İyi Kitap

Kardeşim benim!

Aylin OMİNÇ

Fransız yazar M. A. Murail’den gene çarpıcı bir roman: Sıradışı Basit. Annelerinin ölümünden sonra yeniden evlenen babaları, bedenen 22, zihnen 3 yaşında olan Basit’i akıl hastanesine kapatmaya karar veriyor, fakat 17 yaşındaki kardeşinin bambaşka bir planı var.

2013’ün sonlarında Marie Aude Murail’i Yıldızı Dişi adlı romanıyla tanıdık. Yazar, bir aile dramı sayılabilecek hikâyesindeki güçlü çocuk karakterler, sorguladığı toplumsal öğretilmişlikler (aile, vesayet, eşcinsellik) ve konuya mizahi yaklaşımı ile gençlik edebiyatı adına umudumuzu pekiştirmişti. 2014’ün başındaysa yine etkileyici ve toplumsal algılarımızı altüst edecek bir hikâyesi olan Sıradışı Basit’i okuma fırsatı bulduk.

“Sıradışı” ve “basit” gibi zihnimizde pek bir araya gelmeyen kavramları bir kitabın başlığında gördüğümüzde şaşırıyoruz ve Murail’in bize gene zorlu, ezber bozan bir okuma serüveni hazırladığını anlıyoruz. Bu sefer konumuz engellilik, yetişkinlik, sorumluluk, normallik, anormallik…

Sıradışı Basit’in ana kahramanlarına kısaca göz attığımızda kitaba dair bir kanaat edinmiş oluyoruz aslında. Basit; dünya yaşı 22, fakat zekâ yaşı yalnızca 3. Bay Şavşan; uzun kulaklı, pelüş bir tavşan. Zaman zaman Basit’in içindeki yaramaz “küçir” adamları harekete geçiren, zaman zaman da onun suçunu üstlenen bir nevi vantrolog kuklası ve dostu. Basit ve Bay Şavşan bu hikâyenin ayrılmaz ikilisi. Kléber; Basit’in 17 yaşındaki kardeşi. Onun yasal vasisi olamamasına rağmen abisinin akıl hastanesine kapatılmasına gönlü razı olmadığından bir sürü riski göze alarak yeni bir hayat kurmak üzere onu alıp Paris’e gelen kişi.

YENİ BİR HAYAT

Annelerinin ölümünden sonra yeni bir aile kurma isteği ile yeniden evlenen babaları, Basit’i bu ailenin dışında tutarak bir akıl hastanesine yerleştirmeyi uygun görür. Ve macera Kléber’in abisini hastanede bırakmayıp birlikte yaşayacakları bir ev aramaya koyulması ve bunun hiç de kolay olmayacağını fark etmesi ile başlar. Kléber karşılaştığı onca olumsuzluğun ardından ikisi için bir oda kiralamaya karar verir. Bu kararın hayatlarını nasıl değiştireceğinden, onları ne gibi sürprizlerin beklediğinden haberdar değildir.

Üzerinde “EV ARKADAŞLARI” yazan zile basarlar. Ev arkadaşları 4 üniversite öğrencisidir. Şeytani güzelliğe sahip olduğu düşünülen, zeki tıp öğrencisi Aria. Gizlice yazdığı romanla yeteneğini belli eden ve Aria’ya hissettiği takıntılı aşkla boğuşan Enzo. Aria’nın kardeşi ve evin duygusal orta yolcusu Corentin. Ceset parçalayıcı lakabıyla (tıp okuduğundan) Aria’nın sevgilisi, mantık timsali Emmanuel.

Evin sessiz uyumunda eksik olan heyecan Kléber, Basit ve tabii ki Bay Şavşan’ın taşınması ile tamamlanmış olur. Aslında ev ahalisi için yeni bir dönem başlamaktadır. Hayat, Basit için hiç de kolay değildir ama diğerleri için bazen daha da zorlaşır. Çünkü Basit ne bir yetişkin kaygısıyla ne de bir çocuk kurgusuyla kontrol edilebilir. Sevgi ve güven hissetmek her insan gibi Basit için de yeterlidir. Buna karşılık Basit’in toplumsal kaygıları, kontrolleri yoktur ve algı dünyasında yemek, uyumak, sevişmek, konuşmak birbirine eşdeğer eylemlerdir. Duygularını ifade edeceği kavramlar (iyikötü) nettir; dahası kendi kelimelerini yaratır, kimi zaman da kendi dilini konuşur. Basit’in yalınlığı ve farkındalığı karşısında evdekilerin her biri kendi hayatını zora sokan ve karmaşıklaştıran tutumlarıyla yüzleşme fırsatı bulur.

Romanda 20’li yaşların başındaki karakterler kendilerini, hayatı, aşkı, cinselliği, “normal”liği birlikte keşfediyorlar. Bizse okur olarak bu karakterleri adım adım takip ederken aşkın, sevginin, genetik bağların, dostluğun ve kendi gerçekliğini yaşamın içinde değiştirip dönüştürmenin ne anlama geldiğini kavrıyoruz.

Sıradışı Basit Marie Aude Murail Çeviren: Sibil Çekmen Tudem Yayınları, 208 sayfa

Sıradışı Basit Marie Aude Murail Çeviren: Sibil Çekmen Tudem Yayınları, 208 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz