İyi Kitap

Murathan Mungan’ı okumak

Murathan Mungan’ı okumak

Semih GÜMÜŞ

Ortak Okumalar’ın bu ayki konuğu, üretkenliği ve çok yönlü verimi ile öne çıkan yazar Murathan Mungan ve onun bütüncül bir kavrayışın nasıl olabileceğini gösteren denemeleri…

Murathan Mungan, 1980’lerden sonra öne çıkmış, neden sonra edebiyatımızın önemli kuşaklarından birini oluşturmuş sondan bir önceki kuşağın ilk akla gelen şair ve yazarlarından. Murathan Mungan’ın yazdığı şiirler, öyküler ve tiyatro oyunları daha baştan ilgi görmeye başlamıştı, ama bir yazarın gerçekte ne yazdığını ve yazarlık serüveninin onu nereye götürdüğünü görmek için de onu en azından bir dönem boyunca izlemek gerekir. Her yazarın, ister küçük bir çevreyle anlatılsın, ister yüzbinlerce okurla, yazdıklarını izleyen okurları her zaman olur. Murathan Mungan’ın yazdıklarını merak edenlerin sayısı geçen yıllar içinde
gitgide arttı ve sanırım onun her yazdığını okuyan epeyce geniş bir çevre oluştu.

ÜÇ YILDA SEKİZ KİTAP
Bu arada yazarların yazdıklarıyla hayatları arasında koşutluk olup olmadığı sık sık sorulur. Sanırım Murathan Mungan kendine özgü yazarlık duruşu, entelektüel tavrı, her zaman ilkeli tutumu ve çalışkanlığı ile bu soruya somut bir karşılık veriyor. Onda beni en çok ilgilendiren, hem sürekli üretkenliği, hem de çok yönlü verimi içinde her yazdığını öncekilerin üstüne çıkarma çabası.

Son üç yılda sekiz kitap yayımlamış: İki öykü, iki şiir, iki deneme, bir oyun, bir öykü seçkisi. Az bulunur bir çalışkanlık olduğunu söylemeyeceğim. Daha önemlisi, başından beri geleneksel anlatılardan da yararlanarak geliştirdiği öykülerinin doruk noktasına son kitaplarından Yedi Kapılı Kırk Oda’da çıkmış olması; ya da Dağ ve Bazı Yazlar Uzaktan Geçer kitaplarındaki düpedüz etkileyici şiirlerinin çokluğu.

Öte yandan, biraz daha farklı bir öneride bulunup özellikle gençlerin Murathan Mungan’ı okumaya deneme kitaplarından başlamasının en doğru seçim olduğunu belirteceğim. Son kitabı Hayat Atölyesi bunun için iyi bir başlangıç olabilir. Edebiyatın görünen yüzünün ardındaki derin yapısında saklı gizleri açığa çıkarmak için denemenin olanaklarını kullanan yaratıcı yazarların bir adım öne geçtiğini de söyleyebilir miyiz? Sonunda, yazdıkları üstüne düşünmekle yetinmeyip
başkalarının yazdıkları, yayımladıkları, ürettikleri üstüne hiçbir zaman yüzeysel olmayan bir yorumlama biçimi getirmek, Murathan Mungan’ın denemelerinin
belirgin özelliğidir.

Hayat Atölyesi’nin sınırları yok; bir kitaptan söz ederken bir şarkıya, bir resmi yorumlarken yazarın hayatının ayrıntılarına sokulan bu denemeler, bütüncül bir kavrayışın nasıl olabileceğini gösteriyor. Murathan Mungan, benim için öteden beri her şeyi bütüncül bir tasarının parçası olarak gören yazarlardan. Şiir, öykü, roman, oyun, deneme…

Bir yazarın, tümünü birden kendine koyduğu çıtanın üstünde tutarak yazması, bizim edebiyatımızda pek görülen bir kimlik sayılmaz. Sonunda bir de roman yazmaya kalkışan öykü yazarını bu seçimi yüzünden eleştirenlerin bile bulunduğu, tek bir türde ısrarlı olmayı bir erdemmiş gibi gösteren anlayışların geçerli sayıldığı edebiyat ortamımızda, Murathan Mungan başka bir yazarlık anlayışını anlatır.

EDEBİYATIN GÖSTERİŞLİ ADASI
Sınırları kendine yeten yerellikle ilgisi olmayan yazınsal metinlerin içinde yetkinliğini sınarken yaratıcı düşüncenin dolaylarında, okuyanı düşündüren, kendi yeterliğini sorgulamaya zorlayan denemelerin yaratıcısı, bana kalırsa edebiyatımızın son yıllarındaki en gösterişli adalardan birini iyice su yüzüne çıkardı.

Okullarda bir yıl boyunca okutulmaya çalışılan kitapların başında roman ve öykü kitapları geliyor. Bu çabanın da edebiyat sevgisine yeterince yaklaştırdığı söylenemez. Oysa deneme kitapları okumak, belki de gençlerin düşünme biçimini zorlayıp ufuklarını genişletmek için birebirdir.

Hayat Atölyesi
Murathan Mungan
Metis Yayınları / 284 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz