Dupré tasarlamış.

“Filozof olmadan önce onlar da çocuktu. Cevaplarını merak ettikleri soruları vardı. Onların hikâyeleriyle, siz de kendi sorularınızın peşine düşebilirsiniz,” şiarıyla hareket eden “Küçük Filozoflar Dizisi”nin bu kitabında, yoksul bir balıkçının anlatıcılığında maceramıza Thales’in de doğum yeri olan Milet’te başlıyoruz. Efsaneye göre demirci tanrı Hefaistos sürekli savaşlar için cephane üretmekten sıkılarak, barışı getirmesi umuduyla som altından üç ayaklı muhteşem bir taht tasarlar ve üzerine de “En bilge kişiye” ibaresini kazır. Böylelikle en bilge kişinin eline geçecek tahtla birlikte, sözü dinlenen bu insan vasıtasıyla savaşlar sona erecektir.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Daha ilk anda, Tanrıca Afrodit’in tahtın peşine düşmesiyle kavgalar birbirini izler ve sonunda taht, denizin dibini boylar. Çok uzun zaman boyunca esrarengiz bir hazine olarak unutulan altın taht, hikâyeyi anlatan balıkçı tarafından tesadüfen bulununca mücadele yeniden başlamış olur. Tahtı satarak kısa yoldan zengin olacağını düşleyen balıkçı, Lidya kralı Kroisos’a ulaşmak için sözü her yerde dinlenen filozof Thales’i bulmaya girişir. Thales ve balıkçı böylelikle ellerinde kumaşlarla sardıkları tahtla yolculuklarına başlar. Ancak en bilge kişiyi bularak dünyaya barış getirmesi beklenen altın taht, herkesi birbirine düşürür. Bu tuhaf ve zorlu macera sırasında balıkçı bir yandan Thales’i yakından tanırken bir yandan da hayatın anlamına ilişkin daha önce hiç düşünmediği şeyleri keşfedecektir.

THALES CANA GELİNCE

O zamana kadar Tanrıların gücüyle açıklanan doğa olaylarını bizzat doğanın içinden olguları birleştirerek açıklayan, suyu maddenin ilk öğesi ve her şeyin sebebi olarak düşünen Thales’in MÖ 620 civarında, Anadolu’nun batı sahillerinde, Milet şehrinde doğduğu ve MÖ 548-545’te öldüğü tahmin ediliyor. Elimize ulaşmış hiçbir metni olmadığından hakkındaki bilgiler Herodot, Diogenes Laertios, Platon, Aristoteles, Teophrastos gibi antik yazarlardan edinilmiş.

Marchand, çok ustaca bir kurgu oluşturarak farklı kaynaklarca Thales’e atfedilen başarıları sürükleyici bir akış içerisinde hikâyelendirmiş. Thales’in savaşı önlemek için önceden hesapladığı güneş tutulmasını bahane olarak kullanmasını, gölgelerine bakarak piramitlerin yüksekliğini ölçmesini, yıldızları incelerken kuyuya düşecek kadar dalgın oluşunu ve zeytin sıkma aletlerini önceden satın alarak hasattan kârlı çıkmaya dönük oyun kuruşunu merak ve keyifle izliyoruz.

Balıkçının mizahi ve yalın anlatısı ise Antik dönemde Mısır’dan Atina’ya farklı coğrafyalardaki siyasi ve toplumsal hayatı bir belgesel izliyormuşçasına takip edebilmemize imkân tanıyor. Onun gözünden tanımaya başladığımız yaşlı bilge için sorduğu sorudan etkilenmemek mümkün değil. “Etrafımızdaki her şey tütsülere, reçinelere, parfümlere bulanmışken onun yaşlı seyyah teni yağmur ve güneş kokuyor. Ama herkes ona sesleniyor, davetliler yanlarında ona yer açıyor, hizmetkârlar eline bir kadeh vermek için âdeta havada uçuyorlar. Sahi sen kimsin Thales?”

Kuzey Fransa’da Brest kentinde yaşayan yazar ve felsefeci Yan Marchand, okul öncesi çocuklar ve ilk öğretim öğrencileri için özel felsefe dersleri hazırlıyor. Hâliyle de neredeyse tabu ilan edilmiş felsefe alanını çocuklar için anlaşılır ve sevilir kılmak açısından biçilmiş kaftan bir isim. Nitekim aynı seri içerisinde Diyojen: Köpek Adam, Martin Heidegger’in Böceği, Epikür’ün Kahkahası, Sokrates Karanlıktan Çıkıyor, Epiktetos’un Başkaldırısı, Heraklitos’un Gizemleri ve Başkan Sokrates kitapları da yer alıyor.

Kendini tanımanın en büyük bilgelik ve ömürlük bir uğraş olduğunu anımsatan Thales ve Bilgelik Tahtı, savaşlarla sarsılan günümüz dünyasında barış tesisi açısından yetişkinlere de ilham verecek güce sahip. Yeter ki yoksul balıkçı gibi görmeye ve kabullenmeye, ardından da dönüşmeye açık olalım…

 

 

Thales ve Bilgelik Tahtı
Yan Marchand
Resimleyen: Clara Dupre
Türkçeleştiren: Siren İdemen
Metis Yayınları, 64 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.