Bu dünyayı tanıdınız mı? – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Bu dünyayı tanıdınız mı?

Bu dünyayı tanıdınız mı?

Yankı ENKİ

Bugüne dek aldığı ödüller ve sinemaya uyarlanan romanlarıyla gün geçtikçe daha geniş kitlelerce okunan Japon asıllı İngiliz yazar Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma adlı kitabı, distopik bir ortamda, her yaş ve her nesle hitap eden zamansız bir öykü anlatıyor.

Her yaş grubunun, her coğrafyanın, her neslin aidiyet hissedeceği bir romanla karşılaşmak kolay değildir. Özellikle de 2000’li yıllarda yazılmış bir romanda böyle bir ortaklık görebilmek çok alışık olduğumuz bir durum değil. “Klasik” olarak sınıflandırılan romanlarda görebileceğimiz bir niteliktir bu. Bu nedenle Kazuo Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma adlı romanının bir klasik olduğunu ya da ileriki yıllarda böyle değerlendirilebileceğini iddia etmek yanlış olmayacaktır.

Japon asıllı İngiliz yazar Ishiguro’yu Günden Kalanlar adlı romanıyla ve Noktürnler başlıklı öykü derlemesiyle de tanıyoruz. Bugüne dek aldığı ödüller ve sinemaya uyarlanan romanlarıyla gün geçtikçe daha da geniş kitlelerce okunan bir yazar hâline gelen Ishiguro, Beni Asla Bırakma’da her türden okura hitap ediyor. Edebi kurgu okurlarının olduğu kadar son günlerde popüler olan distopya ve bilimkurgu sevenlerin de zevkle okuyacağı bir roman bu. Hem bir arkadaşlık öyküsü hem de aşk hakkında bir roman; hem tekinsiz bir korkunun anlatıldığı sürükleyici, gerilimli bir roman hem de sanat hakkında söyleyecekleri olan bir eser… Kısacası hayatın anlamıyla, varoluşumuzla ilgili bir roman yazmış Ishiguro. Son sayfasını çevirdikten sonra kendi kendimize kalıp şöyle bir düşüneceğimiz, hayal ürünü olsa da ne kadar gerçek bir hikâye okuduğumuzu kabul edeceğimiz bir eser.

Kahramanımız ve anlatıcımız Kathy bize romanın başından sonuna kadar eşlik ediyor, ancak en az onun kadar ön planda olan arkadaşları Tommy ve Ruth da anlatıda önemli bir yer tutuyor. Bu kahramanların hepsi de aynı yolun yolcusu aslında. Distopik ve izole bir mekânda yaşayan, daha doğrusu yetiştirilen bu gençlerin organ bağışı için üretilmiş klonlar olduklarına dair bir şayia var ama onlar da bunun ne kadar doğru olduğundan emin değil. Bir de dış dünya var elbette ama onlar o dünyanın yabancıları. Bir gün “olası model” dedikleri birinin peşine düşüyorlar. Bu teoriye göre her kişinin klonlandığı bir modeli var. Kahramanlarımız da kendi “olası model”lerinin kim olduğunu, nasıl hayatlar sürdüklerini merak ediyorlar, böylece gelecekte onları nelerin beklediğine dair bir fikir edinebileceklerini düşünüyorlar, ancak onları nasıl bir hayatın beklediğini anlamak bekledikleri kadar kolay bir şey değil tabii ki.

AŞK, SANAT, HAYAT

Hayatlarını anlamlandırmaya çalışan Tommy, Kathy ve Ruth, organ bağışı sonrası hayatla ilgili çok fazla bir şey bilmiyor, tıpkı bizim ölümden sonrasıyla ilgili bir şey bilmememiz gibi. Tam da bu yüzden, beraber yaşayacakları süreyi uzatabileceklerine dair umut taşıyanların ortaya attığı bir fikir var. Âşık olduğunu ispatlayan çiftlerin ömürlerini uzatabileceklerini düşünüyorlar. Peki, âşık olduğunu nasıl ispatlar insan? İşte bu noktada sanatın anlamıyla ilgilenmeye başlıyoruz, çünkü Madam adlı gizemli bir kişi, kahramanlarımızın ortaya koyduğu sanat eserlerini, örneğin onların küçüklüklerinden beri yaptıkları resimleri alıp biriktiriyor. Kahramanlarımız da aşkın sanatla ölçülebildiğini düşünüyor. Madam, genç kahramanlarımızın ne yaptığını çözmeye çalıştıkları biri ve onun sırrı romanın finalinde ortaya çıkıyor. İşte bu süreçte aşk, sanat ve hayatın anlamıyla, niye burada olduğumuzla ilgili derin bir anlama kavuşturuyor bizi Ishiguro.

Beni Asla Bırakma, yavaş, sakin bir girişi olan ancak sayfalar ilerledikçe etkisi ve temposu artan, final perdesinde de elimizden bırakamadığımız bir eser. Böylesi usta işi bir romana imza atmak her kalemin harcı değil elbette. Bu nedenle olsa gerek Time dergisi yayımlandığında onu yılın romanı seçmekle kalmamış, 1923-2005 arası yazılmış en iyi 100 İngilizce eser arasında da göstermiş. Etkisinden hemen kurtulamayacağınız bu romanın filmini de kitabı okuduktan sonra izlemenizi tavsiye ederiz, çünkü kalbinizde, sinema uyarlamasından kesinlikle daha fazla iz bırakan bir kitap okuyacaksınız.

Beni Asla Bırakma  Kazuo Ishiguro  Çeviren: Mine Haydaroğlu  Yapı Kredi Yayınları, 272 sayfa

Beni Asla Bırakma
Kazuo Ishiguro
Çeviren: Mine Haydaroğlu
Yapı Kredi Yayınları, 272 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz