İyi Kitap

Gönül gözüyle görmek

Gönül gözüyle görmek

Suzan GERİDÖNMEZ

Andreas Steinhöfel’in toplam 30 dile çevrilen ve başta Uluslararası Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü olmak üzere birbirinden önemli ödüller kazanan Rico ve Oskar serisinin üçüncü ve son kitabı çıktı. Steinhöfel’in bize anlattığı bu dünyadan, bu şahane ikiliden ayrılmak hepimize zor gelecek.

Andreas Steinhöfel’in yazdığı Rico ve Oskar serisinin üçüncü ve son kitabının Türkiye’de okurla buluştuğu şu günlerde, eserlerin anavatanı olan Almanya’da iki sıradışı kahramanın maceralarını konu alan sinema filmi gösterime girmiş bulunuyor. Toplam 30 dile çevrilen ve başta Uluslararası Alman Gençlik Edebiyatı Ödülü olmak üzere birbirinden önemli ödüller kazanan serinin ilk kitabından sonra devam kitapları da dünya çapında büyük bir ilgiyle karşılandı. Öylesine ki Rico ve Oskar daha şimdiden çağdaş çocuk ve gençlik edebiyatının klasikleşmiş figürlerinden sayılıyor.

Bu epey ilginç doğrusu. Çünkü aslını isterseniz seri çocuk edebiyatında alışkın olmadığımız, bu alanda söz sahibi önemli bir kesimin, gerçek hayatta var olmasına karşın, çocuk kitaplarında görmemeyi tercih ettiği bir dizi olgu ve figür barındırıyor.

Örnek olarak Rico’nun bekar annesinin gece kulübünde çalışmasını mı istersiniz, aynı apartmandaki üniversite öğrencilerinin kızlı-erkekli yaşamasını mı? Rico ve Oskar’ın çıplaklar kampında üryan üryan dolandığından mı bahsedelim, yoksa merdiven aralığında hoşbeş ettikleri komşunun hemcinsi sevgililerini sık sık değiştirmesinden mi? Sayabileceklerimiz, çocuklara zaman zaman bakıcılık yapan Bayan Dahling’in depresyonları, apartman görevlisi Mommsen’in alkole düşkünlüğü ya da Oskar’ın babasının derin ruhsal sorunlarıyla da bitmiyor.

Belki de meseleye baştan, yani düşünceleri sık sık birbirine karışan Rico’nun derin yeteneğinden ve onun neredeyse her şeyi, öncelikle de her şeyin riskini bilen, hayattan korunmak için kamuflaja başvuran arkadaşı Oskar’ın üstün yeteneğinden  yaklaşmalı.

Ne de olsa bu malzeme başka  bir yazarın elinde büyük olasılıkla, “öteki” diye tanımlanan kahramanlarının sorunlarına duyarlılıkla eğilen, aynı duyarlılığı okura da aşılamaya çalışan, hoşgörü mesajlarıyla dolu sorun odaklı bir esere dönüşürdü. Oysa Steinhöfel’in, kendi deyimiyle, sorun edebiyatıyla sorunu var.

HERKES KADAR İYİ!

Onun Rico ve Oskar’ı herkes kadar farklı, herkes kadar öteki. Okurun gözünde elle tutulabilen, kanlı canlı kahramanlar olarak şekillenen yan figürlerin alkolikliği, cinsel yönelimleri ya da depresyonları da öyküye renk katmak, tabu kırmak veya sosyal sorunlara ilgi çekmek için araçlaştırılmıyor. Sözü edilen figürler her köşe başında rastladığımız insanlar kadar iyi ve kötü yanlar barındıran, senin benim gibi tipler olarak karşımıza çıkıyor.

Galiba okur olarak en büyük şansımız onlara Rico’nun gözünden ve derin yeteneğiyle yaklaşmamız. Çocuk edebiyatında giderek daha sık boy gösteren, büyümüş de küçülmüş izlenimi veren, kurnazlıkta yetişkinlerle boy ölçüşebilen, her türlü yol yordam bilen, cin fikirli küçük kahramanların aksine Rico saf bir çocuk. Saflığını yaşıtlarından yavaş düşünmesine bağlayabileceğimiz gibi, çocukluğunu yitirmemiş olmasına da yorabiliriz. Ki sonuncusu Rico’nun derin yeteneğini, yani kırılamayan insan sevgisini açıklamanın belki de tek yolu.

Rico, kendisine mankafa diye seslenen, sürekli dırdır eden, canlılar yerine taşlarla iletişim kurmayı tercih eden komşu Fitzke gibi insanlara bile gönül gözüyle bakıyor. Serinin üçüncü kitabında adamı ölü bulduklarında Rico, “…belki şimdi iyidir, cennette bir yerlerde,” diye içinden geçirip, düşüncelerini, “Ama öncesinde Fitzke yalnız bir adamdı, yalnız da ölmüştü, üstelik cennette de hemen söylenecek bir şeyler bulacağı için orada da büyük ihtimalle ondan hoşlanmayacaklardır. Burada, dünyada da farklı olmamıştı,” diye tamamlıyor.

Fitzke’nin yalnız ölümü Rico’nun simsiyah matem dalgalarına kapılmasına neden olurken, adamın taş koleksiyonunu ona bırakması yeni bir maceraya kapı aralıyor. Ne var ki Çalıntı Taş, önceliği, çocuk okurun sayfalar arasında kaybolmasına yardımcı olan heyecanlı polisiye öyküsüne vermiyor. Serinin tümü asıl olarak, özel eğitim gördüğü merkezdeki öğretmeni tarafından günlük tutmakla görevlendirilen Rico’nun olağanüstü bakış açısından besleniyor. Yazarın Rico’ya taktığı “saflık gözlüğü” araz, farklılık ve tuhaflıkların arkasındaki insanı görmemizi, dahası insanı insan yapanın araz, farklılık ve tuhaflıkların toplamından başka bir şey olmadığını hiç zorlanmadan kabullenmemizi sağlıyor.

ÇOCUKLARI KIRAMADIM!

Bu büyülü etkinin arkasında, kitaplarında pedagojik tınılara izin vermeyen yazarın edebi kaygılarına özgürlük tanıması ve sıradışı olduğu kadar da güzel bir dil yakalaması da yatıyor. Dolambaçlı cümlelerden ve söz oyunlarından kaçınmayan Steinhöfel, çağdaş çocuk edebiyatında okura ulaşabilmenin ilkelerinden sayılan sade, kısa ve “çocuğa göre” ifadelere neden rağbet etmediğini, “Henüz hiçbir çocuk yan cümleciklerden dolayı ölmemiştir!” ironisiyle  açıklıyor.

Üstelik serinin Almanya sınırlarını çoktan aşan popülerliği yazarı doğruluyor. Edebi kaygıların “çocuğa göreliğe” üstün tutulmasının Rico ve Oskar’ın fenomene dönüşmesinde önemli bir rol oynadığı bile söylenebilir. Steinhöfel’in, Alman edebiyat ustalarına verilen Erich Kästner Ödülü’ne layık görülen ilk çocuk ve gençlik kitabı yazarı olması aynı şekilde dil cambazlığından ödün vermemesine dayanıyor.

Steinhöfel’in çağdaş çocuk edebiyatının genel geçer kurallarına karşı başına buyruk tavrı, okurlarının ihtiyaçlarını dikkate almadığı anlamına gelmiyor. Aksine o her şeyden önce çocuklara güveniyor. Rico ve Oskar serisini mutlu sona bağlamasını da bununla açıklıyor: “Yüzlerce okur mektubu aldım. Çocuklar istisnasız olarak mutlu sondan yanaydı.  Onları kıramazdım.”

İyi ki! Çünkü serinin son kitabının ardından Rico ve Oskar’a veda etmek yeterince zor. Bu noktada, iki aykırı dostun birbirlerinden güç alarak bağımsız kişiliklerini olgunlaştırmalarını izlerken, hayatlarının da çocukların özlediği türden mutlu bir düzene girdiğini görmek yürek ısıtan bir teselliye dönüşüyor.

Rico ve Oskar – Çalıntı Taş  Andreas Steinhöfel Çeviren: Suzan Geridönmez  Tudem Yayınları, 280 sayfa

Rico ve Oskar – Çalıntı Taş
Andreas Steinhöfel Çeviren: Suzan Geridönmez
Tudem Yayınları, 280 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz