İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Kafacanlar’ın mahallesinde oyun var

Öykülerin hepsinde birer “sürprizli son” var. Arka kapağın içine saklanan fazladan bölümlerde yazar karşımıza çıkıveriyor. Onu kâh editöründen gizli gizli yeni bir bölüm eklerken kâh gizli çalışma odasında Janjanca dilini oluştururken görüyoruz.

Yazan: M. Banu Aksoy

Sadece kalabalık bir mahallede yaşayanlar, kalabalık mahallelerin ne kadar karışık ve renkli olduğunu bilirler. Kalabalık mahalleler hayatın küçük ölçekli bir versiyonu gibidir. İçinde her türden her huydan türlü çeşit insan olması kaçınılmazdır. Kalabalık mahallede çocuk olmak ise en güzelidir. Kendinizi kalabalık bir arkadaş grubunun içinde bulmanız olasıdır. “Kafacanlar” da işte böyle bir mahallede yaşayan sekiz çocuk. Bir de Fincan adında köpek dostları var. 

Yazar Tülin Kozikoğlu, “Kafacanlar”ın ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: “Biz bu dokuz kahramanı çok ama çok seviyoruz.  O kadar ki ben kendimi ekrandan yanaklarını sıkıştırırken, alınlarından öperken falan buluyorum. Zaten aslında tek bir kitap olacaktı… Sonra o kitaptaki yan kahramanları öyle bir çizdi ki sevgili çizerimiz, dedim ‘Bu böyle olmaz! Bu kahramanlar kendi öykülerini istiyor!’ Böylece kolları sıvadık, giriştik mi sekiz kitaplık seri projesine…”

Serinin şimdilik dört kitabı yayımlandı. Amma da Korktunuz!, Mercan’ın kamp yapma hayaliyle başlıyor. Mahalledeki boş evin bahçesinin harika bir kamp alanı olabileceğini düşünen Mercan hemen arkadaşlarını ikna etme işine girişiyor. Çünkü kamp dediğin arkadaşsız olmaz! Kamp kurulur da korku öyküsü anlatılmaz mı? Sıra Mercan’ın anlattığı öyküye geldiğinde olanlar oluyor.  

Ben de Oynayabilir miyim?, bir futbol hikâyesi. Efecan’ın canı bir gün top oynamak istiyor ve takım kurmaya karar veriyor. Ancak Efecan takıma katılmak için başvuran herkesi başka bir bahaneyle geri çeviriyor. Hâliyle sonunda ne takım kurabiliyor ne de maç yapabiliyor. Reddedilenler ise tadından yenmez bir mahalle maçı yapıyorlar. Peki ya kitabın sonu? Kitabın bir sonu var elbette ama editör, yazar ve çizer elbirliğiyle oturup yeni bir sona imza atıyorlar.  

Yardım İster misin?’in başrolünde Janjan var. Janjan mahalleye hiç kar yağmayan bir yerden taşınmış. O kış nihayet dileği gerçekleşiyor ve mahalledeki her çocuğun çılgınlar gibi oynadığı bir kar bolluğu yaşanıyor. Janjan bir süper kahraman kardan adamı yapmak için kolları sıvıyor. Arkadaşlarından gelen yardım teklifleriniyse reddediyor. Neyse ki mahallenin köpeği Fincan’ın başına gelen küçük bir kaza sayesinde aradaki yanlış anlaşılma çözülüyor.   

Serinin şimdilik yayımlanmış son kitabı Tabii ki Ben Kazanacağım adını taşıyor. Bu sefer konu rekabet. Alpcan’ın bütün istediği bir yarışmada birinci olabilmek. Ancak ne resim yarışmasında ne futbol müsabakasında yeterince iyi. Onun iyi olduğu şey sinek yakalamak. Bu kadar iyi olduğu bir konuda ondan daha iyisinin olamayacağını hesaplayan Alpcan mahallenin ilk sinek yakalama yarışmasını organize diyor. Birinci olacağından o kadar emin ki yarışma başladıktan sonra olup bitenler Alpcan’ı oldukça şaşırtıyor.  

Pandemi sonrası sosyal becerilerin yeniden geliştirmesini de hedefleyen “Kafacanlar” serisinde her kitap farklı bir sosyal beceriye odaklanıyor: Yardımlaşma, farklı olanı kabul etme, takım ruhu, işbirliği, uyum, rekabet, korku… Her seferinde yeni bir durum ya da duyguyla karşı karşıya gelen kahramanlar bunların üstesinden gelmeyi başarıyorlar. Onlar için sorun yaratan konu ya da duygu her ne ise onu kabullenmeyi ve hayatına bu yeni bilgiyi ekleyerek devam etmeyi başarıyorlar. Üstelik her seferinde doyasıya oyun oynuyorlar.

Kitaplar her defasında bir mahalle resmiyle başlıyor. Ama bu sahneler her seferinde farklı bir zaman dilimini yansıtıyor. Devamında ise her kitapta farklı bir görsel kurgu yapılmış. Serinin dinamik grafik tasarımı bize bazen bir çizgi film izliyor, bazen çizgi roman okuyor hissi yaşatıyor. Murat Kalkavan’ın yerli resimli kitaplara yepyeni bir soluk getirdiğini söyleyebiliriz.  

Öykülerin hepsinde birer “sürprizli son” var. Arka kapağın içine saklanan fazladan bölümlerde yazar karşımıza çıkıveriyor. Onu kâh editöründen gizli gizli yeni bir bölüm eklerken kâh gizli çalışma odasında Janjanca dilini oluştururken görüyoruz. Her seferinde okurla etkileşime girerek onları yazım sürecinin bir parçası hâline getiriyor.  

Sırada Sercan, Tarcan, Alican ve Egecan’ın öyküleri var. Kafacanlar’ın hangi sorunların üstesinden geleceğini önümüzdeki aylarda öğreneceğimizi umuyorum. 

Kafacanlar –
Ben de Oynayabilir miyim?
Tülin Kozikoğlu
Resimleyen: Murat Kalkavan
Editör: Keriman Güldiken
Doğan Çocuk, 32 sayfa
Kafacanlar –
Amma da Korktunuz!
Tülin Kozikoğlu
Resimleyen: Murat Kalkavan
Editör: Keriman Güldiken
Doğan Çocuk, 32 sayfa
Kafacanlar –
Yardım İster misin?
Tülin Kozikoğlu
Resimleyen: Murat Kalkavan
Editör: Keriman Güldiken
Doğan Çocuk, 32 sayfa
Kafacanlar –
Tabii ki Ben Kazanacağım!
Tülin Kozikoğlu
Resimleyen: Murat Kalkavan
Editör: Keriman Güldiken
Doğan Çocuk, 32 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.