İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Çocuksu merak ve nezaket

Tina Vallès’in Bay Evdeyokum’un Post-it’leri, ana karakterin mesleğinden bağımsız, her yaştan okurun kendine dair bir şey bulabileceği bir roman. Çünkü her birimiz bazen “evde yokuz” bazen de kapalı kapıların ardındakini merak eden küçük kız oluyoruz. 

Yazan: Özlem Akcan

Bazı kitaplar daha ilk sayfadan, ithafla yakalar okuru. O kısacık cümlelerde kendinden bir şey bulan okur, özel ve öznel bir bağ kurar. Ağacın Hafızası’yla tanıyıp sevdiğimiz Tina Vallès’in son çocuk romanı Bay Evdeyokum’un Post-it’leri de yazıyla, yayıncılıkla, sözcüklerle uğraşan okurlarını,  

“Komşularıma

Bütün serbest çalışanlara

Düzeltmen kardeşlerime

Evde yalnız başına çalışan bütün yiğitlere” ithafıyla can evinden vuruyor.

Üstelik bu kadarla da sınırlı kalmıyor. Elinde kırmızı kalemle gördüğü her yanlışın üzerini çizen, evde tek başına çalışmaktan “asosyal” damgası yiyen -tamam, belki biraz da asosyalleşen- gözünün nurunu kitaplara akıtan, emeği de kendi de görünmez kılınan düzeltmenleri, eski tabirle musahhihleri dört duvar arasından çıkarıp roman karakteri olarak okurla tanıştırıyor. 

Emrah İmre’nin duru Türkçesiyle Katalancadan çevirdiği ve Can Çocuk tarafından yayımlanan
Bay Evdeyokum’un Post-it’leri, sekiz yaşındaki
Clàudia’nın okuldan eve dönerken öğretmeninin verdiği ödevi nasıl yapacağını düşünmesiyle başlıyor. On beş gün içinde bir mesleği tanıtıp o mesleği yapan biriyle röportaj yapması gerekiyor. Sınıftaki sunumun ardından bir oylama yapılacak ve birinci seçilen mesleğin adı, okuldaki üçüncü sınıfına verilecek. Ödevini özenle hazırlamak isteyen Clàudia, fırıncı babası ve sekreter annesini en baştan eliyor, daha ilgi çekici bir meslek bulması gerektiğini düşünüyor. İşte tam da o gün, iki daireli apartmanlarına yeni bir komşu taşınıyor. Clàudia’nın dikkatini önce nakliye kamyonundan indirilip sahanlığına bırakılan koliler çekiyor. 

“En azından işler biraz ilginçleşmeye başlıyor: TİYATRO 1, TİYATRO 2, TİYATRO 3, TİYATRO 4. Acaba yeni komşu oyuncu mu? ŞİİR 1, ŞİİR 2, ŞİİR 3, ŞİİR 4. Yoksa şair mi? ROMAN 1, ROMAN 2, ROMAN 3, ROMAN 4. Demek ki yazarmış! DENEME 1, DENEME 2, DENEME 3. Neyi deniyor acaba? SÖZLÜKLER 1, SÖZLÜKLER 2,  SÖZLÜKLER 3, SÖZLÜKLER 4, SÖZLÜKLER 5, SÖZLÜKLER 6, SÖZLÜKLER 7… Amaaan! Öğretmenmiş demek, pek sıkıcı!” 

Clàudia yeni komşularının öğretmen olmadığını, evden çalıştığını ve isminin de Jacint olduğunu öğreniyor annesinden. Ama ne iş yaptığını hâlâ bilmiyor. Kurgunun özgünlüğü ve Tina Vallès’in çocuk edebiyatındaki hüneri de bu noktadan sonra başlıyor.

ANLATICI SESİ

Bu yazıyı yazmadan önce ithafla ve karakterle mesafelenip kendime özellikle şu soruyu sordum: “Eğer yayıncılık yapmasaydım, bu kitapta beni etkileyen şey ne olurdu?” 

Çocuksu merak duygusunun büyük bir ustalıkla kurgulanması ilk sıraya yerleşiyor. Clàudia’nın gizemli ve ilgi çekici komşularıyla tanışmak için tabiri caizse “meraktan çatladığı”, kapısını çalıp eli boş döndüğü, “evde yokum” post-it’iyle daha da meraklandığı ve post-it’lere kırmızı kalemle yazılmış notlar aracılığıyla iletişim kurdukları kurgu boyunca yazarın yetişkin sesini duymuyoruz; çocuk anlatıcının duygu ve düşünce dünyasında geziyoruz. Clàudia tıpkı bir çocuk gibi o kapıdan ayrılmamakla utandığı için bir daha önünden geçmemek arasında gidip geliyor. Tıpkı bir çocuk gibi kafası karışıyor. Tıpkı bir çocuk gibi merakına yenik düşüyor. 

İnsanların hayatına burnunu sokan, kötücül bir merak değil bu; çocuksu ve sevgi dolu. Hatta yer yer, “İyi misin, merak ettim,” gibi şefkatli. Dünyayı algılayıp bir insanı tanımanın yolu da bu meraktan geçiyor. 

“Clàudia kafasının içinde bir salyangoz varmış gibi hissediyor, antenlerine dokununca kabuğuna çekilen bir salyangoz bu. Bay Evdeyokum’un da kabuğu var ve zor bir dönemden geçtiği için kabuğundan çıkmak istemiyor.”

KİŞİSEL SINIRLAR

Teknolojik iletişim araçlarının insanları 7/24 ulaşılabilir hâle getirdiği, kişisel sınırların, nezaketin ortadan kalktığı bir çağda Tina Vallès, çoktan unutulmuş bir iletişim şeklini, mektup arkadaşlığını yeniden yorumlayıp kurgunun ana unsuru hâline getiriyor. 

Clàudia çok merak ettiği komşusunu Facebook’tan ya da bir başka sosyal medya uygulamasından bulmaya çalışmıyor, adını İnternete yazıp hakkında bilgi toplamıyor; Bay Evdeyokum’un koyduğu sınırlara riayet edip onun seçtiği yöntemle iletişimi sürdürüyor. Yazdığı notlara sabırla yanıt beklerken soracağı soruları, sözcükleri de özenle seçiyor, sınırları aşmamaya özen gösteriyor. Bay Evdeyokum da bir çocuğun nezaketi ve samimiyeti karşısında kayıtsız kalmıyor. Kapalı kapıların açılmasıyla birlikte iyileşme süreci de başlıyor.  

Bay Evdeyokum’un Post-it’leri
Tina Vallès
Resimleyen: Christian Inaraja
Türkçeleştiren: Emrah İmre
Editör: Tuğçe Özdeniz
Can Çocuk Yayınları, 120 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.