İyi Kitap

Nasıl öyküler mi? Bir acayip işte!..

Nasıl öyküler mi? Bir acayip işte!..

Şiirsel TAŞ

Hollanda’nın önemli şairlerinden olan ve farklı türde yazınsal eserler de veren Toon Tellegen, Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri’nde az sözle uçsuz bucaksız bir düşünceler diyarı açıyor çocukların önünde ve her öykünün bir mesajı olması gerektiği yargısını altüst ediyor.

Sincap o sabah uyandığında başucunda bir kitap buldu. Karıncanın kendisine sürpriz yapmış olduğunu düşünerek sevindi. “Ben gece uyurken gelip gizlice bırakıvermiş olmalı,” dedi kendi kendine. Okumak için sabırsızlanıyordu, ama hava öyle sıcaktı ki kitabı alıp gölete gitmeye karar verdi. “Hiç olmazsa ayaklarımı suya sokar, serin serin okurum kitabımı; hem belki karıncayı da görür teşekkür ederim,” diye düşündü.

Sincap kitabı kolunun altına sıkıştırmış gölete doğru giderken, nerden çıkıp geldiğini bir türlü anlayamadığı garip bir düşünce takıldı aklına. Sincap kuyruğunu kulağına sokup aklındaki düşünceden kurtulmaya çalıştı ama ııı ıhhh! Düşünce kafasından çıkmamakta direniyordu. Sincap kafasını salladı, amuda kalktı, silkindi ama nafile, bana mısın demedi kafasındaki düşünce. Şöyle diyordu: “Belki de ben gölete giderken bir terslik olacak ve oraya asla varamayacağım ya da belki korkunç bir fırtına çıkacak ve kitabı elimden kapıp götürecek. O zaman kitabı hiç okuyamayacağım.” Bunun üzerine sincap, aklına takılan düşünceye teslim oldu, olduğu yere çöktü ve kitabın ilk sayfasını açtı.

Ama sayfanın daha yarısına bile gelmemişti ki aklına başka bir düşünce takıldı. Aynı sayfayı üç kez okuduğu halde hiçbir şey anlamamıştı, çünkü aklına bir şey takıldı mı hayatta kitap okuyamazdı, daha doğrusu okuduğundan bir şey anlamaz, döne döne aynı sayfayı okur, yine anlamadığı için sinir olur, sonunda okumaktan vazgeçerdi. Aklına takılan düşünce bu kez de şöyle diyordu: “Ya ben burada oturmuş kitabı okurken, karıncanın başına bir iş gelirse ya da deprem olur da kitapla birlikte bir yarığın içine girip kayboluverirsem, o zaman karıncaya hiçbir zaman teşekkür edemem.” Bunun üzerine alelacele kalkıp karıncanın evine doğru yola koyuldu. Oraya vardığında kapıda bir not buldu. Şöyle diyordu notta: “Sevgili Sincap, seni aramaya çıkıyorum. Bana gelirsen bil ki seni aramaya çıktım. Seni bulamazsam, sen de bana gelip beni evde bulamazsan, akşam filin doğum günü partisinde görüşürüz. Sevgiler, Karınca.”

Sincap kitabını alıp gölete gitti. Ayaklarını suya sokup serinledi. Kurbağadan göletin diğer tarafına gidip vıraklamasını rica etti. Kitabını açıp okumaya başladı. O sırada aklına takılan bir düşünce olmadığı için saatlerce okudu. Sonra da filin doğum günü partisine gidip tıka basa yedi, dans etti. Karıncaya kitap için teşekkür ettiğindeyse karınca şöyle dedi: “Kitap mı, hangi kitap?”

MESAJ DEDİĞİN…
Hayır, yukarıdaki öykü Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri’nden alıntı değil, sadece karakterler ve mekân aynı. Ama ne yalan söyleyeyim, kitaptaki öykülerden biri olmasını çok isterdim, çünkü o zaman kitabı ben yazmış olurdum. Ne var ki kitabın yazarı 1941 doğumlu Toon Tellegen. Hollanda’nın önemli şairlerinden biri. Tellegen’in yapıtları arasında romanlar ve tiyatro oyunları da var. Çocuklar için yazdıklarının büyük bölümünüyse, kahramanları hayvanlar olan kısa öyküler oluşturuyor. Bu kısa öykülere fabl demek, kafamızdaki klasik fabl klişesinden ötürü hayli yanıltıcı olabilir. Çünkü Tellegen’in öyküleri eşi benzerine pek rastlamadığım türden. Bu öyküler, her duyduğumda tüylerimi diken diken eden, “Eveeeeet, şimdi söyleyin bakalım, bu öykünün mesajı nedir?” sorusunu yanıtsız bırakıyor. Daha doğrusu, bu tür sorulara yanıt vermeye tenezzül etmiyor, her öykünün sonunda çocuğa bu sorunun sorulması ve bir yanıt (hem de tek ve doğru bir yanıt!) alınması gerektiğini düşünenlere nanik yapıyor.

Toon Tellegen bir hekim, şair ve yazar. Farklı türde yazınsal eserler verse de kendini öncelikle şair olarak tanımlayan bir sanatçı ve çocuklar için yazdığı Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri’ndeki her kısa öykü bu tanımlamayı doğruluyor. Zira fazla sözden arınmışlık haline en yakın yazın türüdür şiir. Tollegen de felsefi öykülerinde olabildiğince az sözle uçsuz bucaksız bir düşünceler diyarı açıyor çocukların önünde. Okuduklarında garipseyeceklerine eminim; benim “alışılmışın dışında, sıra dışı” diye tanımlayacağım bu öyküler için onlar belki de “bir acayip işte” diyeceklerdir. Desinler de zaten; mümkünse biraz da acayip kitaplar okusunlar. Sonra da karşımıza dikilip sorsunlar: “Eveeeeeet, şimdi söyleyin bakalım, mesaj vereceğim diye yırtınmadan nasıl öykü yazılırmış?”

Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri
Toon Tellegen
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Çeviren: Burak Sengir
Mavibulut Yayınları, 656 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz