İyi Kitap

Dünyanın en güçlü küçük kızı!

Zeynep ALPASLAN

SineKitap’ın bu ayki konuğu, Astrid Lindgren’in 1945 tarihli çocuk klasiği Pippi Uzunçorap. Düz duvarda bile yürüyebilen bu tuhaf ve haylaz kız, birbirinden çılgın maceralarıyla tüm dünya çocuklarını yıllar sonra bile peşinden sürüklemeye devam ediyor.

Kimse onun gibi olamaz! O, dünyanın en eğlenceli, en yaramaz ve en güçlü küçük kızı! Üstelik, kendine özgü bir moda anlayışı ve tuhaf bir görünüşü var: Elbiselerini kendisi dikiyor, havuç rengi saçlarını iki yandan örgü yapıyor, kocaman ayakkabılar ve upuzun çoraplar giyiyor. Çilli yüzünden gülümsemesini, omzunun üzerinden minik maymununu eksik etmiyor. Tabii ki, Pippilotta Viktualia Storperde Testinanesi Efraimkızı Uzunçorap’tan bahsediyorum. Yani kısaca, Pippi Uzunçorap’tan.

PİPPİ YALNIZ DEĞİL!
İsveçli yazar Astrid Lindgren, Pippi Uzunçorap’ın maceralarını 1944 yılındayazdı. Kitap, 1945 yılında yayınlanır yayınlanmaz, çocuk edebiyatının en sevilen eserleri arasında yerini aldı. Pippi, tüm dünyada çocukların sevgilisi oldu.

Pippi Uzunçorap, gelmiş geçmiş en çılgın çocuk karakterlerden biri! Annesi Pippi daha bebekken ölmüş. Babası, denizleri aşıp dünyayı gezen bir kaptanmış, hatta çoğu zaman Pippi’yi de yanında götürürmüş. Ama bir gün, denizin derinliklerinde kaybolmuş. Pippi karaya çıkmış ve babasının ikisi için almış olduğu eve –kendi deyimiyle Villa Villekulla’ya– taşınarak, babasını beklemeye koyulmuş. Pippi, babasının bir adaya düştüğüne ve ada yerlilerince kral ilan edildiğine, annesinin ise
bir melek olduğuna ve gökyüzünden kendisini izlediğine inanıyor. Sık sık başını yukarıya kaldırıp, “Beni merak etme,” diyor annesine. “Ben başımın çaresine bakabilirim.”

Ve bunu başarıyor! Henüz dokuz yaşında ama Villa Villekulla’da tek başına yaşıyor. Aslında tek başına da sayılmaz. Bay Nilsson isminde sevimli bir maymunu, evinin verandasında yaşayan bir atı ve onu sık sık ziyarete gelen, Tommy ve Annika adında komşuları var. Üstelik kimse ona ne zaman yemek yiyeceğini ya da ne zaman uyuyacağını söylemiyor. Daha ne olsun?

HİJYENİN ÖNEMİ ABARTILIYOR!
Pippi’yi diğer bütün çocuklardan farklı kılan bir özelliği var: Pippi, dünyanın en güçlü insanı! Sadece annebabasının yokluğunda ‘başının çaresine bakabildiği’ için değil, fiziksel olarak da çok hızlı ve güçlü olduğu için. Pippi, bir atı kolaylıkla havaya kaldırabiliyor, kendisini çocuk yurduna yerleştirmek isteyen polisleri canlarından bezdirebiliyor, çelimsiz çocukları kovalayan kabadayıları ağacın tepesine fırlatabiliyor ve düz duvarda bile yürüyebiliyor! Canının istediği her şeyi
yapabilen bu çılgın kıza, istemediği bir şeyi yaptırmak imkânsız. Okul mu? Okul sadece Noel tatilleri içindir. Çarpım tablosu mu? Gereksiz. Peki ya temizlik? Ah, hijyenin önemi biraz fazla abartılıyor!

Kendini çocuklara adamış bir yazar olan Astrid Lindgren’in eğlenceli üslubu ve hayal gücü sayesinde, Pippi Uzunçorap bugün, çocuk edebiyatının en seçkin örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Astrid Lindgren 2002 yılında, doksan dört yaşında hayatını kaybetti. Arkasında, birbirinden güzel hikâyeler bıraktı.

Özel güçleri olan Pippi Uzunçorap, beyazperde için biçilmiş kaftandı ve 1949’dan günümüze dek, birbirinden eğlenceli birçok farklı filme, animasyona, müzikale ve televizyon dizisine konu oldu. Turuncu saçlı haylaz kız, birçoğu Pippi Uzunçorap ismini taşıyan İsviçre, Amerikan ya da Fransız yapımı bol efektli, fantastik
filmlerle, dünya çocuklarının –ve yeniden çocuk olmak isteyen büyüklerin– tekrar tekrar sevgisini kazandı.

Kimse onun gibi olamaz! Yine de –küçük ya da büyük olalım, fark etmez– bu hayat dolu, çılgın kızdan öğrenebileceğimiz çok şey var.

Pippi Uzunçorap
Astrid Lindgren
Çeviren: Ali Arda
İthaki Yayınları / 144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz