İyi Kitap

Bu bir dedektif romanı değil, Sherlock!

Kahramanı Georges gibi sıra dışı bir roman Yalancılar ve Casuslar. Ama adına bakıp aldanmayın sakın. Bu sadece bir dedektiflik hikâyesi değil. Aksine, dedektif romanı türünü ters yüz eden bir yapıya sahip bir eser elimizdeki.

Nilay KAYA

Enid Blyton’ın Afacan Beşler’i ve Gizli Yediler’i ile büyüyen, kanına dedektiflik sevdası karışmış tüm çocuklar ve çocuk yetişkinler, karşınızda dedektif romanlarını ters yüz eden eğlenceli mi eğlenceli bir roman var: Yalancılar ve Casuslar. Guardian Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü almış, New York Times’da çoksatarlar arasına girmiş Rebecca Stead imzalı roman, ailecek Brooklyn’de bir apartman dairesine taşınmalarıyla hayatında değişikliklerin başladığı on bir yaşındaki Georges’un (sondaki “s” okunmamalı) dedektiflik hikâyesi.
Ne var ki Yalancılar ve Casuslar, sadece bir dedektiflik hikâyesi değil. Hatta romanın sonunda da göreceğimiz gibi dedektif romanı türünü ters yüz eden bir yapıya sahip. Bu hiç sıradan olmayan romanın, en başta kahramanı Georges sıra dışı. Annesinin en sevdiği ressam olan Georges Seurat’tan adını alıyor ve ilkokul çağlarından itibaren adının sonundaki “s” harfinin telaffuz edilmemesi yüzünden arkadaşları tarafından alay konusu oluyor. Bu yüzden ebeveynlerden bir ricası var: “İşte size muhtemelen hiç kullanmayacağınız bir tavsiye: Oğlunuza Georges Seurat’ın adını vermek istiyorsanız, ona George adını verebilirsiniz, sondaki ‘s’ olmadan. Sırf onun hayatını kolaylaştırmak için”, diyor ki haksız bir rica sayılmaz. Okulda sırf ismi nedeniyle kendine kabadayılık yapan çocuklar yerine ismiyle alay etmeyecek arkadaşlar buluyor kendine. Dilbilgisine kendince kurallar getiren ve dersleri süper kahramanlar çizerek geçiren, her geçen gün tuhaflığını fark ettikçe daha çok sevdiği Bob English ve yeni taşındıkları apartmandaki Safer ile kardeşi Candy yeni hayatındaki cankurtaranları oluyor.

CASUSLUK KULÜBÜ
Georges, Safer’ın kurduğu casusluk kulübüne katılıyor ve (kulübün sadece Safer ve Georges’dan oluştuğunu belirtelim) apartman sakinlerinden Bay X’in tuhaflıklarını mercek altına alan bir davanın peşine düşüyorlar. Safer, apartmanın görüntülü megafonlarına ve güvenlik kameralarına erişen, “en basit görünen aletler en iyi casusluk aletleridir” mottosuyla sakız kâğıdından ipucu yakalamayı beceren, dürbünle karşı bloktaki papağan sürüsünü seyretmek ve on iki yaşında olduğu halde bir kahve bağımlılığı gibi ‘tuhaf’ nitelikleri olan küçük bir Sherlock Holmes. Safer ve şekerlemelere düşkün, satranç dâhisi kız kardeşi Candy ile kuşlara tutkun olan abisi Pigeon okula gitmiyorlar, anneleriyle babaları onların isimlerini kendilerinin seçmesine izin vermiş. Bu nedenle Georges’un annesi Safer’ın ailesini, ‘tuhaf’tan ziyade tatlı ve bohem bir aile olarak adlandırıyor.
Hem çocuklara hem de yetişkinlere yönelik etkili bir mizahı bir an olsun bile elden bırakmayan romanda, en sonunda Georges’un çevresinde gördüğü hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Babasıyla arada sırada gittiği Asya lokantasında verilen, hiçbir yerdekilere benzemeyen fal kurabiyelerinden birinde bu gidişatın sinyalini veren bir falla karşılaşıyor Georges: “Bu bir kurabiye, Sherlock.” Georges aslında yaşadıklarının hiç de bir dedektiflik macerası olmadığını, hayatına annesinin çok sevdiği ressam Seurat’un meşhur resmindeki gibi küçük küçük noktalardan büyük, bambaşka bir resmi ortaya çıkaran bir bakış açısıyla bakması gerektiğinin farkına varıyor. Öyleyse biz de Yalancılar ve Casuslar için şöyle diyelim: Bu bir dedektif romanı değil. Aileyi, arkadaşlığı, okulu, oyunları ve gerçekleri anlatan küçük noktaların bir araya gelip yepyeni, büyük bir resim oluşturduğu ters köşe bir roman. Keyifli okumalar…

Yalancılar ve Casuslar Rebecca Stead Türkçeleştiren: Ebru Gündem Kızıldağ Kırmızı Kedi Yayınları, 200 sayfa

Yalancılar ve Casuslar
Rebecca Stead
Türkçeleştiren: Ebru Gündem Kızıldağ
Kırmızı Kedi Yayınları, 200 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz