İyi Kitap

Kardeş gibisi yok…

Kardeş gibisi yok…

Elif TÜRKÖLMEZ

Guardian Çocuk Edebiyatı Ödüllü Jeny Valentine’n yazdığı, Joe Berger’in İngiliz estetiğini koruyarak resimlediği İgi ve Ben, bir kardeşe sahip olmanın önemini anlatıyor. Serinin kitapları özellikle okul öncesi çocuklarına “uykudan önce” okunacak kitaplar kategorisinde çok tavsiye ediliyor.

Zamanımızda pek çok şeyle birlikte kardeşlik de halesini kaybetti sanki. “Demode” sayılmaya başlandı, tıpkı vefa, dostluk ve iyilik gibi… “Tek çocuk” zamanın ruhuna uygundu, zaten anne babalarda ikinci çocuğu yapacak sevgi ya da inanç da yoktu. Oysa kardeşlik neredeyse büyülü bir şeydir. Bir insanı sebepsiz sevmenin en görünür halidir. Kardeş, insana paylaşmayı, birinin üstüne titremeyi, özen ve ilgi göstermeyi öğretir. Kardeşlik ilişkisi çok güçlüdür, hatta kelimesi bile… Aynı anne babadan olmasanız bile birine kardeşim dediniz mi, “canım” demiş olursunuz.

İgi ve Ben, Flo ve İgi adlı iki kız kardeşin çoğunlukla ev içinde geçen ve kardeşi olan hiç kimseye yabancı gelmeyecek yaramazlık öykülerini anlatıyor. İgi, gerçek adıyla Sam, bir sabah kalkıyor ve isminin bundan böyle “İgi” olduğunu söylüyor. Abla Flo ile anne babası bu yeniliğe hiç ses çıkarmıyor. Çünkü İgi özel bir çocuk,
üstelik tam da böyle ilginçlikler yapacak yaşta. Aile bunun Sam’in dikkatleri üzerine çekmek için oynadığı bir oyun olduğunu düşünüp, “Peki,” diyor ve Sam artık İgi oluyor.

YARAMAZ ÇOCUK İGİ
İgi’nin ilginçlikleri bununla bitmiyor. Mesela bir gün saçlarını kesiyor. Öbür gün oyuncak ayısını ameliyat etmek için karnını deşiyor. Bir başka gün, gidecekleri yere vardıkları halde arabadan inmiyor ya da oyunlarda hile yapıyor. Ama ablası ve anne babası ona karşı hoşgörülü. İgi de bunun tadını çıkarıyor. Yaramazlıklarına karşılık olarak nasihat ya da kötü muamele değil de “soğukkanlılık” gören İgi, yaramazlıklarından kolayca vazgeçiyor. Örneğin adının bundan böyle Sam değil de İgi olduğunu söylediğinde ailesi hiç üstüne gitmiyor; saçlarını kesince, mızıkçılık yapınca ya da oyun oynamak istemeyince de nedenini öğrenmeye çalışıyor. Kesinlikle iyi ve geçerli bir yöntem. Kitap pedagoji konusunda akıl verme niyetinde değil, ama insan yine de bir şeyler öğreniyor.

Kitabın yazarı Jenny Valentine İngiltere’de çok sevilen bir çocuk kitabı yazarı. Guardian’ın Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü kazanmış başarılı bir genç yazar. “İgi ve Ben” serisi İngiltere’de özellikle okul öncesi çocuklarına “uykudan önce” okunacak kitaplar kategorisinde çok tavsiye ediliyor. Zaten yedi yaş altı çocukların İgi ile empati kurmaması imkânsız. Çünkü İgi görev ve sorumluluklar, kurallar ya da genel geçer davranış biçimlerinden bihaber. Tam da bunlara itiraz etme yaşında. O
yüzden ablası ile anne babasının ona sürekli olarak bir şeyler hatırlatması, işin doğrusunu göstermesi gerekiyor. Bu anlamda çocukların İgi ile birlikte öğrenmesi kaçınılmaz.

“YAPMA, ETME” DEMEDEN
Kitaptaki önemli ayrıntılardan biri de anne ve babanın ya da Abla Flo’nun İgi’ye hiçbir zaman “yapma, etme” dememesi. Onlar küçük İgi’nin her şeyi deneye yanıla öğrenmesini istiyor. Çünkü böylesi daha akılda kalıcı, daha eğitici. İgi saçlarını yamuk bir şekilde kesip karşılarına çıkınca, anne babası kızmak yerine, kendilerinin de küçükken aynı hatayı yaptığını anlatıyor, hatta o sırada çekilmiş fotoğraflarını gösteriyor.

İnsanın İgi’nin öykülerini okurken “Bunu ben de yapmıştım,” demesi işten değil. Ben de kesmiştim saçımı, hatta ablamla birlikte kötü kesilmiş yerleri suluboya sürerek kapatmaya çalışmıştık. Tabii ki annemin dikkatinden kaçamamıştım, ama hatırladıkça hâlâ güldüğümüz bir hikâyedir.

Bebeğime elbise dikmek için perdeyi kestiğimi hatırlıyorum sonra. Ve annemin hiç kızmadığını… Bana sadece yaptığımın yanlış olduğunu söyleyip kendi hikâyesini anlatmıştı. O da babasının düğüne giderken giymek için aldığı ipek gömleğin kolunu kesmiş. Yani olur böyle şeyler. İgi’ye de oluyor. İgi ve tüm çocuklar aslında böyle böyle öğreniyor.

Tudem Yayınları’ndan çıkan kitabın çevirisini Tuna Alemdar yapmış. Dili de çevirisi de gayet özenli. Çocukların bu yaşlarda öğreneceği herhangi bir dil yanlışı maalesef kalıcı olabiliyor. O yüzden çeviri kitaplara ayrıca dikkat etmek gerek. Çizer Joe Berger’in İngiliz estetiğini koruyarak ortaya çıkardığı desenler de harika.
Karşımızda İngiltere menşeli ama oldukça evrensel bir hikâyeler toplamı duruyor. Üstelik çok da eğlenceli!

İgi ve Ben
Jeny Valentine
Resimleyen: Joe Berger
Çeviren: Tuna Alemdar
Tudem Yayınları
144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz