İyi Kitap

Hayal kurmak ciddi bir iştir!

“Hayal kurmak ciddi bir iştir!”

Yankı ENKİ

Yankı Enki, 2008 yılında altıncısı düzenlenen TUDEM Edebiyat Ödülleri kapsamındaki “Çocukları Güldürün” adlı Gülmece Öykü Yarışması’nda dereceye giren üç kitabı, çocuk bakış açısı ve mizah kapsamında değerlendirdi.

Mizah, sadece çocuklara ait bir alan değil ama çocukların ve gülmecenin ortak bir paydaya sahip olduğu da aşikâr. Ne kadar büyüsek de gülmeyi, gülebilmeyi, asla ölmeyen çocuksuluğumuzu tarif etmek için kullanırız.

Yaşamın çocukların gözünden daha eğlenceli olduğunu bildiğimiz gibi, çocukların yaşamının yetişkinlerin gözüne daha eğlenceli gözüktüğünü de biliyoruz. Çocuk kitaplarının gülmeceyle içli dışlı olmasının nedeni de burada yatıyor herhalde. Çocuklar büyümek istiyor ve yetişkin yazarlar kalemleriyle bunu yansıtıyor. Yetişkinler de çocukluklarına dönme, çocuk kalma, yani büyümeme arzusundalar. Yaşamımızda bu kadar büyük yer kaplayan, derin ve anlamlı bu açmazın üzerine kafa yorulmayacaksa neyin üzerine yorulabilir?

İşte bu nedenden ötürü olsa gerek, Pelin Güneş Hayal Kurma Dersleri’ne kitabını sadece babasına değil, aynı zamanda çocuklara ve çocuk kalanlara da ithaf ederek başlıyor. Kitap birbirinden farklı çocukların ağzından yazılmış öykülerden oluşuyor, ancak bunların tamamına yakını, ebeveynlerle
çocukların birbirlerini anlayamaması üzerine mizahi öğelerle süslü. Mizahi olmalarının baş nedeni çocukların bakış açısıyla yazılmış olmaları, ama ele alınan konular gayet ciddi meseleleri içeriyor. Hatta çocukların sadece anne baba ile değil, dede, anneanne ve babaanne ile de iletişimlerinin nasıl zor ve komik olduğunun örnekleriyle karşılaşıyoruz. Ebeveynlerin çocuklara verdikleri sert tepkilerin çarpıcı örnekleri de var kitapta. Pelin Güneş’in en önemli öyküsü de, kitaba adını veren “Hayal Kurma Dersleri”. Çocukları büyüklerden ayıran en önemli özelliklerdendir hayal kurmak. Onların hayalleri komiktir büyüklerin gözünde, ancak bu öyküde de denildiği gibi: “Hayal kurmak ciddi bir iştir.”

Hanzade Servi’nin Ortanca Balık adlı kitabında da hayalperest bir kahramanın, Nisan’ın öykülerini okuyoruz. Onun hayalperestlik düzeyi, bir
çocuğun yaratıcı düşüncelerinin nerelere varabileceğini gösteriyor. Aynı
zamanda, büyüklerin hayal kurmakta yaşadıkları zorlukların çocuklara nasıl
yabancı olduğunu kanıtlıyor. Nisan’ın öyküleri yaratıcılığı, sorgulamayı, düşünmeyi ve merak etmeyi kendine eksen alıyor. Nisan’ın başından geçen
maceralarda, kardeş sahibi olmanın bir çocuğun gözünden nasıl yorumlanabileceğini de görebiliyoruz. Kitabın başlığındaki “Ortanca Balık” aslında kahramanımız Nisan. O ortanca kardeş olmayı önce sorun hale getiriyor, sonra da bununla nasıl barışık hale geldiğini görüyoruz.

TATLI DİLLİ HİKÂYELER
Ahmet Önel’in Dikkat Maymun Çıkabilir adlı öykü kitabının kahramanı da on bir yaşındaki Nedim. Adına yakışır bir şekilde (bilmeyenler için söyleyeyim; Nedim, güzel hikâyeler anlatan, tatlı konuşan, demek) yaşamından kesitleri yazan ve yazarken zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayan Nedim’in kaleminden okuyoruz bu öyküleri. Nedim’in öyküleri,
yazmanın ne kadar eğlenceli olduğu üzerine de düşündürüyor bizi. Kahramanımız da yazarak çıkarıyor bu tadı. Yazdıkları da, haliyle, hatta kitabın isminden de anlaşılacağı üzere, mizahi bir temelde biçimleniyor. Anlıyoruz ki, çocuk kitaplarında ciddi ve gerçekten de ele alınması gereken meselelere yer verilirken, işin mizahi yanı olmazsa olmaz bir öğeyi ortaya çıkarıyor. Eğer bu gülmece unsurunu görmezden gelirsek, yaşama çocukların bakış açısından yaklaşabilme olasılığını da kaçırabiliriz.

Ahmet Önel’in özellikle büyümek kavramına eğildiğini ve anne babalarla çocukların ilişkisine değindiğini gördüğümüz bu öykülerinden birinde, Nedim ve arkadaşları “Ya Böyle Olsaydı” diye bir tiyatro oyunu yazıp oynuyorlar. Oyunda anne-baba-çocuk ilişkisini tersine çevirmeye çalışan çocuklar, kendi bakış açılarını yansıtıp, büyüklere kendi çocuklarıymış gibi davranıyorlar ya da daha doğrusu, davrandıklarını sanıyorlar. Rolleri değişme isteğiyle komik ama anlamlı anlar yaşıyorlar. Çocuk edebiyatının ana damarı olan “büyüme” kavramı, mizahın özelliklerinden yararlanılıp gülmece ile gösteriliyor. Bir öykü içinde tiyatro oyunu ile karşı karşıya olduğumuzu söyledik az önce, yani metin içinde metin ile karşı karşıyayız.
Bu metin, çocuklar için son derece ciddi bir mesele, hâlbuki onlar da bir gülmece eseri oynuyorlar. Kendi ciddi meselelerini mizah ile ortaya koyabiliyorlar böylece.

Dikkat Maymun Çıkabilir
Ahmet Önel
Resimleyen: Sait Munzur
Tudem Yayınları / 112 sayfa

Ortanca Balık
Hanzade Servi
Resimleyen: Hande Dilek Akçam
Tudem Yayınları / 128 sayfa

Hayal Kurma Dersleri
Pelin Güneş
Resimleyen: Canan Barış
Tudem Yayınları / 112 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz