İyi Kitap

Una’nın Haykırdığı: “Değişmeyi İstemek Zorundasın!”

Aramızda, kadına yönelik cinsel saldırı ve cinayetin sanıldığından çok daha yaygın olduğunu, istismara uğramış çocuk ya da kadınların ne büyük bir kahramanlık örneği sergileyerek hayatta kaldıklarını vurgulayan, kusursuz bir bilinçlenme çağrısıdır.

Yazan: Nilay Özer

Grafik kitapların, hakikate varma, metnin ve resmin montajı aracılığıyla olguların farklı boyutlarının ilişkilendirilmesi çabasında ne denli çarpıcı açılımlar sunduğunun bir kanıtı Aramızda. Akademisyen, çizgi roman sanatçısı Una’nın başardığı şey “cinsellik”, “cinsiyet eşitliği”, “rıza”, “taciz”, “tecavüz” gibi kavramlar hakkında her yaştan insanı eğitmek ve cinsel saldırı suçları karşısında toplumun konumlanışının yanı sıra; ceza adaletini sağlamayan yargı sistemiyle de mücadele etmek için arayıp bulamadığımız kılavuzluğu sunmasıdır. Kitap, Myriad Editions tarafından 2015 yılında, Becoming Unbecoming adıyla yayımlanmış. Türkçeye basitçe “Uygunsuzlaşma” şeklinde çevirebileceğimiz bu isim, Una’nın siyasi, aktivist ve sanatsal güdülenmesini çok iyi yansıtır. Cinsel istismarla toplum nezdinde “uygunsuz” konuma düşürülen çocuk, “uygunsuz” sıfatlarla etiketlenir ve hem istismarın yarattığı psikoloji hem de etiketlerin pekiştirdiği dışlanmışlık nedeniyle tekrar tekrar istismara açık hâle gelir. Una, kişiye kendisini tecavüzün hem sebebi hem sonucu gibi hissettiren bu travmatik döngünün toplumsal ve kültürel kodlara bağlı olarak nasıl üretildiğiyle birlikte, nasıl aşılacağını da ortaya koyar. Aramızda, kadına yönelik cinsel saldırı ve cinayetin sanıldığından çok daha yaygın olduğunu, istismara uğramış çocuk ya da kadınların ne büyük bir kahramanlık örneği sergileyerek hayatta kaldıklarını vurgulayan, kusursuz bir bilinçlenme çağrısıdır.

Una, yani “bir”, milyarlarca hayattan bir tanesi… Hatırlayabildiği kadar erken yaşlarına dönerek hikâyesini kurar. İngiltere-Yorkshire ve çevresinde olup bitenleri anlatır. Her şeyi tarihselleştirir. Büyüme döneminin popüler müziklerinden televizyon şovlarına, insan ilişkilerine, cinsiyet rollerini belirleyen kodlara kadar her şey analizine dahildir. Çocukluğunun ve ilk gençliğinin merkezinde bizzat deneyimlediği iki tecavüz vakası ve çekiçle, bıçakla kadınlara saldıran, kısa bir zamanda en az on üç kadını öldürüp, dokuz kadını yaralayan Yorkshire Kasabı’nın yarattığı dehşet vardır. Bireysel hikâyesine paralel İngiltere’deki erkek şiddetini, dünyadaki erkekliği, Doğu Kongo’dan Hindistan’a tecavüz mağduru kadınlara maddi-manevi destek veren kadın örgütlerini, popüler kültür endüstrisinde erkek şiddetine duyulan hayranlığın nasıl bir hızla yapıtlara dönüştüğünü anlatır. Una, iç içe geçen bütün bu katmanları verebilmek için klasik çizgi romanlardan alışkın olduğumuz çizgi panellerini değil de daha serbest bir tarzı seçer. Farklı zaman ve mekânlarda olmuş olayları aynı sayfada montajlayarak okurun zihnini benzerliklere odaklar. Resimler; kimi sayfalarda, belgelere, kaynaklara, gerçek olaylara dayanarak oluşturulan metnin hakikate sadakatini temsil edecek biçimde harita, kroki, kronoloji, istatistiksel veri, gazete haberi görselleştirmesi, kimi sayfalarda ise Una’nın psikolojisini yansıtmak üzere simgesel, metaforik, travmatik ve sanatsaldır. Bu çizimlere derin bir duygusallıkla birlikte ironi de eşlik eder. İstismar edilmiş kadın bedeni ve hasta hisseden kadın ruhu resimlerde toprağa, suya, ağaçlara, göle, sazlıklara bitişir. Böylece kadın ve doğa üzerindeki eril tahakküm eko-feminist bir duyarlılığı da yansıtır.

1970’lerin siyasi ve toplumsal olaylarıyla, Yorkshire’daki cinayetlerde öldürülen kadınların hikâyelerinin, kutsal kitaplardan Barok dönem resmine adalet arayan kadınların tarihe kazınmış isimlerinin özel bir teknikle montajlanması erkek şiddetinin uzun tarihine eleştirel bir vurgudur. Grevler, elektrik kesintileri, ırk ayaklanmaları, uçak kaçırma olayları, futbol Çizimlerin ifade gücü Anlatımın akıcılığı ve açıklığı Kapak tasarımı ve baskı kalitesi holiganları, IRA derken 1980’lerde çok popüler bir grup olan Madness’ın “Embarrassment” adlı şarkısı Una’nın başına dert olur. Karnında melez bir bebek taşıyan beyaz bir kızın yarattığı utancı anlatmaktadır şarkı. Okuldaki akran güruhu Una’yı aşağılamak için bu şarkıyı söyler. “Kaşar”, “sürtük” gibi lakaplarla sindirilen Una, dildeki bu tür sözcüklerin dayandığı ikiyüzlü toplumsal pratikleri sorgular. Fahişeliğin sorunsallaştırılması, erkek iktidarın ve yasaların kadın düşmanı karar ve eylemleri, kadına tecavüzün ya da kadının öldürülmesinin makul bulunduğu durumların çökertilmesi, tecavüz ve cinayet suçlusu erkekler hakkında yaygın yanlış kanaatler… Una, tecavüz travmasını, başına gelenleri anlatabildiği ve feminist harekete dahil olup adalet arayışına girdiğinde aşmaya başlar. Böylece kitabın kapağında da görülen boş konuşma balonu, içi doldurulmuş sayısız konuşma balonuna dönüşür. Tecavüz mağduru kadınlar da toplum da değişmeyi istemek zorundadır.

Aramızda, “cinsiyet eşitliği”, “cinsellik”, “rıza”, “tecavüz” gibi konularda kendilerini ve çocuklarını eğitmek isteyen ebeveynler için olduğu kadar feminizm ve eleştirel erkeklik okumaları yapan herkes ve elbette ortaokul, lise ve üniversite öğrencileriyle hocaları için temel bir kaynak.

Aramızda
Una
Türkçeleştiren: Olcay Mağden Ünal
Desen Yayınları, 208 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Nilay Özer 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği bölümlerinden mezun oldu. İki yıl sınıf öğretmeni olarak çalıştı. Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü'nde yüksek lisans ve doktora programlarını tamamladı. Yüksek lisans tezi, İkinci Yeni Hareketi'nin öncü şairlerinden Turgut Uyar'ın Divan adlı yapıtında biçim-içerik karşıtlığı üzerinedir. Doktora tezinde ise Nâzım Hikmet'in başyapıtı Memleketimden İnsan Manzaraları'nda imajların; tarihyazımı, toplumsal tiplerin tasnifi ve sinemayla ilişkisini inceledi. 2008 yılından bu yana çeşitli üniversitelerde Türkçe, yaratıcı yazarlık, yeni edebiyat dersleri verdi. Çeşitli dernek ve belediyeler bünyesinde, şiir ve kısa öykü üzerine atölye çalışmalarını sürdürdü. 1995 yılında şiirlerini yayımlamaya başladı. İlk kitabı Zamana Dağılan Nar 1999'da yayımlandı. 2004'te Cemal Süreya Şiir Ödülü'nü alan Ol!.. adlı dosyası aynı yıl yayımlandı. Üçüncü şiir kitabı Korkuluklara Giysi Yardımı ise 2015'te çıktı. Fransa, Almanya, Makedonya gibi ülkelerde sempozyum ve festivallere katıldı. Nilay Özer'in Yapı Kredi Yayınları tarafından basılan dört çocuk kitabı vardır: Meşe Palamudu Macanda (2015), Uçan Kaçan Bir Pijama Öyküsü (2016), Yara Bandı Fabrikası (2016), Üç Ejder Masalı (2017). *** As a Istanbul born and raised poet, Nilay Özer was graduated from Kandilli Kız Lisesi and studied biology teaching and primary teaching in Marmara University, Department of Biology Teaching and Department of Primary. After she worked as an elementary school teacher for two years she received her MA degree from Bilkent University, Department of Turkish Literature with her thesis about the form-content opposition in Turgut Uyar’s book entitled Divan. She received her PhD from the same department in 2012 with her dissertation titled “Images in Nâzım Hikmet’s Human Landscapes From My Country: Society, History and Cinema”. She has been teaching Turkish, Creative Writing and modern Turkish Literature in major universities and attained different workshops and gatherings about literature in various NGO’s and instutions since 2008. Following her early poems published in various literary magazines including Varlık, Adam Sanat in 1995, her first book titled Zamana Dağılan Nar, was published in 1999. She received the Cemal Süreya Poetry Award in 2004 with her second book titled Ol!.. Her third book Korkuluklara Giysi Yardımı were published in 2015. Nilay Özer’s literature for children has been publishing by Yapı Kredi Yayınları including Meşe Palamudu Macanda (2015), Uçan Kaçan Bir Pijama Öyküsü (2016), Yara Bandı Fabrikası (2016), Üç Ejder Masalı (2017).

Yorum yaz