İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Jack ve kendini kaybetmek üzerine birkaç küçük not!

Görünen o ki, Kaptan Jack diğer kaptanlardan bir parça farklı. Çoğu okurun alışkın olduğu resimli kitaplardan bir parça farklı olan bu kitap da varoluşunu kaptana borçlu.

Yazan: Gökçe Gökçeer

Zamanının çoğunu denizde geçirmek, bir kaptan için garip sayılmaz. Onu -balıkçıların gözünde- garip kılan başka şeyler vardı. Mesela balıkları -ki hiç ilgisini çekmezdi- yakaladığında onları yeniden denize geri atması oldukça garipti. Ya da teknesinde yarattığı bostanda havuç, patates, pancar, şalgam ve daha nicesini yetiştirmesi. Zor günler için…

Oysa zor günleri, hem de en zor olanlarını yıllar önce yaşamıştı Kaptan Jack. Oğlunu yutan, sırt yüzgeci yaralı gri balinayı gördüğü o korkunç günde yaşadıklarından daha zor ne yaşayabilirdi ki? 

Balinanın yuttuğu oğluna kavuşmak için yıllardır gri balinanın yolunu gözleyen ve geceleri bulduğu hemen her kitabı okuyup piposunu tüttürerek yalnızlığını hafifletmeye çalışan bu garip adamın kitaplardan öğrendiği en ilginç bilgi belki de şuydu: Dünyada yalnızca dokuz çeşit tilki vardı. Kaptan Jack’in favorisi ise kutup tilkisiydi. Sebebini biz öğrenemedik ama o bile bilmiyordu belki de… Garip dedikleri adamın aslında içten içe deli olduğunu düşünüyordu insanlar. Aynı zamanda kaba ve öfkeli olduğunu da… Bencil olduğundan da şüpheleri yoktu. Kesin olarak yanıldıkları tek bir şey vardı: Jack deli değildi.

Yüz elli yaşından daha fazla olduğunu düşündüğü, sırt yüzgeci yaralı o gri dev balinayı bulmak tek hedefiydi kaptanın. Bir gün balinanın midesinin içinde otururken buldu oğlunu. Ama ne oğlan aynı kişiydi ne de onu bulan babası. Her şeye iyi geldiği söylenen zaman, belli ki onlara iyi gelmemişti. Acaba bulduğu oğlu muydu? Ya da gerçekten oğlunu bulabilmiş miydi? 

Mitlerden bugüne balinaların midesinde

Öyküyü buraya kadar kendimce, biraz da uzunca anlatmamın sebebi, bundan sonra devam edeceğim kısmın daha iyi anlaşılır olmasını sağlamaktı. Kitabın geneline hâkim olan karanlık atmosfer, monokrom ağırlıkta ilerleyen çizimler ve ne yazık ki hüzünlü son, pek çok okur için cazip görünmeyebilir. Ancak bunu “çocuklar için kurgulanmış bir resimli kitap” cenderesinden uzaklaşarak değerlendirirsek, karşımızda son derece dokunaklı, sofistike ve aynı zamanda çok katmanlı bir metin olduğunu anlayabiliriz. 

Karanlık atmosferlerden ve derinlikli metinlerden çekinmeyen, karamsarlığa ve endişeye kapılmadan kendini hüznün akışına bırakabilen okurlar için müthiş bir okuma deneyimi vadediyor Jack ve Kaybolan Zaman. Hızla geçen hatta kaybedilen zamanın, verilen kararların insana başka neler kaybettirdiği, kazandırdığı ve insan ilişkileri üzerine düşündürüyor. 

Ödüllü yazar, şarkıcı, oyuncu ve yönetmen gibi birçok kimliği sırtlanan Stéphanie Lapointe, bu melankolik metninde, mitlerden en iyi bildiğimiz romanlara kadar pek çok kaynaktan tanıdığımız balinaların izinden gitmeyi seçmiş, hatta bu muazzam canlıyı merkeze koymuş. Tüm öykü onun etrafında ama ondan apayrı şekilleniyor…

Delphie Côté-Lacroix ise yalın çizimleriyle yarattığı güçlü ve puslu atmosfer sayesinde okuru okyanusun derinliklerine çekiyor. Okuduğu metnin içinde oradan oraya savrulan ve onu iyi anladığından emin olmaya çalışan dikkatli okur için bazen zorlayıcı bazen destekleyici etkisini hissettiriyor. Her sahnesinde çıtayı daha da yükselten Lacroix, kitabın sonunda
Jack’in oğluyla karısının kazaklarına sarılarak yattığı ve hemen ardından gelen dürbün ve pusulanın yer aldığı sahneyle yürekleri delip geçiyor.

Oğlunu ve eşini arayan bir adam, oğlunu ve eşini arayan bir kadın, bir deniz kazasında darmadağın olan bir aile ve dışarıdan bakan yabancı gözlerin tam olarak çözemediği dramatik bir öykü. Kayıplar üzerine, harika bir çalışma. Kayıplarla kast edilen bazen sadece sevdiklerimizin kaybı değildir. Kendimizi de kaybedebiliriz. Yani tam olarak şöyle: 

“(…) Gürültüde kaybolabiliriz. Ya da sessizlikte… Neredeyse her yerde kaybolabiliriz aslında.”

Elif Şiir Şentekin’in Fransızca aslından çevirdiği, 2019 yılında Kanada Edebiyat Ödülleri’nde birinci olan, sinematografik anlatımı ve felsefi sorgulamalara olanak tanıyan metniyle her yaştan okura hitap eden bu kitabın, hakkını verecek tüm okurlara ulaşmasıdır temennim. 

Jack ve Kaybolan Zaman
Stéphanie Lapointe
Resimleyen: Delphie Côté-Lacroix
Türkçeleştiren: Elif Şiir Şentekin
Çınar Yayınları, 96 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.