İyi Kitap

Puding Poli’yi doğru anlamak…

Puding Poli’yi doğru anlamak…

İsmet GÜNEŞ

Puding Poli Karıştırıyor, çocukluğun gündelik hayatı içinde, “Önyargılarımıza dayanarak başkalarını suçlayabilir miyiz?” sorusunu tartışmaya açıyor. Kitap toplumsal cinsiyet rollerine getirdiği alternatif kadar, içerdiği yemek tarifleriyle de farklı bir okuma deneyimi sunuyor.

“Ben çocukken hep yazdı,” diye başlar bir arkadaşım çocukluk anılarından bahsetmeye. Gerisi, biz şehir çocukları için, mecburen apartmanların gölgesinde renklenen hikâyelerle süslüdür. Çocukluğumuzu baharda, bahçede saklamak; dertlerden kaygılardan uzak hatırlamak en insani tutumlardan biridir. O eski bahçeye bekçilik etsinler diye, çocuklara masallar anlatırız. Çünkü yaşamın yetişkinlik tarafına geçmiş olan bizler, yeterince görmüş geçirmişizdir ve sanki hiç çocuk olmamışçasına, artık o masalları anlama yetisine haiz değilizdir.

Oysa çocukların yüz yüze kaldığı gerçeklik bizimkinden çok da farklı değil. Kimileri daha erken tanışır bununla, kimileri daha geç… Artık iyi ve kötünün arasındaki çizginin altı kırmızı kalemle çizilmemiştir; hayır, her zaman iyiler kazanmamaktadır. Haksızlık, ayrımcılık ve şiddet hayatın her alanında mevcuttur. Çocukları tüm bu teferruattan korumaya yönelik yaklaşımlara inat, gerçeklerin sırası çoktan gelmiştir.

Christine Nöstlinger belki de, Nazi işgali altında bir bodrum sığınağında geçirdiği çocukluğunda başa çıkması gereken insanlık durumuyla, çocukluk mesaisini bir arada götürmek zorunda kalmış biri olmanın etkisiyle, başlarda yetişkinler ve eğitimciler tarafından kuşkuyla karşılanan yeni bir çocuk edebiyatı anlayışının yaratıcısı olmayı başardı. Farkı neydi bu edebiyatın? Hep çocuktan yana cephe alması, halk ağzından beslenen sivri bir dil kullanması, ölüm ve cinsellik gibi tabu konuları işlemesi, sosyal eleştiriden çekinmemesi… Çocuk ve gençlik alanında 1970 yılından beri kalem oynatan yazarın 2009 yılında yayımlanan kitabı Puding Poli Karıştırıyor, Tudem Yayınları tarafından dilimize kazandırıldı. Yazar, sağduyuyu temsil eden kahramanları Poli ve Rozi aracılığıyla, Viyana’da bir okuldan hem gülünç hem düşündürücü kesitler sunarak günümüz çocuğuna bir bakış atarken, ülkemiz orta sınıf çocuklarına da teğet geçiyor. Elbette, evrensel ve zamanlar üstü “çocukluk durumunu” es geçmeden.

İşte karşınızda (ilköğretimin beş yıl olduğu sisteme göre ortaokul) 2A sınıfını okuyucuyla buluşturan başkahramanlar Poli ve Rozi. Poli ya da nam-ı diğer Puding. Çalışan ve yemek pişirme konusunda başarısız bir annenin oğlu olarak, yemek işlerinde başının çaresine bakmak zorunda olan Poli, salyangoz pizzadan tutun tiramisuya kadar pek çok spesiyaliteye gözü kapalı imzasını atacak yetkinliğe ulaşmış (her ana, her duyguya uygun bir yemek tarifi var kitapta). Matematikten
hoşlanmıyor, en büyük zevki polisiye olayları çözmek. Rozi ise Poli’nin neredeyse tüm vaktini birlikte geçirdiği en yakın arkadaşı. Öyle ki birbirlerinin eksiklerini tamamlamakta üzerlerine yok. İşbölümü ise şöyle: Poli yemekleri pişiriyor, Rozi matematik ödevlerini yapıyor.

Size kılavuzluk edecek kahramanları tanıdıktan sonra, siz de çocukların bayrağının dalgalandığı sınıfın bir parçası oluyorsunuz. Bu sınıf ortamında, her ortamda olduğu gibi, gündem sürekli değişiyor. Sıradan başlayan bir gün kim bilir nelere gebe? İşte, Lea ağlamaya başladı. Çünkü üzerinde ismi kazılı olan altın kolye ucunu bulamıyor. Oysa az önce sıranın üzerinde bırakmıştı. Bu kayıp kolye, sınıfa bir hırsızlık kuşkusunun yayılmasına sebep oluyor. Bir anda tüm sınıf zan altında kalıyor, ama daha çok, fakir ailelerin çocukları olan Jonas ve Maria. Herkes ağız birliği yapmışçasına, ellerinde hiçbir kanıt olmadığı halde, bu iki çocuktan birinin hırsız olduğu ihtimali üzerinde duruyor.

Yazar, çocukluğun gündeliğine dair ne varsa onu malzeme edinmiş, yetişkinlerin de içinden çıkamadığı en hassas ahlaki tartışmalara cesurca yer vermiş: Elimizde kanıt olmadan birini suçlayabilir miyiz? Birinin fakir olması onun hırsız olduğuna inanmamız için yeterli midir? Birinin daha önce suç işlemiş olması, onun bunu tekrar yapacağı anlamına gelir mi?

Yazar, gerçeklerden korkmuyor ve onları birer tabu haline getirmiyor. Çocuklar bu konular üzerine düşünüyor, düşünmek zorundalar. Toplumun bir aynası olan 2A sınıfında çocukların ayrımcılık yapabileceğine ya da “öteki”nin toplumun farklı katmanlarında kendine nasıl yer bulduğuna değinilmiş; kısacası hafif çaplı bir kaos ortaya koyulmuş. Yetişkinlerin de sağduyulu bir tavır almak yerine galeyana gelişine ve ikiyüzlülüklerine tanık oluyoruz. Bunun açıklaması basit; çocuklar
ve yetişkinler farklı gezegenlerin sakinleri değil. Aynı tarihsel bağlam içinde, aynı anı paylaşıyorlar. Tek fark belki de hayatın farklı aşamalarında varlık göstermeleri. Yazarın başarısı, verdiği bu gerçeklik duygusundan ve samimi üslubundan geliyor.

Herkes birbirini suçlayadursun, olayı Poli ve Rozi çözüyor. Ancak ortada bir hırsız yok. Polisiyenin gizemi kitapta saklı kalsın. Velhasılıkelam, çocuklar sandığımızdan çok daha akıllı ve sağduyulular. Puding Poli Karıştırıyor, çocukları en temel ahlaki konular üzerine düşünmeye ve haksızlıklar karşısında tavır almaya teşvik ediyor. Eğer bir şeyler değişecekse, bu ancak düşünen, sağduyulu ve inisiyatif alan bireyler tarafından, yaşamın en küçük parçasından başlayarak değiştirilecek ya da biraz korkunç ama, böyle gelip böyle gidecek…

Puding Poli Karıştırıyor
Christine Nöstlinger
Resimleyen: Tülay Sözbir Seidel
Çeviren: Metin Alemdar
Tudem Yayınları / 166 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz