İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

“Vazgeçmeye” izin veren eskizlerin vazgeçilmezliği

Uzak Bir Diyardan Eskizler, bir sanat eserine hayat veren meşakkatli çalışmanın kapsamlı tasvirini sunmakla yetinmiyor, aynı zamanda eserin arkasındaki emeğin çok katmanlı, çok boyutlu hikâyesini de anlatıyor.

Yazan: Mehmet Erkurt

Onun adı, bir eseri kitaplaştırmayı ve kitlesiyle buluşturmayı dert edinen her yayıncıyı anlık bir sessizliğe çeker. Bu sessizliği dolduran hararetli merak duygusuna hafif bir tedirginlik de eşlik eder. “Yine neyi, nasıl anlattı acaba?” sorusundaki coşkulu heyecana, elbette o kaçınılmaz, “Acaba okur kitlesinin yaşı ne olacak?” sorusu karışır. Ama bu soru fısıltının ötesine geçmez. Zira Avustralyalı ressam, heykeltıraş, illüstratör, yazar Shaun Tan, sahip olduğu söz potansiyelini dokuyla ve renkle, karakterlerle ve unsurlarla, mekânla ve kompozisyonla, kuşkusuz bambaşka bir anlatıma büründürecektir.

Shaun Tan’ın 2006 yılında yayımlanan The Arrival adlı sessiz kitabı, Türkçede Uzak adıyla basılmış, göç ve göçmenlik olgusunu bir ana karakterin yolculuğunu temel alarak öyküleştirmişti. Ailesine daha iyi bir yaşam kurma ümidiyle bilmediği diyarlara doğru yola çıkan bir adamın, kendini farklı bir âlemde bulma hikâyesi, canlılardan nesnelere, mekânlardan dillere, insanın yenilikler karşısında kendini “yabancı” hissetme hâlini özellikle vurguluyordu. Sanatçının dört yıllık bir hazırlığın sonunda okurla buluşturduğu Uzak’ın ardından, şimdi bu hazırlık sürecinin hikâyesini okuyoruz. Shaun Tan’ın rehberliğinde, Uzak’a hayat veren eskizlerin arasında bir yolculuğa çıkıyoruz

Uzak Bir Diyardan Eskizler, bir sanat eserine hayat veren meşakkatli çalışmanın kapsamlı tasvirini sunmakla yetinmiyor, aynı zamanda eserin arkasındaki emeğin çok katmanlı, çok boyutlu hikâyesini de anlatıyor. Yaratım sürecinin bileşenleri ve aşamaları, bizzat sanatçının kendisi tarafından, farklı başlıklar altında irdeleniyor. Anlatılacak hikâyenin kendisinden, o hikâyenin nasıl anlatılacağına; hikâyeyi ateşleyen motivasyon(lar)dan, o motivasyonların olası kaynaklarına; malzeme seçiminin teknik ve fiziksel boyutlarından, modellemenin, ışığın estetik performansına ve yaratılması planlanan nihai etkiye uzanan bir düşünceler, denemeler ve kararlar bütünü, görsel bir şölen eşliğinde okurla paylaşılıyor. Shaun Tan’ın anlatıma ve üretime dönük seçimlerindeki içtenliği, çalışmasındaki samimi heyecanı taşıyan cümleleri, eser ile kendi hayatı arasında kurduğu özdeşimler, okuru nihai bir kabulden çok süreci birlikte düşünmeye, birlikte keşfetmeye davet ediyor. Sessiz bir kitabın ardındaki bu çok sesli dünya, emeğe ve o emeğe yön verip eşlik eden duygulara bir tanıklık niteliğinde.

2011 yılında çocuk ve gençlik edebiyatına katkılarından ötürü Astrid Lindgren Anma Ödülü’nü (ALMA) almaya hak kazanan Shaun Tan, “Bir konunun ya da deneyimin doğrudan aktarımı yerine hayalî bir temsilini, yani mecazi bir dengini çalışmak her zaman için ilgimi çekmiştir,” diyor. Zira hikâye bavullu bir adamla başlıyor ve nereye gideceği biraz da yolda belli oluyor. Yazar önceliği öykünün akışına veriyor. Anlattığı meselenin şablonlarını, tekrarlanan imgelerini -konu buna ne kadar teşne olsa bile- nihai bir kalıp olarak saptamıyor. Öncelikle insani ve bireysel deneyime güveniyor. 

Kuşkusuz, ne Uzak ne de Uzak Bir Diyardan Eskizler için birer çocuk kitabı deyip geçmek mümkün. Özellikle Eskizler, yapılan çalışma üzerine yazılmış bir “üst metin” olduğu için, doğrudan yetişkine yönelik kurgulanmış. Buna karşın, sanatçının eserleri, çocuk edebiyatının karakteristik özelliklerinden “yalın anlatım”ın neleri barındırabileceğine ilişkin müthiş birer örnek niteliğinde. Her biri, çocuk edebiyatında aranan yalınlığa illaki “basitlikle” ve “doğrudanlıkla” değil, yaşamın bizzat taşıdığı dolaylamalarla, dolambaçlarla da ulaşabileceğimizi gösteriyor. 

Shaun Tan, çocuk edebiyatında eksikliğini sık sık gördüğümüz, mesaj önceliğiyle sürekli geri plana atılan “araştırma”nın önemini de vurguluyor. “Araştırma, yeni fikirler keşfetmek için harika bir yöntem; üstelik fikirlerinize gerçekçiliğin ağırlığını yansıtmanıza da olanak veriyor,” derken, sahip olduğumuz ve -özellikle çocuk karşısında- yetkinliğini sorgulamadığımız fikirlerin bizzat hayatla ve olası pek çok öyküyle sınanması gerektiğini hatırlatıyor. Bu da sıkı bir çalışma demek. “Eskiz” burada özellikle devreye giriyor. Çünkü eskiz, denemeye ve yanılmaya alan açıyor. Aceleciliği, oldu bitticiliği, “Bir an önce yayımlanayım,” önceliğini dışlıyor. Silmeyi, elemeyi, beğenmemeyi, vazgeçmeyi, eskisini bırakıp yenisini yapmayı, baştan başlamayı ifade ediyor. “Eskiz”, sanatçı ile eseri arasına, sanatçının kendi eserini değerlendirmesini sağlayacak sağlıklı bir mesafe koyuyor. Bizim bu mesafeye, yazdığımızı ikinci kez okumayı bile manasız görecek kadar tartışmalı bir özgüvenle dalıverdiğimiz çocuk edebiyatında özellikle ihtiyacımız var. Tıpkı, “Çalışmalarım sırasında yumuşak kurşunkalem kullandım,” diyen Shaun Tan gibi. “Çünkü düzenlemeye, silmeye ve yeniden çizmeye olanak veriyor.” 

Uzak Bir Diyardan Eskizler
Shaun Tan
Türkçeleştiren: Damla Kellecioğlu
Editör: Ayşegül Utku Günaydın
Desen Yayınları, 48 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.