İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Okur Momo

Yaël Hassan, okurlarını Momo’yla birlikte Antoine de Saint Exupéry’nin Küçük Prens’ini, Michel Tournier’nin Cuma ya da Yaban Yaşam’ını, Romain Gary’nin Èmile Ajar takma ismiyle yazdığı ve kahramanının adının Momo olduğu Onca Yoksulluk Varken’ini de okumaya davet ediyor.

Yazan: Gökhan Yavuz Demir

Hayat herkes için bazen sıkıcı, tekdüze ve renksiz olabilir. Fakat iyi okurlar için hayat, okumayan diğer türdeşlerine nazaran daima daha az sıkıcı, daha az tekdüze ve daha az renksizdir. Çünkü insan, okur pasaportuyla hem zamanda hem de mekânda hiçbir gümrüğe takılmadan özgürce yolculuk edebilir. Kitapların içindeki binlerce farklı maceradan her biri, okurlarının gelip kendi bulunduğu kitabın kapağını açmasını ve sayfalarını çevirmesini beklerken, hangi kitap okuru sıkılmaktan bahsedebilir ki!

Yaël Hassan’ın yazdığı ve Türkçeye de Nükhet İzet tarafından tercüme edilen Prens Momo’nun küçük kahramanı Momo da aslında hayatını kitaplarla renklendirmeyi bilen bir okur. Ağaçsız, çiçeksiz, betondan ibaret gri ve sıkıcı bir sitede yaşayan Momo, okulun tatile girdiği o yaz aylarının neredeyse hiç bitmeyeceğinden korkuyor. Nasıl korkmasın ki! Her şeyin birbirinin aynı olduğu, günlerin karbon kâğıdından çıkmış gibi birbirine benzediği bir hayattan daha korkutucu ne olabilir?

Fakat Momo, elinde bir okuma listesiyle halk kütüphanesine kaydını yaptırıp edebiyat dünyasının kapılarını hızla açınca, yani zaman ve mekân içinde birden bütün sınırları ve yasaları aşan bir yolculuğa başlayınca, o yaz tatilinin de hayatının da seyri kökten değişmeye başlar. Okumak önce okuyan kişinin zihnini, ardından sırasıyla okuyan kişinin çevresi ve dünyayla kurduğu ilişkiyi değiştirip dönüştürdüğü için hayatı tecrübe edişimizi zenginleştirir ve renklendirir.

Hikâyesini başka kitaplar ve yazarlarla bezeyen ve okurunu tek bir kitapta pek çok kitaptan haberdar kılan Hassan, iyi okurların dünyanın her yerinde iyi dostluklar kurabileceklerini de Momo ile Bay Èdouard’ın dostluklarıyla gösteriyor. Nitekim Bay Èdouard ile tanıştıktan sonra kitap okumak Momo için ayrıca bir de oyuna dönüşüyor. Üstelik bu oyun da başka her oyun gibi hayatı ve siteyi renklendirip daha yaşanılır kılıyor. Zaten okumak da sürekli yeni oyuncular, kurallar, yasaklar ve hedeflerle büyüyen ve neredeyse hiç bitmeyen bir oyundur.

Aslında Hassan, okurlarını Momo’yla birlikte Antoine de Saint Exupéry’nin Küçük Prens’ini, Michel Tournier’nin Cuma ya da Yaban Yaşam’ını, Romain Gary’nin Èmile Ajar takma ismiyle yazdığı ve kahramanının adının Momo olduğu Onca Yoksulluk Varken’ini de okumaya davet ediyor. İşte bu sebeple iyi okurların okuyacakları kitaplar hiç bitmez, hatta okudukları her yeni kitapla daha da artar. Çünkü bir kitap daima bir kitaptan daha fazla bir şeydir. 

Momo okumaya yeni başlayan her okur gibi evvela ileride kendisinin de şehir kütüphanesi kadar büyük bir kütüphanesi olacağını hayal etmeye başlıyor. Sonra Romain Gary’nin aslında göçmen bir yazar olduğunu öğrenince kendisinin de bir göçmen olarak Fransızcanın büyük bir yazarı olabileceğine inancı artıyor. Bütün bu tatlı heyecanların üzerine bir de sürekli kendisine “yüce hükümdarımız” diye hitap eden Bay Èdouard’ın oyunbazlığı eklenince, Momo için gündelik gerçeklik giderek mucizevi bir hâl alıyor. Nitekim Onca Yoksulluk Varken’de “Benim adım aslında Mohammed ama daha kısa olsun diye herkes bana ‘Momo’ der,” diye bir cümle okuduğunda, bir kitapta kendinden söz edileceğini asla tahmin edemeyen Momo, bunu da Bay Èdouard ile tanıştığından beri yaşadığı sihirli şeylerin devamı olarak görüyor. Oysa iyi okurlar için mucizeler sıradandır.

Evvela Bay Èdouard, Momo’ya “Prens,” diyor; sonrasında gezici kütüphaneci Souad da Momo’ya “Çarşambanın Küçük Şairi” ismini veriyor. Küçük Prens’teki özün gözle değil gönülle görüldüğünü söyleyen tilkinin çok haklı olduğunu, Momo işte böyle anlıyor. Çünkü hiç kimsenin gözü onu prens veya şair olarak görmezken, sadece Souad ile Èdouard’ın gönlü onu böyle görebilmişti. Ne de olsa sadece iyi okurlar birbirlerinin özünü gözleriyle değil, gönülleriyle görür.

Bir oyunla başlasa bile Bay Èdouard ile Momo’nun arkadaşlığı zaman içinde giderek derinleşiyor. O kadar ki bir süre sonra Bay Èdouard’ın yaşına bağlı bir takım sağlık problemleri ortaya çıktığında Momo arkadaşını yalnız bırakmıyor. Onunla sürekli konuşuyor; hiçbir şeyi unutmasın diye en iyi bildiği kitapları ve hikâyeleri ona tekrar anlatıyor. İyi okurlar dünyanın her yerinde birbirlerine anlatacak bir şeyler bulurlar ve hiçbir zaman konuşacak konu sıkıntısı çekmezler. 

Momo sonu biraz hüzünle bitse de bir okur olarak kendi hayatını değiştirdiği bir yaz geçiriyor. Şimdi sıra Momo’nun okurlarında; belki onlar da iyi bir okur olmaya karar vererek kendi hayatlarını daha renkli kılmayı deneyebilirler. 

Prens Momo
Yaël Hassan
Türkçeleştiren: Nükhet İzzet
Editör: Filiz Çiçek
Beyaz Balina Yayınları, 112 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.