İyi Kitap

Öteki’den Barba’ya tiyatro tarihi

Öteki’den Barba’ya  tiyatro tarihi

Eraslan SAĞLAM

Habitus’un yayımladığı Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro Tarihi sıradışı bir tarih kitabı. Güzel çizimlerle hazırlanmış olan kitapta her yaştan okur bir şeyler bulabilir. Kendisi de tiyatro sanatçısı olan Eraslan Sağlam’ın dediği gibi, keşke adı “Herkes İçin Tiyatro” olsaymış!

İyi Kitap’ın “özgürlük ve demokrasi” sayısının ardından yazmak iyi geliyor. İnsanın bulunduğu mecraya/ medyaya güvenmesi iyi bir şey. Öyle bir sayıydı ki o, yazarının ürkmeden kalem sallayabileceğinin güvenini yaşattı.

Tam da bu güvenin ardından bir tiyatro tarihi kitabının bu sayfalara konuk olma önerisi nasıl bir mecrada yazdığımı anımsattı bana. Kısacası özlemişim buraları. Hele de direnişin ardından kafamız açılmışken, kültür/ sanat/edebiyatın konumlandığı yeri tekrar okumuşken… Editörüm yazacağım kitabı önüme açtı ama böylesine “Bir söyle, bin ah işit!” durumuyla karşılaşacağını sanırım o da tahmin etmiyordu. Kalbim ve aklım bilenmişken, sanatın içine tükürülmüşken, ucubeleştirilmişken, bir yayın organının ayrıksı kalabilme ihtimalinden korkmadan tiyatro kitabı yazısı istemesi nefesimi hızlandırdı.

Tiyatro denilen hevesin okulunu okumuş biri olarak bu alandaki eserlerin en taçlısının Özdemir Nutku’nun iki ciltlik Dünya Tiyatrosu Tarihi  olduğunu söyleyebilirim. Memet Fuat’ı da anmak gerekir. Sevda Şener ve Cevat Çapan da nitelik farkıyla tiyatro tarihinin farklı yönlerinin okunacağı hocalardır.

Bütün bu kıymetli akademisyenlerin tiyatro tarihi kitaplarının ardından Nerio Tello diye gazeteci/yazar bir bey çıkıp tiyatro tarihi kitabı yazıyor. Biyografisine baktığımızda gazetecilik, politika tarihi, edebiyat ve sosyal psikoloji gibi alanlarda çalıştığını görüyoruz. Yani –günahı boynuna– bildiğimiz kadarıyla tiyatroyla bir teşrik-i mesaisi yok. Önyargı için birinci  neden!

ÖTEKİ’NİN SİHRİ

Kitabın araştırmasında destek aldığı kişi tiyatro eserlerinde ve filmlerde sadece yönetmen yardımcılığı yapan Verónica Tejeiro. Önyargı için ikinci neden!

Tiyatro tarihi kitabı çizgi roman gibi “resimli mesimli” basılmış. Bu ne ciddiyetsizlik ve önyargı için üçüncü neden!

Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de adı Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro Tarihi. Dikkatinizi çekerim: Yeni Başlayanlar İçin! Bu da önyargı için dördüncü neden!

Yani önyargılarımızla bu kitaba el atmamız için yeterli nedenimiz var. Ama “tuhaf” İyi Kitap önümüze koyuverdi işte!

Başlıyorum okumaya. “Tiyatronun Kökenleri” bölümünde bir cümle dikkatimi çekiyor: “Ve insan ‘öteki’ olmadan yaşayamayacağından, ötekinin varlığıdır sihri belirleyen.”

Gözlerim faltaşı gibi açılıyor. “Öteki”nin tiyatronun ortaya çıkışındaki etkisi üstüne tez konusu bir cümleyle önyargılarımı yerle yeksan etmeye başlıyor, benim gibi “yeni başlayanlar için” yazılmış bir tiyatro tarihi kitabı.

EZBER BOZAN KİTAPLAR

Gezi Direnişi’nin bile değiştirmekte güçlük çektiği örümcek kafalı ben, bir tiyatro tarihi kitabının Dionysos şenlikleriyle ya da ilkel av törenleriyle başlayacağına şaşmaz inancımı muhafaza ederek, “öteki” ile ilgili şaşırtıcı bağlamını hemen unutup önyargılarımın sağlamasını yapıyorum. Bu kitapta tarih marih yok. “‘Eğer’ Estetiği”, “Aksiyon ve Kriz”, “Anlaşma (Konvansiyon)” bölümleri var kitabın başında.

Yedinci sayfaya usturup dükkânından satın alınmış ukalalığımla notumu düşüyorum: “Kavramsal kısımlarla yaklaşıldığı için kronolojik bir yol izlenmemiş. Dolayısıyla bu bir tiyatro tarihi kitabı değildir!”

Nasıl da eminim! Peki ya nasıl da eminim?

Aslında emin falan değilim. Sadece ezberim böyle…

Çünkü hemen iki sayfa sonra “Antik Yunanda Tiyatro” bölümüyle başlıyor kronoloji. Merakımdan hızla sayfaları karıştırıyorum. Özür dilerim. Kronoloji var ve bu bir tiyatro tarihi kitabı! Sadece alışılmışın dışında, önce kavramları koyup yol haritasını verdikten sonra kronolojiye geçiyor.

KAVRAMLAR EŞLİĞİNDE

Ancak ben bu kronolojik kısma geçmeden önce bir vefa borcuyla “Anlaşma (Konvansiyon)” bölümünde birkaç satır kalmak istiyorum. Bu bölüm, “Tiyatronun ‘olması’ için gereken tek şey anlaşmadır,” cümlesiyle başlıyor. Bir kaç satır altında ise “Bir anlaşmayı öneren oyuncu ve onu kabul eden seyirci, dramanın drama olarak varolması için gerekli koşulları sağlar. Sahneye yeni bir gerçek yerleşir,” yazıyor.

Bu cümlelerin üstünde durmanın sebebi işte yukarıda sözünü ettiğim vefa. Çünkü bu sözler müteveffa Ali Taygun’u getiriyor aklıma. Dil merakı ve uzmanlığıyla tanıdığım nadir tiyatroculardan Ali Taygun “Biz sahneye çıktığımızda seyirciyle bir ‘kavil’ imzalarız, el sıkışırız,” derdi. “Konvansiyon” demeyi elbette bilirdi ama “kavil” demeyi tercih ederdi. Ruhu şad olsun.

Antik Yunan bölümü ilerlerken, sonraki bölümlerde de sürdürülen yöntem, yani “kavramlar eşliğinde tiyatro tarihini okuma” yönelimi sürüyor. “Üç Birlik Kuralı ve Katharsis” bölümünde tragedyadan bahsederken, “Trajedi insanı, iki yönlü bir dönüşüm geçirir: Mutluluktan sefalete ve cehaletten bilgeliğe…” diye yazarak trajedi kavramına müthiş olgun bir perspektifle bakılmış oluyor.

Kitabın bir bölümün başlığı, “Bir Roma Buluşu Olarak Mesen”. “Mesen”lik kavramının yanında “sponsorluk” yavan kalıyor. Sözcüğün kökeni İmparator Augustus’un danışmanının adından geliyor: Gaius Maecenas. Yani “sanatın koruyucusu”. Bu destek meselesiyle ilgili önemli de bir tesbit var. Yazarların kendilerini özgürce ifade ettikleri Antik Yunan’ın aksine, Roma’daki devlet desteği içerikte bir yavaşlamaya neden olmuş. Öyle ki, imparatorluk dönemi Roma’sının drama edebiyatı ardında neredeyse hiçbir tanık bırakmamış.

HAMLET’TEN SARTRE’A

Yazar Elizabeth dönemi tiyatrosunu incelerken sözü tabii ki Shakespeare’e getiriyor. Ve tabii ki Shakespeare’in Hamlet’ine. Bir kez daha şaşırıyorum. Çünkü yazar bölümü Sartre alıntısıyla kapatıyor: “Başarısız olduktan sonra ölmek kolaydır, zor olan yaşamaktır.” Nerio Tello bunu ileri bir entelektüel düzeyle Hamlet’e bağlıyor: “Ve o Hamlet, bunu bilir.” Bunu Mîna Urgan’a söylemek  isterdim.

Tiyatro tarihi kitaplarının genel zaafiyeti (hadi iyicil bir bakış açısıyla kaynak yetersizliği diyelim ) kanımca şu: Kitap hacminin büyük bir kısmı Antik Yunan’dan başlayıp Elizabeth dönemine gelerek, Batıcıl düşünce tarzındaki tiyatro görüşüne ve tarihine ayrılır. İkinci Dünya Savaşı sonrası tiyatro bu kaynaklarda yok denecek kadar azdır. Sanki bu süreç Çehov’la, İbsen’le sona ermiş gibidir. Daha yetkin kitaplar içeriğine Amerikan dramını da dâhil eder.

Bu kitapta şapka çıkarılacak en önemli unsur ise adaletli bir biçimde aynı hacmin Doğu ve Avrupa tiyatrosuyla birlikte yakın dönem tiyatrosuna da ayrılmış olması. Bunu üstün körü bir şekilde yapmıyor. Stanislavski gibi oyunculuk kuramcılarından Brecht’e, oradan yoksul tiyatronun Grotowski’sine geliyor kitap. Pina Bausch, Tadeusz Kantor, Peter Brook, Ariane Mnouchkine, Eugenio Barba, Augusto Boal… Bu isimler yetmezmiş gibi kitap Küba tiyatrosuna, Arjantin tiyatrosuna geliyor.

İllüstrasyonlara değinmeden yazıyı sonlandırmak istemem. Tiyatro insanlarının ve yazarların çizimleri olağanüstü. Ama en takdire şayan kısmı ise oyunların illüstrasyonları. Hepsi bir tiyatrocunun elinden çıkmışcasına inandırıcı ve heyecan verici. Nasıl oluyor da bir çizer Medea gibi kült bir eseri bir sayfalık bir çizimle anlatabiliyor? Bravo!

Bu tarih kitabını okuyabiliyor, izleyebiliyorsunuz. Tam da tiyatroya yakışır bir biçimsel yönelim. Bir çocuğun eline geçtiğinde (umarım geçer) onu tiyatroyla ilgili fikir sahibi yapabilir. Daha ileri yaşlar için ise biçilmiş kaftan. Ama eğer konservatuvara hazırlanıyorsanız ve hatta konservatuvar okuyorsanız bu kitabı kütüphanenize koymanızı tavsiye ederim. Benim gibi konservatuvar yıllarını geride bıraktıysanız Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro Tarihi sizi tazeleyecektir. Seyirciyseniz kılavuzunuz olabilir. Yan etkisi ise; tiyatronun uzun ve meşakkatli yolculuğuna baktığınızda, sanatı destursuz ağzına almayı kolay sanan erki anlamanız daha da zorlaşacaktır.

Keşke kitabın adı “Herkes İçin Tiyatro” olsaymış!

Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro Tarihi Nerio Tello Resimleyen: Alejandro Ravassi Çeviren: Deniz Eyüce Habitus Kitap, 200 sayfa

Yeni Başlayanlar İçin Tiyatro Tarihi Nerio Tello Resimleyen: Alejandro Ravassi Çeviren: Deniz Eyüce Habitus Kitap, 200 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz