İyi Kitap

Sahi, kim olduğunu biliyor musun!

Ömür ŞAHİN

İngiltereli genç yazar Joe Craig’in hummalı Jimmy Coates serisi tüm dünyada büyük ilgi görüyor. Felsefe mezunu yazar, yazarlığın sırrını, “Çocuklar tüm
yeniliklere açıktır. Ama kendini sevdirmenin tek yolu onlara sıkı bir hikâye anlatmak,” diye açıklıyor.

Sıradan bir akşamdı. Jimmy her zamanki gibi ablası Georgie’yle şakalaşıyor, annesi babası haberleri izlerken Jimmy’ye “hadi yat artık, geç oldu,” diyordu. Hiç kimse az sonra kapıyı çalacak kişinin ailenin ve küçük Jimmy’nin tüm tarihini değiştireceğinden haberdar değildi. İçeri giren ‘yabancı’nın Jimmy’le bir derdi olduğu belliydi. “ ‘Beni neden istiyorsunuz?’ diye sordu Jimmy. Uzun boylu adam, ‘Sen neden kaçıyorsun?’ diye karşılık verdi. ‘Kim olduğunuzu bilmiyorum,’ dedi Jimmy. ‘Kim olduğunu bilmiyorsun’ ”…

Hikâyenin bütün düğümünü ortaya koyuyordu bu cümle: “Kim olduğunu bilmiyorsun.” Jimmy, kendisine çok küçükken eklenmiş yapay genler nedeniyle devletin ajanlarına hizmet etmek için programlanmış bir robot gibiydi… Öldürmeye programlıydı… Eve gelen adam onu alıp ‘görev’ine götürmek istiyor, ancak Jimmy genlerine rağmen öldürmek istemiyordu… Ve ‘kaçış’ başladı; hem ajanlardan, hem genlerden… Hikâyenin heyecan verici olmadığını söylemek mümkün mü?

Dört kitaplık Jimmy Coates serisinin tek özelliği heyecan verici olması değil. Serinin dikkatimizi çekiş nedeni yazar Joe Craig’in bu macerayı barışçıl şekilde anlatması. Genlerine rağmen kimseye kötülük yapmak istemeyen ve kimliğin sadece genlerle şekillenmeyeceğini ispatlayan Jimmy’nin hikâyesinin ilk kitabı Kaçış, Tudem Yayınları etiketiyle yayımlanmıştı. Serinin ikinci kitabı Hedef de bu ay içinde raflarda… İngiltereli genç yazar Joe Craig’e merak ettiklerimizi sorduk…

Sizi yazar olmaya iten neydi?
Yazmaya 23 yaşında başladım. O sıralar müzisyen ve söz yazarıydım. Bir okuyucu olarak benim hikâyeye sımsıkı sarılmamı sağlayacak bir hikâye şekillendirmeye başladım. (Çok sabırsız bir okuyucuyumdur.) Bu fikrin peşinden koşmaya değer olduğunu düşündüm; zira fikirleri çöpe atmayı hiç sevmem! Beni yazdıran Harry Potter kitapları ve Geçmişi Olmayan Adam oldu. Zaten bunları birleştirirseniz elde ettiğiniz şeyin Jimmy Coates serisini bir parça andırdığını göreceksiniz.

Müziğin kaleminiz üzerindeki etkisi ne oldu?
Kitap yazmakla ilgili ne biliyorsam, şarkı yazarken öğrendim. Ben sadece şarkı yazarlığının kurallarını hikâye yazarlığına uyarladım…

Nedir o kural?
‘Yapı’nın önemini bilmek, anlatmak istediğin noktanın özünü aktarabilmek, okuru ya da dinleyiciyi son derece düzgün planlanmış bir alana çekmek ve onu orada tutabilmek…

Felsefe alanında yüksek lisans yapmak yazarlığınıza neler kattı?
Felsefe beyin jimnastiği yaptırıyor, hikâyeyi planlamam için gerekli teknikleri öğretiyor ve hikâyelerim için inanılmaz konular bulmamı sağlıyor.

Jimmy Coates serisinin ilk kitabı Killer (Katil) adını taşıyor. Fakat Türkiye’de kitap Kaçış diye çevrildi…
Jimmy’nin içinde onu vahşi şeyler yapmaya sevk eden katil dürtüsü var. Jimmy bütün hikâye boyunca bu yanına direnmeye çalışıyor. Yani onun asıl savaşı zihniyle bedeni arasında. Peki o dürtüler onu kâtil mi yapacak? Bu kaderden kaçabilecek mi? Yani ‘Kaçış’ iyi bir isim!

Hikâyede bir yandan da ‘Kimlik nedir?’in cevabını arıyoruz…
Evet. Burada yine felsefeye geliyoruz. Kimliği oluşturan nedir? Kimlik sadece hareketlerimiz midir? Yoksa düşüncelerimiz ve inançlarımız mı? Peki ya genetiği nereye koyacağız?

Hikâyeleriniz neden gerçek mekânlarda geçiyor?
Hikâyenin mekânları genellikle daha önce gördüğüm ve aklıma kazınmış yerler. Hikâyeyi gerçek dünyada kurmak onu daha ilgi çekici yapıyor.

Londra’daki bir Türk restoranını da kullanmışsınız…
Londra’da pek çok leziz Türk restoranı var. Hikâyenin bir kısmı Finchley bölgesinde geçiyor. Orada da benim sürekli gittiğim ve çok sevdiğim bir Türk restoranı var. Burası kurgu içinde de bir rol oynuyor; kebap şişleri bir suikastçinin önemli bir silahıdır!

Yeni yerler bulmak için Londra’yı keşfe çıkıyor musunuz?
Evet, çünkü hikâyelerde binlerce defa kullanılmış yerleri yazmaktan kaçınıyorum.

Hikâyeye eklemek istediğiniz yeni yerler var mı?
Evet var; Türkiye de bunların arasında… İstanbul’u merkezine alan bir kitap fikrim de var. Kim bilir belki bir gün o da olur!

Günümüz çocuk edebiyatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben okula giderken beni saracak kitaplar bulmak için adeta mücadele ederdim. Şimdi ise, elimden bırakamayacağım düzinelerce kitap sayabilirim. Elbette hâlâ hantal diyaloglarla klişelerin ve şablonların etkisinden kurtulamayan çok kitap var.

Peki iyi yazar nasıl olmalı? Örnek isimler verir misiniz?
Bence iyi çocuk kitabı yazarı yeni bir şeyi yeni ve heyecanlı şekilde söylemek için savaşan kişidir. Şu aralar özellikle Tommy Donbavand, Sam Enthoven, Ali Sparkes, Carl Hiaasen, Marcus Sedgwick, Chris Priestley, Philip Ardagh, Inbali Iserles ve Jeremy Strong gibi isimleri çok seviyorum…

Peki ya yetişkin edebiyatı?
O alanda oldukça geniş ölçüde okuma yapıyorum. En sevdiğim yazarlarsa Nabokov, Paul Auster ve Robert Ludlum.

Günümüz çocukları ne okumak istiyor sizce?
Çocuk edebiyatında yepyeni şeyler deneyebilirsiniz, çocuklar o denemeye bir şans verir; ama onlara bir hikâye anlattığınız sürece… İşte anahtar kelime bu: Bir hikâye anlatmak!

Yazarken çocuklar için sorumluluk duyuyor musunuz?
Benim sorumluluğum eğlendirmek, önemli olan bu. Ama kadın karakter kullanırken kendimi çok sorumlu hissediyorum. Kadınların sadece olanı biteni izlediği ve kurtarılmayı beklediği o kadar çok macera kitabı var ki… Benim için kadın karakterlerin ilgi çekici, donanımlı olmaları, güçlü bir şekilde hikâyenin kilit noktasında yer almaları çok önemli.

Bir röportajınızda hayallerinizi, “Uçmak ve görünmez olmak istiyorum. Nesneleri düşünce gücümle hareket ettirmek… Ve yeteneklerimi gizli tutup dünyanın en büyük sporcusu olmak istiyorum,” diye anlatıyorsunuz. Bana öyle geliyor ki içinizde hep bir çocuk saklı. Bazen kontrolü kaybedip kalemi o çocuğa kaptırdığınız oluyor mu?
Kendimi içinde bir çocuk saklayan biri diye tarif edemem. Ben eğlenceli ve yaratıcı tarafıma hiçbir zaman sırtımı dönmedim. Bütün çocukların böyle bir tarafı vardır; ama büyürken onu bir yerlerde bırakırız…

Hedef’te bizleri neler bekliyor?
Bu sefer Jimmy sahip olduğu bütün yeteneklere sahip biriyle karşılaşıyor. Ayrıca bu kitapta Jimmy’nin kız kardeşi ve arkadaşı Eva da çok canalıcı bir rol oynuyor. Ve elbette Jimmy’nin ailesi ve geçmişine dair pek çok sır açığa çıkıyor.

Jimmy Coates – Kaçış
Joe Craig
Çeviren: Nursel Yıldız
Tudem Yayınları / 262 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz