İyi Kitap

Göründüğü kadar basit değil!

Göründüğü kadar basit değil!

Mehmet ATİLLA

Amerikalı yazar Katherine Applegate, kısa süre önce Altın Kitaplar tarafından yayımlanan Ben Yalnız Ivan adlı romanıyla 2013 Newbery Ödülü’ne değer görülmüş. Gerçek bir olaydan esinlenen kitap bir alışveriş merkezinde tutsak olan goril İvan’ın hikâyesini anlatıyor.

Dış gerçekliği kurmaca gerçeğine dönüştürme eylemi, Rollo May’in kitabından güç alarak söylersek, “yaratma cesareti”ne ulaşmış her yazarın aşması gereken bir eşik. İlk atılması gereken adım da bireyin öncelikle, dış gerçekliği iç gerçekliği hâline getirip, buradan metnin yeni gerçekliğine ulaşması. Ne var ki bütün bunları bilmek yeterli olmuyor çoğu zaman; “kuram” ile “cümle yazmak” arasındaki akrabalık ilişkisi, sırt dayanabilecek kadar sağlam değil çünkü.

Romanın giriş cümleleri şöyle: “Ben Ivan. Bir gorilim. Ama bu, göründüğü kadar basit değil.” İlk anda göze çarpmayan bu vurgu, romanın sonunda kendisini iyiden iyiye belli ediyor. Demek ki yazar, basit sayılabilecek bir olay örgüsünü başka bir tasarıma yükseltmek için işe koyulduğunu fısıldıyor öncelikle. Ardından Ivan adlı bir gorilin gerçekten de yaşadığını öğreniyoruz. Ivan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde doğmuş, bebekken Amerika’ya getirilip büyütülmüş, yetişkin hâle gelince de bir alışveriş merkezine yakın bir gösteri alanında tam 27 yıl yaşadıktan sonra hayvanseverlerin ilgisini çekmiş ve öteki hayvanlarla birlikte Atlanta Hayvanat Bahçesi’ne götürülmüş. Bunları kitabın sonunda, “yazarın notu” aracılığıyla öğreniyoruz. Peki, bu bilginin romana yazınsal anlamda katkısı var mı? Hayır, yok. Bunları bilmeseydik de romanı aynı ilgiyle okurduk. Demek oluyor ki Katherine Applegate hem kurgusundan hem de karakterlerinden dış gerçekliğin izlerini silmeyi başarmış. Bu önemli.

DOĞAL YAŞAM SAVUNUSU

Romanın bir başka dikkat çeken yanı ise hayvan hakları üzerinden özgürlük ve doğal yaşam savunusu yapması. Ivan’a komşu olan yaşlı fil Stella’nın ölüme yaklaştığı sırada, yerine geçmesi planlanan yavru fil Ruby’yi bu ortamdan kurtarması için Ivan’dan söz alması, metnin ilerlediği bir başka eksen. Verdiği söz üzerine Ruby’yi bulunduğu kafesten çıkarmaya kafa yoran Ivan’ın çocukluk anılarına dönüp resme olan yatkınlığını anımsaması ve bakıcının kızı Julia’nın desteğiyle sanatsal becerisini her geçen gün geliştirmesi okuru heyecanlandırıyor. İlk günlerde yalnızca gördüğü nesnelerin resmini yapabilen Ivan günün birinde zihnindeki görüntüleri de kâğıda aktarma yetisine erişiyor. Böylelikle “yaratma cesareti”ni kazanmış oluyor. Bu da önemli.

En sonunda da, Ruby için kurtuluş yolu olarak gördüğü bir hayvanat bahçesi resmini yapboz şeklinde de olsa yapmayı ve üstüne “yuva” sözcüğünü yazmayı başarıyor. Gerisi insanlara kalıyor artık. Kendisi de resim tutkunu olan ve gün geçtikçe sanatçı bakışı kazanan Julia’nın Ivan’ın resmini doğru “yorumlaması” da romanın bir başka güçlü yanı. Resim, alışveriş merkezinin girişindeki tabelaya asılınca da birdenbire toplumsal bir duyarlılık gelişiyor ve açılan kampanyanın etkisiyle Ivan ve arkadaşları daha özgür bir yaşama kavuşuyorlar. Yazarın bu noktada hayal gücünün önemine, sanatçı gözünün keskinliğine ve vicdan denilen öznel bilince yaptığı örtük vurgu da çok değerli.

Romanın insanı tedirgin eden kesintili anlatımı, metnin çok sayıdaki ara başlıkla parçalara ayrılmış olması ve cümlelerin imgesel derinliğinin yetersizliği üzerinde biraz düşününce, yazarın bütün bunları bilinçli olarak yapmış olabileceğine inanmak istiyorum. Ne de olsa anlatıcı karakter bir goril. Üstelik insanları “kelimeleri harcamakla, onları muz kabuğu gibi fırlatıp atmakla ve şempanzeler gibi gürültücü olmakla” eleştiren bir goril. Buradan bakarsak, sözcüklerin ekonomik kullanılması ve anlatıcının derdini kısacık cümlelerle anlatmak istemesi anlaşılabilir bir şey.

Başa dönelim; Katherine Applegate basit bir ön metin sayılabilecek hayvanlar dünyasından, doyurucu bir alt metin oluşturmayı başarırken fazla bağırmayan, alçakgönüllü bir biçemi yeğliyor. Buna karşın özgürlüğün, sanatsal gücün, dayanışmanın, umudun sesini olabildiğince yükseltmeyi de biliyor. Newbery Ödülü’nün gerekçelerinden biri de bu belki.

Ben Yalnız Ivan Katherine Applegate Çeviren: Petek Demir Altın Kitaplar, 200 sayfa

Ben Yalnız Ivan Katherine Applegate Çeviren: Petek Demir Altın Kitaplar, 200 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz