İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Kitapların üzerinde uyuyabilirsiniz

Yeni yemekler pişirmeyi seven yengeçler, aşk hikâyesi okuyan deniz feneri bekçisi, “Kitap verin çalışayım,” yazılı pankartlar taşıyan papağanlar gibi ayrıntılar sayesinde kitap, birdenbire didaktikleştiği veya ikna edici olamadığı yerleri hoşgörüyle karşılamamızı sağlıyor.

Yazan: Burcu Yılmaz

Hikâyelerin peşinden giderken bir hikâye kurgulamak veya hikâyenin kendisi olmak… Hikâye Hırsızı’nı okurken beni heyecanlandıran bu fikirdi. Lulu veya kitabın yaratıcısı Graham Carter bunun farkında mıydı yoksa ben mi gene bir aşırı okuma yaptım bilemiyorum. Sanırım böylece ben de kendi hikâyemi yaratmış oldum.

Hikâye Hırsızı’na neresinden başlasam bilemiyorum. Zira bana iki farklı duyguyu aynı anda yaşatan bir kitap oldu. Bir yandan kitaptaki buluşlara gülerken öte yandan bu didaktikliğe gerek var mıydı, diye düşündüm. Kapkaranlık sularda yalnız başına yaşayan bir ahtapotun, karşısında beliriveren bir kitabın ne olduğunu anlayamaması ve bir keşfe çıkmasıyla başlayıp, kitapların insanları mutlu ettiğini gördükçe onlardan kitaplarını çalması ama yine de mutlu olamaması; neticede Lulu’nun kayıp kitapların peşine düşüp ahtapota ulaşmasıyla devam ediyor -veya tekrar başlıyor- hikâye. Lulu sayesinde kitaplarla ne yapıldığını ve okuma yazma öğrenen ahtapot, sonunda dünyanın en iyi hikâyecisine dönüşüyor. Aslında bildik bir hikâye. Ama neyse ki yeni yemekler pişirmeyi seven yengeçler, aşk hikâyesi okuyan deniz feneri bekçisi, “Kitap verin çalışayım” yazılı pankartlar taşıyan papağanlar gibi ayrıntılar sayesinde kitap, birdenbire didaktikleştiği veya ikna edici olamadığı yerleri hoşgörüyle karşılamamızı sağlıyor. Yine de şunu söylemeden geçemeyeceğim; konusu ve kurgusu itibarıyla yeterince öğretici -ve bir yandan da neşeli- olan bir kitapta “Hırsızlık yapmak çok kötü bir şeydir, bunu bilmiyor musun? Ayrıca kitaplar gerçek birer hazinedir! İçindeki hikâyeler de HERKES okusun diyedir!” cümlelerine rastlamak, hele de bunların küçük bir kızın ağzından çıktığını düşününce, okuru hikâyenin derin sularından çıkarıp hazır ol vaziyetine sokuyor (pek çok hikâyede hazinelerin denizlerin dibinde olduğunu düşününce “hazine” buluşu gayet akla yatkın, sanatçının hakkını yemeyeyim ama).  Belki de bu nedenle ahtapot, kızdan korkuyor. Benim karşımdaysa o bildik soru beliriyor: Çocuklar için yazmak ne demektir? 

Hikâye Hırsızı
Graham Carter
Türkçeleştiren: Ümit Mutlu
Editör: Yağmur Yavaş Aydın
Uçanbalık Yayınları, 40 sayfa

 

Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.