İyi Kitap

“Kırışıklıklar” fiziksel yaşlanma sürecinin bir göstergesinden çok daha fazlası, iz mefhumuna dair bir kelime seçimi; yaşanmışlıkların devingen, kimi yerde derinleşen kimi yerde ise kesik kesik ilerleyen yolları…

Yazan: Çağla Vera Kılıçaslan

Bir bakımevindeki yaşlı insanları konu alan kitabın başlığı, bize ilkin çok direkt bir göndermede bulunuyor gibi geliyor. Ama Kırışıklıklar isminin, sadece doğrudan anlamıyla sınırlandırılarak konulduğunu düşünmüyorum. “Kırışıklıklar” fiziksel yaşlanma sürecinin bir göstergesinden çok daha fazlası, iz mefhumuna dair bir kelime seçimi; yaşanmışlıkların devingen, kimi yerde derinleşen kimi yerde ise kesik kesik ilerleyen yolları… Eserin ilk sayfasında yazar ve çizer Paco Roca’nın Buda’dan yaptığı alıntı gibi “Bulut yok olmaz yağmura dönüşür.”

Hikâye, Alzheimer hastası Emilio’nun oğlu tarafından bakımevine bırakılmasıyla başlar. Henüz hastalığının ne olduğunu bilmeyen Emilio, geçmişi ve bugünü arasında gelgitler yaşamaktadır. Zaman zaman kendini eskiden çalıştığı bankada, müdür koltuğunda bulur. Günümüze dönüşleri ise çoğunlukla acı vericidir.

Bakımevinde, ilkin Miguel ile tanışır. Oda arkadaşı da olacak olan Miguel, ona etrafı gezdirir ve bakımevi sakinlerinden bazılarıyla tanıştırır. Kitapta bu iki ana karakter dışında, farklı hikâyeleriyle başka başka yaşlılarla da tanışırız. Doğu Ekspresi yolcusu Bayan Rosario, çocuklarına duyduğu özlemi sürekli telefon arayışıyla ifade eden Bayan Sol, Alzheimer’ı iyice ilerlemiş olan Modesto ile karısı Dolores ve iki kahramanımızın en yakınında, sağduyunun sesi Bayan Antonia bunlardan bazılarıdır.

Diğer yaşlılara karşı alaycı ve faydacı tutumu nedeniyle Miguel’e karşı tekinsiz hisseder Emilio. Bunda haksız da sayılmaz, daha ilk karşılaşmalarında on avro kaptırmıştır ona. Ancak hikâye ilerledikçe, Emilio’nun şüpheci yaklaşımına rağmen, okur, Miguel’in zamanla dönüştüğünü ve sadece kendi çıkarı için değil bakımevindeki diğer yaşlıların da faydasına çabaladığını fark eder. Üstelik Miguel’in yardım çabalarının odağında Emilio vardır. Hedefi Emilio’yu ilk katta tutabilmektir. Ağırlaşan Alzheimer hastalarının çıkarıldığı ikinci kat, Miguel’e göre ölümden daha beter bir sondur.

Paco Roca’nın anlatıya serpiştirdiği ipuçlarıyla yarattığı birinci kat / ikinci kat gerilimi, salt fiziksel bir sınırı tanımlamanın ötesinde; yaşlılığın ve yalnızlığın, kaderine terk edilmişliğin de sembolü hâline geliyor. Öte yandan sevdikleri için bu sınırı isteyerek geçenlerin, Dolares ve Miguel gibilerin varlığı, okur için karanlıkta parlayan bir ışık oluyor. Kırışıklıklar, sadece yaşlılığın ya da Alzheimer hastalığının etkilerini konu alan bir anlatı değil. Modern yaşamda çözülen aile ilişkilerine, sadece ailelerinden değil toplumdan da tecrit edilerek “bakılan” yaşlı insanların yalnızlığına dair bir anlatı. Bir bakıma da sevgiye ve dostluğa dair…

DOĞU EKSPRESI YOLCULARI
Grafik romanın renklendirmesinde pastel tonlar hakimiyet kurmuş ve her sahne, bize kendi dedelerimizden, büyükannelerimizden kalan nostaljik fotoğrafları anımsatıyor. Böylece yaşlıların bazı hatıraları bir fotoğraf karesinde dondurup, zihinlerinde orada yaşamaya devam ettiklerinin, kendilerini mazide konumlandırdıklarının altı çiziliyor sanki. Ya da tam tersine gençlerin, yaşlıları geçmişe hapseden bir bakış açısına sahip oldukları, onları donuk ve silik bir anı gibi açılmayan bir çekmecede unutulmaya bıraktıkları vurgulanıyor. Eser her açıdan çok katmanlı ve çeşitli okumalara açık.

Kitabın sonuna doğru Emilio’nun hastalığı iyice ilerler ve artık Miguel’i bir kimlik atfedemediği boş bir surat olarak görmeye başlar. Bu sahnenin hemen altında bir boşluk görürüz. Bu boşluk, sanki bize hikâyenin bittiğini anlatır. Ama hemen yan sayfada, anlatının yan karakterlerinden biri, Bayan Rosario hâlâ Doğu Ekspresi’nde İstanbul’a doğru yol almaktadır. Emilio’nun yanına giden Miguel’in yokluğunda, bu kez ona Antonia eşlik etmektedir.

Bu sayfayı iki boş sayfa takip eder. Ardından, hafta sonu oğlunun evine ziyarete giden bir diğer bakımevi sakinine odaklanırız. Dikkatli okur için, köpek sever Martin’in yaşadığı heyecanlı asansör macerası, Miguel’in uzak görüşlülüğünün kanıtıdır. Bu kısa anekdot sonrası bir boş sayfa daha gelir. Ardından Paco Roca’nın, gerçek kişi ve tanıklıklardan yararlanarak kitabı yaratma sürecine dair bilgilendirme notlarını ve -gerçek Emilio’nun çizimi dâhil- bakımevinde resmettiği eskizleri görürüz. Eserin son sayfalarındaki bu boşluklu yapı, ana hikâye ve yan anlatılar arasındaki geçişi sağlıyor gibi görünse de Alzheimer hastalarının bugünden kopuşlarını ve kaçınılmaz olanı yani ikinci kata geçişi çağrıştırıyor bana.

 

 

 

Kırışıklıklar
Paco Roca
Türkçeleştiren: Pınar Savaş
Desen, 104 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Yorum yaz