İyi Kitap

Hani, o, saçlarına taç yaptığın kitaplar?

Hani, o, saçlarına taç yaptığın kitaplar?

Şiirsel TAŞ

Başvuru kitaplarında bu ay, bitkileri tanımak isteyen, doğa gezilerine meraklı, doğanın döngüsüne dair sorular soran çocuk ve gençlerin bu merakını giderecek ‘yeşil kitaplar’ın izini sürdük. Çocuklar ve gençler kaybolup gitmiş çiçekler ve ağaçları öğrensin, yaban doğayla tanışsın diye…

“Doğup büyüdüğüm yer bir zamanlar dutlukmuş. Ben göremedim o halini. Dutluk için gecikmiştim ama doğup büyüdüğüm yerin kırlık zamanına yetiştim. İlkbaharda kucak dolusu papatya toplayabildim. Okul çıkışı, nevalemizi alıp keçilerin otladığı kıra gidebildik. Eğimliydi arazi. Çığlıklar kopararak uzanıp çayır çimene, yeşilin üzerinde yuvarlanabildik. Çayımızı yudumlarken, yolduğumuz otlarla keçileri elimizle besledik. Doğduğum yerdeki o meyilli kırlık alanın altında
iki sera vardı. İki seranın ortasındaki dev bir kafeste iki aslan yaşardı ya da en azından bir süreliğine yaşadı. Biri kısa süre sonra göçüp gitti, diğerine ne olduğunu hatırlayamadım şimdi. Ama hatırladığım bir şey var ki… Dutluklar için gecikmiştim ama kırlara yetişebildim neyse ki…”

Herhangi bir metinden alıntı değil bu satırlar; yine de tırnak içinde. Çünkü geçmişten alıntı yaptım. Zamanca çok uzak olmasa da geçirdiği değişim/dönüşüm
açısından çok ırak bir geçmişten –otuz sene öncesi– aklımda kalan görüntüler. Şimdi olsa olsa bir masalın içinden (hele de aslanlarıyla) alınmış bir paragrafa benziyor. Ama anlattıklarımın en inanılmaz tarafı, sözünü ettiğim aslanlar değil, hiç sözünü etmediğim yanı, yani o kırlık arazinin olduğu yerdir: İstanbul’un göbeği. Otuz yıl önce o kırlık alanda koşuşan çocuklar, şimdi aynı yerde yükselen kırk iki katlı ‘rezidans’ın (eşittir yüz elli iki metre yüksekliğinde bir kule) dibinde durup gökyüzüne bakıyorlar. Kırlar bitti. Ufuk çizgisi silindi. Kafesteki aslanların aklıma düşmesi ondan olsa gerek.

KAYBOLAN ÇİÇEKLER
Kırları kaybedince çiçeklerin de bazıları yitip gitti yaşamımızdan. Mahalle aralarında ne çok akşamsefası ve uyuzotu olurdu. Bahçemizdeyse kına çiçekleri, kozmozlar, kadife çiçekleri, horozibikleri, aslanağızları, hüsnüyusuflar…

Bütün bunları zihnimin bir yerlerinden geri çağıran Mini Yaban Çiçekleri Rehberi oldu. Adına aldanmayın. Doğru, rehber olarak pek küçük hacimli, içeriği sınırlı
ama işte otuz yıl öncesine götürmeyi başarıyor insanı. Bitkileri tanımak isteyen, doğa gezilerine meraklı olan ya da bağ bahçeyle uğraşan yetişkinlerin ilgisini çekebilecek pek çok kitap bulmak mümkün kitapçılarda. Fakat aynı çerçevede çocuklar için hazırlanmış rehber kitap bulmak zor.

İŞ BİTKİLERLE BİTMİYOR
Charlotte Voake imzalı Mini Yaban Çiçekleri Rehberi ve Mini Ağaç Rehberi’nin (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) tek başına bu açığı kapatacağını düşünmüyorum, ama en azından zarif çizimleri ve çocuğun kitabı aynı zamanda bir gözlem defteri olarak kullanmasına olanak tanıyan incelikli tasarımıyla önemli bir işlev üstleneceğini umuyorum. Her şeyden önce, konuya zaten ilgisi olan ama kendi yaşlarına hitap eden bir estetik anlayışla hazırlanmış bu tür kitapları bulamayan çocukları mutlu edebilecek iki kitaptan söz ediyoruz. Sanat tarihi öğrenimi görmüş ve çok sayıda çocuk kitabı resimlemiş olan Galler doğumlu Voake’in çizimleri, yaşı kaç olursa olsun bir doğaseveri yüreğinden yakalıyor. İçerik olarak bu kitapların, Türkiye’de yaşayan çocukların çevrede görebilecekleri (görme şansları olursa elbette) bitkilerle yer yer örtüşmediği örnekler olabilir. Örneğin; ağaçlar kitabında gözler akasya ve erguvanı ararken Şili arokaryası ile karşılaşabiliyor. Yine de meşe, çınar, ıhlamur ve meyve ağaçlarının pek çoğunu bulmak mümkün bu kitapta. Kaldı ki, Şili arokaryasının 200 milyon yıldan beri yeryüzünde var olduğunu öğrenmek de ilgi çekici olabilir. Yabani bitkiler rehberinde ise ısırgan otundan tırmanıcı yoğurt otuna, civanperçeminden
ebegümeciye, uyuzotundan sinirotuna (belki defalarca rastlamışsınızdır da adlarını bilmiyorsunuzdur) pek çok bitki tanıtılıyor. Ağaçlar rehberinde, yaprak dökmeyenler dışındaki ağaçların dört mevsime göre gösterdiği farklılıklar vurgulanırken, yaban çiçekleri rehberinde her bitkinin en ayırt edici ya da çarpıcı özellikleri verilmiş. Kuzukulağı yaprağının, ısırgan otu yarasının acısını alması benim için önemli bir bilgi olarak kayda geçti bile. Her iki kitabın sonunda yer alan on dört sayfalık gözlem kaydı bölümü de akıllıca tasarlanmış.

Bitkileri tanımakla iş bitmiyor elbet. Soruların sonu yok. Hatta “O ağaç nedir, bu çiçek nedir?”den önce, yanıtlarını rehberlerde bulamayacağınız, daha fazla araştırma gerektiren sorularla karşılaşabilirsiniz (özellikle de okul öncesi dönemde). Bunlar içinde en sık karşılaştığımız soru hiç kuşkusuz, sonbaharda başını kaldırıp yukarı baktığında çıplak kalan dalları, yerde savrulan sarı yaprakları gören çocuğun yönelttiği, “Ağaçların yaprakları neden dökülüyor?” sorusudur.
Etrafını dikkatli gözlerle inceleyen küçük gözlemcinin bir sonraki sorusu ise, “Evet, ama neden bazı ağaçlar yapraklarını dökmüyor?” olacaktır belki de. Tudem
Yayınları tarafından yayımlanan Merak Ediyorum serisinin Neden Ağaçların Yaprakları Vardır ve Bitkiler Hakkındaki Diğer Sorular bu soruların karşılığını
bulmanızda yardımcı olabilir. Günlük gözlemler sonucu kafalarda beliren sorulara yanıt veren kitap, pek çok çocuğun ancak belgesellerde görebileceği ilgi çekici bazı bilgilere de yer veriyor: Güney Amerika göllerindeki dev nilüferler, denizlerdeki varek ormanları, pis kokulu danaayağı bitkisi, arıları kandıran arı orkidesi, denize açılan hindistancevizi tohumları, diğer ağaçları öldürene dek sıkan ‘boğan incir’ bunlardan birkaçı.

BOTANİK BİLİMİNE GİRİŞ

TÜBİTAK Popüler Bilim Kitaplarıarasında yer alan Bitkiler adlı kitap ise, botanik bilimine giriş niteliğinde. Botaniğe ilgi duyan gençler ve lise öğrencileri için el altında bulundurulabilecek bir kaynak. Bitkilerin ayrıntılı sınıflaması, her grubun ayırt edici özellikleri ele alınıyor kitabın başında. Suyosunlarından çiçekli bitkilere uzanan geniş yelpaze ayrıntılı olarak inceleniyor. Bitkilerin farklı bölümlerini ve fotosentez olayını ele alan bölümlerin ardından çiçeklerin yapısı, tozlaşma, döllenme ve meyve oluşumu anlatılıyor. Çiçekli bitkilerde üremenin yanı sıra ayrı bir bölümde vejetatif üreme işleniyor. Son olarak, yeryüzündeki
farklı yaşama alanlarını kendine mesken edinen bitkiler (kurak alan ve sulak alan bitkileri, etobur bitkiler, epifitik ve asalak bitkiler) inceleniyor. Daha yoğun bir bilgi birikimi ve daha yoğun ilgi gerektiren, bitkileri etraflıca inceleyen, terminolojisi ağır ama görsel destek açısından gayet başarılı bir başvuru kaynağı.

Çocuklar ve gençler için her dem yeşil kitaplar…

Mini Ağaç Rehberi
Kate Petty – Jo Elworthy
Resimleyen: Charlotte Voake
Çeviren: Filiz Emre
İş Bankası / 80 sayfa

Merak Ediyorum
Neden Ağaçların Yaprakları Vardır?
Andrew Charman
Çeviren: Bora Denker
Tudem Yayınları / 32 sayfa

Bitkiler
Kolektif
Çeviren: Adil Güner
Tübitak / 64 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz