İyi Kitap

Vikingler ve ejderhalar geri geldi!

Vikingler ve ejderhalar geri geldi!

Banu BOZDEMİR

İngiliz yazar ve illüstratör Cressida Cowell’ın Ejderhanı Nasıl Eğitirsin serisinin ilk filmi 2010 yılında vizyona girmişti. Hevesle beklenen ikinci film de nihayet gösterime girdi. Kıllı Holiganlar Kabilesi’nin Reisi Kayıtsız Zebella’nın oğlu çelimsiz Hıçkıdık’ın ejderhalarla mücadelesi tam gaz devam ediyor.

Yazarın çocukluk anılarında yer etmiş Vikingler’in renkli dünyasına uzanınca, eminim birçoğumuzun kafasında hâlâ dipdiri duran Vikingler çizgi filmi tekrar canlanıvermiştir. Koca Viking adamları arasında küçücük kalan, olayları kaba kuvvetle değil akılcı ve nazik çözümlerle halletmeyi deneyen ve burnunu kaşıyınca çözüme ulaşan Viki kesinlikle Hıçkıdık’a ilham olmuş.

Günışığı Kitaplığı’nın özenli çalışmasıyla beşinci kitaba ulaşan seride yazarın Hıçkıdık tanımlaması da tam Viki’ye denk düşüyor. Yani veliaht olamayacak kadar cılız, karizmadan uzak, zaman zaman korkan, savaşmak yerine mantık üretmeye çalışan ama bir yandan da cesaretin anlamını değiştiren bir küçük oğlan Hıçkıdık. Bunun da farkında, yani öyle çok da kafaya takmıyor bu durumu, çünkü akılcı çözümlerin er ya da geç sonuca götüreceğine inanıyor. Tabii önce Holiganlar Kabilesi’nin geleneğine göre kendi ejderhasını kendisi yakalamak zorunda… Hıçkıdık ve küçük ejderhası Dişsiz’in maceraları, evet kesinlikle macera, tehlikeli sulardan karanlık ve soğuk mağaralara, büyük bir ejderhanın midesinden Ürkünç İsterikler Köyü’ne  kadar uzanıyor.

Diğer yandan, serinin tamamını okuyunca biraz şaşırdığımı söylemeliyim. Çünkü artık sayısı iki olan filmlerde, ejderhamız Dişsiz, kitabın aksine, Hıçkıdık’ın koynunda yaşayan, koltukaltında ısınan, avuç içi kadar bir ejderha değil, Hıçkıdık’ı sırtında istediği yere ulaştıran, koca siyah gözlü bir ejderha… O yüzden ister istemez kitapla filmin macera mantığı biraz değişiklik gösteriyor. Yani kitapta Hıçkıdık’ın ellerinde bir yerlere taşınan Dişsiz, filmlerde Hıçkıdık’ı taşıyor. Tabii tanışmaları da birbirlerini yaralayarak oluyor, ikisi de birbirinden bir parça koparıyor ve yerine koydukları şeylerle birbirlerine bağımlı hâle geliyorlar.

İTKOKAN OTKAFA MI?..

Ejderhanı Nasıl Eğitirsin animasyonlarının sinemanın görsel dilini sınırsızca kullandığını söylemek mümkün. Zaten Şrek, Magadaskar gibi çok sevilen serilere imza atan Dreamworks’ün elinden çıktığı için hikâyenin görsel anlatımla uyumu tartışılmaz. Bir de filmdeki dilin daha naif olduğunu söylemek mümkün, kitaplarda dil, yazarın tercih ettiği bir jargonla daha “fırlama” bir şekilde kullanılmış; Kümüklüküstah ve İtkokan Otkafa gibi.

Seriye giriş yapmak için ilk kitap olan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’den başlayabiliriz. Tabii kitapların başka bir özeliği de Cressida Cowell’ın, yani yazarın, kendisini kitabı eski dilden çeviren biri olarak sunması. Yazarlık payesini kitabın başkahramanı olan Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık’a vererek bir anı kitabı havası yaratmış.

İlk kitapta Hıçkıdık ve Dişsiz’in birbirlerini bulma, anlama ve tanıma süreçleri anlatılıyor. Ama serinin her kitabında karakterler okura bir kez daha tanıtılıyor, yani seri ruhu devam ederken her kitabın ayrı bir macerası olduğu vurgulanıyor. Hıçkıdık ve Dişsiz’in buluşması biraz tesadüf tabii, Yabani Ejderha Kayalığı’nda diğer büyük ejderhaları uyandırmadan kendilerine küçük yavru bir ejderha seçmeye çalışan on kadar çocuğun arasından bir tek Hıçkıdık’ın işi ters gidiyor ve uyanan ejderhalardan kaçarken eline geçen Dişsiz’i sepetine atan Hıçkıdık’ın maceraları böylece başlamış oluyor. Her kitapta mutlaka vahşi, büyük, azman ejderhalarla karşı karşıya gelen Hıçkıdık ve Dişsiz (Hıçkıdık’ın en yakın arkadaşı Balıkayak ve ejderhası Dehşetinek de işin içinde) çeşitli badireler atlatarak son anda kurtulmayı başaran biraz beceriksiz, biraz inatçı ama iyi anlaşan kafadarlar.

Maceranın ikinci ayağı Ejderhaca Nasıl Konuşursun ise Hıçkıdık’ın ejderhalarla ilgili aldığı notları kapsıyor, ejderhaların ne konuştuklarını tek anlayan Hıçkıdık olduğu için kendisi de not defteri de bu anlamda hazine değerinde.

İkinci kitap sıcak seven Romalılara karşı soğuk Vikingleri anlatsa da sıska Roma valisinin Hıçkıdık’ın elinden defterini alması ve nereden çıktığı belirsiz bir ağın Dişsiz’i kapmasıyla başka bir yola giriyor. Hıçkıdık hem defterinin hem de Dişsiz’in peşine düşüyor. Tabii azılı rakibi Sümüklüküstah’ın alaylı laflarına kulak asmadan, Kıllı Holiganlar kabilesinin arkasından konuştuklarını duymadan… Bu kitapta Hıçkıdık’a “Evrenin En Güçlü Varlığı” olduğunu iddia eden Zigerista isimli küçük ejderha eşlik ediyor ve Romalıların elinden, karanlıktan korkan ve küçücük kafeste sıkılan Dişsiz’i kurtarma yarışı başlıyor.

Serideki ana fikirlerden birisi de önyargıları kırmaya çalışmak. Hıçkıdık’tan tutun da Dişsiz ve Zigerista’ya kadar herkesin korkuları olduğu kadar cesur olduğu yönleri de var.

“MÜTHİŞ MAHARETLİ” KORUZMA OLUYOR!

Serinin son kitabı Ejderha Tehlikesi Nasıl Savuşturulur’da çocuklar ilk defa bir ejderhaya binmeyi öğreniyor, yıllar önce toprakları terk eden yaşlı Müthiş Maharetli geri dönüyor ve Hıçkıdık’a onların diliyle koruzma (koruma) oluyor ama niyetin çok farklı olduğu kitabın ortalarında ortaya çıkıyor. Hıçkıdık’ın kitaplarda neredeyse hiç adı geçmeyen annesinin gizemi ortaya çıkıyor. Kıllı Holiganlar Kabilesi’nde işler ne kadar karışık olsa da her zaman barışçıl bir çözüm yolu bulunuyor. Yanardağlar patlasa, koca koca yangınlar çıksa, ortalık bir anda buza kesse de çözümler ardı sıra geliyor. Hıçkıdık ve Dişsiz kimi zaman kavga ederek, kimi zaman uzlaşarak zor işlerin üstesinden geliyorlar. Ejderha Tehlikesi Nasıl Savuşturulur ikinci filme biraz ilham katmış gibi ama filmde, uzun zamandır kayıp olan anne geri dönüp baba Kayıtsız Zebella hayatını kaybederken; kitapta, savaşçı bir ruha sahip olan anne hayatını kaybediyor.

İki filmin de yönetmeni olan Dean DeBlois senaryoyu da yazmış. Sonuçta yapılan büyük değişiklikler konusunda yazarla mutabık kaldıklarını düşünmek en doğrusu. Yoksa Cowell izin vermezdi, kitabının böyle güzel filmlere ilham olup biraz da değişmesine. O zaman benden de bir itiraf gelsin, beş kitabı okumuş biri olarak filmleri daha çok sevdiğimi ve yaratıcı bulduğumu söylemek isterim. Tabii görsel her zaman daha etkilidir, bunu da unutmamak lazım. Diğer yandan kitaplar, Vikinglere ve onların zorlu yaşamlarına uzanması, ejderhalarla insanlar arasında sürekli değişen bir iyilik ve kötülük dünyası kurması açısından çok anlamlı elbette. O yüzden kitapların fantastik dünyasından filmlerin görsel dünyasına akmak gerçekten de çok zevkli…

Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık Ejderha Tehlikesi Nasıl Savuşturulur  Cressida Cowell Çeviren: Mine Kazmaoğlu  Günışığı Kitaplığı, 256 sayfa

Korkunç Gıcık III. Hıçkıdık Ejderha Tehlikesi Nasıl Savuşturulur
Cressida Cowell Çeviren: Mine Kazmaoğlu
Günışığı Kitaplığı, 256 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Sinema yazarlığına Klaket sinema dergisinde başladı. Dört yıl Milliyet Sanat dergisi ve Milliyet gazetesinde sinema yazarı, kültür sanat muhabiri ve şef yardımcısı olarak çalıştı. İki yıl Skytürk Televizyonunda sinema, sanat ve “Sevgilim İstanbul” programlarında yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak görev aldı. Antrakt Sinema Gazetesi’nde iki sene editör olarak çalıştı. Tarihi Rejans Rus Lokantasına hazırlanan “Rejans Tarihi” ve “Rejans Yemekleri” kitabının editörlüğünü yaptı. Rejans Rus lokantası başta olmak üzere birçok şirketin basın danışmanlığı görevini üstlendi. Film + sinema dergisine Türk sineması röportajları yaptı. Küçük Sinemacılar, Benim Trafik Kitabım, “Çevremi Seviyorum” adı altında on iki tane “çevreci”, üç tane fantastik çevre temalı toplam 20 adet çocuk kitabı bulunuyor. Sosyal medyada yolunu kaybeden bir genç kızın maceralarını anlattığı “Leylalı Haller” yazarın ilk romanı. Kaşif Karınca ise beyaz yakalılara çocuk kafasıyla yazdığı ufak bir yaşam manifestosu özelliği taşıyor. TRT’ye çektiği ‘Bakış’ adlı bir kısa filmi bulunuyor. Halen aylık sinema dergisi cinedergi.com'un editörü, ileri haber, beyazperde.com ve öteki sinema yazarı. Kişisel yazılarını paylaştığı banubozdemir.com sitesi de bulunan yazar filmlere ve festivallere basın danışmanlığı yapıyor, sinema ve kısa film atölyelerinde ders veriyor. Çocuklarla sinema atölyeleri düzenliyor.

Yorum yaz