İyi Kitap

Her derde deva dostluk ilacı…

Her derde deva dostluk ilacı…

Şiirsel TAŞ

Philip Stead’in yazıp Erin Stead’in pastel renklerle can verdiği bol ödüllü kitap Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün, türdeşliği aşan kara gün dostluğunu anlatıyor. Hikâye yalın ve nesnesiz bir evrende, sessizce canlanıyor, aynen yaşlı Amos gibi bize de şifa veriyor.

“Resimli çocuk kitabı” ile “içinde resimler olan çocuk kitabı”nı birbirinden ayırmak gerek. Genel anlayış, içinde resim ne kadar çok, metin ne kadar azsa kitabın resimli çocuk kitabına o denli yaklaştığı yönünde. Hâlbuki kazın ayağı öyle değil. Şöyle: Resimle metin kitapta hemhâl olabildiği ölçüde o kitap resimli çocuk kitabı olmaya yaklaşıyor. Kimseler alınmasın, bu bir kural değil elbette ama benim bugüne kadar rastladığım en iyi örneklerin ortak özelliği, yazarla çizerin bir olması. Kimi zaman da aynı akıldan çıkmışçasına ortak ruh taşıyan, fakat iki farklı beynin-elin emeği olan çalışmalar çıkıyor karşımıza. Bu da bir kural değil belki ama kaç kişinin zihinsel-yaratıcı-teknik becerisiyle ortaya çıkmış olursa olsun, naçizane fikrim şudur ki, iyi bir resimli çocuk kitabında resim metni, metin resmi; kitap okuru, okur kitabı kucaklar.

KARA GÜN DOSTLUĞU

Bu gruba giren kitapların güzel örneklerinden biri de Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün. Metin yazarı aynı zamanda bir illüstratör olan Philip Stead, resimleyen ise Erin Stead. Dolayısıyla tek akıldan çıkma bir kitap değil, ikili bir çalışma söz konusu. Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün Erin Stead’in resimlediği ilk çocuk kitabı ama ardından başkaları gelmiş. Kendi halinde, yalın bir öyküsü var. Resimli çocuk kitaplarında görmeye alışkın olduğumuz, hatta belki de en sık ele alınan tema: Dostluk. Daha doğrusu kara gün dostluğu.

Hayvanat bahçesindeki hayvanların bakımından sorumlu olan Bekçi Amos, her gün apartmanlar arasında sıkışıp kalmış nohut oda bakla sofa evinden çıkıp otobüse biner, işe gider. Nasıl biridir Amos? İki üç parça eşyasıyla mütevazı bir hayat süren, kendi halinde yaşayıp giden yaşlı bir adam. İki üç parça eşya dedim ama bir de es geçemeyeceğim, çocukluğundan kalma olsa gerek, bir oyuncak ayısı var. Çocukluğuna, geçmişine saygısı olan biri Amos. Hâlâ komik fareli terlikler giyebilecek kadar da çocuk ruhlu. Yaşı ilerleyip, yılların yükü sırtına binince hafifçe kamburu çıkmış. Sanırım pek fazla insan olmamış hayatında. Bir penguen resmi dışında, fotoğraf yok yaşadığı evin duvarlarında. Besbelli ki türdeş bir dostluk aramamış ya da aramış ama belki de yediği kazıklardan sonra dostluğun türden bağımsız bir yoldaşlık olduğunu anlamış. (Bunların hiçbiri yazmıyor öyküde. Erin Stead’in resimlerinden okudum bütün bu detayları. Çocuklar detay yakalama ustasıdır. Onlara öykündüm biraz. Her okur belki de bambaşka bir Amos okuyacak, bilemem.)

Yaptığı iş, işten öte bir şey Amos için. Fille satranç oynar, kaplumbağayla yarışır, utangaç penguene sessizce otururken eşlik eder, alerjisi olan gergedanın akan burnunu siler, karanlıktan korkan baykuşa hava kararırken masal okur. Gelgelelim, Amos günün birinde hastalanıp yatağa düşer. O gün işe gidemeyince meraklanan dostları, yaşlı bekçinin evinin yolunu tutar. Her gün Amos’u hayvanat bahçesine götüren otobüs bu kez sevgili dostlarını ona getirir. Dostluk çift yönlü bir yolculuktur ve insanı sadece yatak istirahatı ile ilaç değil, bir o kadar da, yalnız olmadığını hissettiren ilgi şifaya kavuşturur.

ŞİFA VEREN RESİMLER

Erin Stead ahşap baskı tekniği kullanarak renklendirmiş sayfaları. Sonra da detayları karakalemle derinleştirmiş. Galiba o kadar çok yorulmuşuz ki çok anlamlı bir şey söylemek istiyormuşçasına bas bas bağıran içi kof seslerden, gözümüze gözümüze sokulan renklerden, içimizi gıcıklayan sentetik dokulardan ve kokulardan; Amos’un yalın dünyasındaki pastel renkler, eşyasızlık, nesnesizlik, boşluğu dolduran ve her sayfada varlığını hissettiren, insanın içini ısıtan o dostluk pek iyi geliyor, bir nevi şifa veriyor insana.

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün Philip C. Stead Resimleyen: Erin E. Stead  Çeviren: Esin Uslu  Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün Philip C. Stead Resimleyen: Erin E. Stead
Çeviren: Esin Uslu
Yapı Kredi Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz