İyi Kitap

Gorom Gorom kasabasının kahramanı

Umay SALMAN

Afrika’da geçen macera hikâyelerinin peşinde kıta değiştirmeye üşenmeyen İngiliz yazar Stephen Davies’den, on yaşındaki bir İngiliz kızın, siyah kıtada geçen hınzır maceraları.

Hikâyemiz Burkina Faso’nun Gorom Gorom adlı kasabasında geçiyor. Adına bakıp burası da neresi, hayal ürünü mü demeyin. Haritada güçlükle bulacağınız bu
küçük ülke, Afrika’nın batısında. Kahramanımız ise siyah kıtanın beyaz meleği Sophie. Afrika’da geçen macera hikâyelerini okuyarak büyüyen, sonra da buraya yerleşen Stephen Davies, bu kez kendi macera hikâyelerini yazmış ve ortaya üç hınzır kitap çıkmış. Birbirinden sürükleyici bu kitaplar, et yiyen bitkileri araştıran babasıyla Burkina Faso’nun yolunu tutan on yaşındaki Sophie’nin maceralarını anlatıyor.

ÜÇÜ BİRBİRİNDEN HEYECANLI
Sophie serisinin ilk kitabı Sophie ve Beyaz Deve. Sophie üç yıldır Gorom Gorom’da yaşıyor ve eğitimine burada devam ediyor. Üstelik pazarda pazarlık yapacak kadar Gorom Goromlu. Tek derdi, yörenin Fulfulde dilini bilmesine rağmen tek bir arkadaşının olmaması. Sophie’nin bu sıkıntısı Dördüncü Gidado ve onun beyaz devesiyle tanışınca son buluyor. Bundan sonrası ise Sahra Çölü’nün tasvirleriyle, üçlünün çölde yaşadığı tehlikeli maceralarla dolu. Develerini kaçıran eli kanlı haydut, kum fırtınaları, çöl cinleri…

İkinci kitap Sophie ve Çekirge Laneti, Sophie’nin Gidado’nun köyüne yaptığı ziyareti ve çekirge istilasını anlatıyor. İstiladan sonra mahsulün tükendiği köyde açlık başlıyor. Gidado’- nun iş bulma konusunda imdadına ise komik ve yaratıcı fikriyle Sophie yetişiyor. Bunlar anlatılırken satır aralarına yedirilen, çocukların kulağına küpe olacak mesajlar da es geçilmiyor tabii; “Ne yaparsan yap en iyisini yap” gibi.

Üçüncü kitap Sophie ve Generalin Tuzağı ise serinin en heyecanlı kitabı. Generalin seçim kampanyası için çalışmaya başlayan Gidado kendini kirli işlerin içinde buluyor. Tehlikenin farkına varan Sophie ‘araştırmacı gazeteci ruhu’yla generalin tüm kirli çamaşırlarını ortaya çıkarıyor. Üstelik savaş karşıtı tutumu ve üstün cesaretiyle takdirlerimizi de topluyor. Kitabın en flaş sözünü de sık sık hatırlatmadan edemiyor: “İktidar hırsına kapılmış insanlarla uğraşma.”

KISKANDIRAN DOSTLUK
Adeta kısa bir roman olan bu üç hikâyenin en güzel yanlarından biri, Sophie ile Gidado arasındaki kültürel farkları ortadan kaldıran, herkesi kıskandıran arkadaşlık. Serinin en etkileyici bölümlerinden biri ise hayatın, çocuklar için olabilecek en güzel şekilde tanımlandığı bölüm. Acı ve mutluluğu adeta somut kılan tarife göre; ateşin yanında otururken insanın bacağına, ayaklarına sıçrayan küçük alevler acıya, bir ineği sağarken kaptan sıçrayan küçük süt damlarının insanın yüzünü ve kollarını ıslatması da mutluluğa benzer. İşte hayat da alevlerle damlaların, yani mutluluk ve acının karışımıdır.

Öte yandan bu üç kitaba sadece macera kitabı demek haksızlık olur. Zira kitap, her yaştan okura bir şeyler öğretebilecek ayrıntılarla dolu. Örneğin griotların, Sophie’nin en yakın arkadaşının bir griot olması sayesinde, kabilelerin sözlü tarihini ve geleneklerini kuşaktan kuşağa aktaran kişiler olduğunu öğreniyoruz.

Kısacası öyküler; tasvirleriyle, komik anlatımıyla, çizimleriyle ve satır aralarına sıkıştırdığı ilginç bilgilerle çocuklar için (hatta yetişkinler için) oldukça keyifli bir okuma sunuyor.

Son söz ise kitaptan bir bilmece olsun: “Üç oğlum var. Biri gidiyor asla geri gelmiyor, biri yiyor asla doymuyor, biri yatıyor asla kalkmıyor. Ben kimim ve oğullarım kimler?” Sorup da kaçmak olmaz diyenlere işte cevabı: “Ben ateşim. Oğullarım duman, alev ve kül. Duman gidiyor asla geri gelmiyor. Alev yiyor asla doymuyor. Kül düşüyor asla ayağa kalkmıyor.”

Sophie ve Çekirge Laneti
Sophie ve Beyaz Deve
Sophie ve Generalin Tuzağı
Stephen Davies
Çev: Gül Bostancı
Erdem Yayınları

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz