İyi Kitap

İnek tehlikeli bir hayvandır!

Mayıs sayımızın dosyasında “Doğa ve Çevre” konusunu merceğimize aldık. Nedenini açıklamaya pek de gerek yok aslında dünyamızın aldığı hâl düşünülünce… Ama gene de iki çift laf etmek gerekirse, insanın dünyanın kaynakları sanki sınırsızmışçasına, üstelik dünya üzerinde kendisinden başka bir canlı yaşamıyormuşçasına benimsediği tüketim ideolojisi artık gezegenin sınırlarını zorluyor. Saatte nesli tükenen canlı sayısını ya da yok olan ormanlık alanların yüzölçümünü burada anmayacağım, içerdeki yazılarda o korkunç rakamlarla sık sık karşılaşacaksınız. Ranta dayalı kentsel talanın şehirleri giderek daha yaşanmaz, daha insanlık dışı bir hâle getirdiğini gün be gün bizzat yaşıyoruz. Yediğimiz şeyden, içtiğimiz sudan şüphedeyiz. Temiz suya ve yeterli yiyeceğe sahip olmayan yığınla insan da cabası. Küresel ısınma dünyanın sonunu ha getirdi ha getirecek diye yaşamaya alıştık. İklim felaketleri dünyanın çeşitli yerlerinde kendini gösteriyor. Sonrasını bilmiyoruz ya da tahmin etmek istemiyoruz.

Dosyamızda  doğa, çevre, ekoloji temalı başvuru kitaplarına yer verdik. İnsan tanıdığı şeyi daha kolay sever ve daha iyi korur ne de olsa. Edebiyatta insanın doğayla ilişkisini, o ilişkinin insanın varlığında tuttuğu çok boyutlu yeri işleyen kitaplar şarttı. Salt ampirik bilgi yetmez çünkü sevginin oluşmasına. Son olarak da dergimizin daha önceki sayılarında tanıttığımız, aynı temalı kitaplardan oluşan bir “Vitrin” hazırladık. Orada da ilgili kitapların kısa kısa tanıtımlarının yanı sıra eğer dilerseniz, daha kapsamlı olarak tanıtıldığı sayının bilgisine ulaşabilirsiniz. 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nüz erkenden kutlu olsun!

İnek tehlikeli bir hayvandır!

Yıldıray KARAKİYA

Küresel ısınmanın sonuçlarının tüm dünyayı tehdit ettiği, saniyede dörtten fazla bebeğin doğup saatte üç türün yeryüzünden silindiği günümüzde, Dünya’yı tanımaya, anlamaya, onun üzerindeki etkilerimizin farkına varmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Eğer tehlikenin farkında değilseniz inek size gayet zararsız bir hayvan gibi görünebilir. Eğer tehlikenin farkındaysanız, yalnızca ineğin değil, otçul hayvanların hepsinin tehlikeli olduğunu bilirsiniz. Hayır, “Köpekbalıkları yılda şu kadar az sayıda insanın ölümünden sorumlu, oysa eşek şu kadar çok sayıda insanın ölümünden sorumlu,” gibisinden bir istatistik bilgisi verecek değilim. Beklentiniz buysa, tehlikenin gerçekten de farkında değilsiniz demektir. Oysa Dünya Önemlidir.

Belki de tehlikeyi duymuş ama inanmamışsınızdır. Galileo Galilei, “Dünya, Güneş’in etrafında dönüyor,” dediğinde ona da kimse inanmamıştı. Eh, Dünya Güneş’in etrafında dönüyor, değil mi?

Şüpheli ineklerle Galileo’yu zihnimizde yan yana getirecek kadar aklımızı başımızdan alan tehlike, küresel ısınma ve iklim değişikliğinden başka şey değil. Kurbağanın öyküsünü bilirsiniz; hayvancağızı ortam sıcaklığında suyla dolu bir tencerenin içinde kısık ateşin üzerine koymuşlar da piştiğini anlamamış bile.

Hah işte, şimdi de bir kurbağa çıktı karşımıza! Durumun ciddiyetini, tehlikenin korkunçluğunu anlayın artık! Olmuyor mu? Anlamakta zorlanıyor musunuz? O hâlde buradan buyurun; Dünya Önemlidir sizin için konuyu Büyük Patlama sonrası, Dünya’nın gaz, toz ve alevden bir küre olduğu günlerden başlayarak ele alıyor. Kitabın giriş bölümünde, Dünya’nın Güneş Sistemi’ndeki konumundan başlayarak yaşam için ne kadar da uygun bir ortam sunduğuna dair açıklamalar yer alıyor. Bu bölümün özeti “denge” sözcüğünden ibaret adeta. Kitabın dert edindiği meselenin özünde de “denge” sözcüğüyle karşılaşıyoruz ama bu defa bozulmuş hâliyle çıkıyor karşımıza. Bizim tarafımızdan bozulmuş hâliyle demek daha doğru olur.

Her saniye dörtten fazla bebek doğuyor, ikiden az insan ölüyor. Son tahminlere göre insan nüfusu 2075 yılında 9,22 milyar olacak. İnsan türü her geçen saniye çoğalırken, Dünya’yı paylaştığımız 30 milyon türün binlercesi tehlike altında. Bilim insanlarına göre yılda 30.000 türü, yani saat başı 3 türü kaybediyoruz. Böyle bir kitlesel yok oluş, yaşam tarihi boyunca beş kez yaşandı. Bunların her biri büyük jeolojik olayların sonucu olarak ortaya çıktı. Bu kez durum farklı! Altıncı kitlesel yok oluşa, hızla çoğalan ve bitmek bilmez ihtiyaçlarını karşılamak için Dünya’yı hızla tüketen insan türü neden oluyor.

Tüketim büyüdükçe enerji ihtiyacı da büyüyor. Enerji ihtiyacımızın büyük bölümünü petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil yakıtlarla karşılıyoruz.

İnsan tarafından atmosfere salınan karbondioksitin yüzde 80’inin kaynağı da işte bu fosil yakıtlar. Eğer Dünya’daki tüm fosil yakıtları sonuna kadar yakarsak, Dünya’nın sıcaklığı 4 dereceden fazla artacak. Buna karşılık sadece enerji tasarrufu yaparak 2020 yılına kadar sera gazı salınımlarını yarıya indirebiliriz.

AZ TÜKET, YENİDEN KULLAN Çöp ihraç eden ülkeler, karbon ve ekolojik ayak izi, sürdürülebilir yaşam gibi birbirinden önemli konuların ele alındığı giriş bölümünün ardından kitap yeryüzünün farklı ekosistemlerini teker teker ele alıyor. Her bir ekosistemin  yapısı, barındırdığı yaşam çeşitliliği ve karşı karşıya kaldığı tehlikelerle bunlara yönelik çözüm önerileri iyi  seçilmiş fotoğraflar ve özenle hazırlanmış çizim ve infografiklerle anlatılıyor.

“Dünya’ya Yardım Etmek” başlıklı son bölümde, Dünya’nın tek bir atmosfer altında her şeyin birbirine bağlı olduğu dev bir ekosistem olduğuna dikkat çekiliyor. Her bir birey kendi küçük yaşam alanında yaptıklarıyla bu büyük ekosisteme etki ediyor. İklim değişikliğinin insanları da tehdit eden etkilerinin anlatıldığı bölümün büyük kısmı, Dünya’yı yok oluştan kurtarmak için neler yapabileceğimize ayrılmış. Yenilenebilir enerji kaynakları ve bu kaynaklardan elde edilen enerjinin verimli kullanımı için yapılan önerilerle kitap son buluyor: Az tüket, yeniden kullan, geri dönüştür!

Unutmadan, ineğin neden tehlikeli bir hayvan olduğunu da anlatayım. Metan gazı, küresel ısınmadan sorumlu gazların başında geliyor. Üstelik metan gazı karbondioksite göre sekiz kat daha etkili. Metan, çürüyen çöplerden, pirinç tarlalarından geliyor. En çok metan üreten kaynakların başındaysa inek gibi otçul hayvanlar var. Yani ineğin tehlikesi ne ısırmasından ne tepmesinden ne boynuz vurmasından kaynaklanıyor. Siz her hamburger yediğinizde çok uzaklarda bir yerlerde binlerce inek osuruyor. Hamburger yemeyin!

Dünya Önemlidir David de Rothschild Çeviren: Levent Türer Tudem Yayınları, 256 sayfa

Dünya Önemlidir
David de Rothschild Çeviren: Levent Türer Tudem Yayınları, 256 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz