İyi Kitap

Kan tünellerinde yüzmeye ne dersiniz!

Aslı TOHUMCU

Ucubeler Sirki, Vampirin Asistanı ve Kan Tünelleri… Darren Shan’ın bu üç kitabını okuyacaksanız, uykusuz kalmaya hazırlanın. Ama korkudan değil, kopamamaktan. Çünkü bu nefes kesici kitapları elinizden bırakamayacaksınız

Darren Shan, edebiyat tarihinin en sıradışı vampirlerini çocuklar için yarattı. Bu vampirler yarasaya dönüşmüyor, kurbanlarının boynundan kan içmiyorlardı. Gün ışığında toza dönüşmedikleri gibi kalplerine kazık saplanmakla öldükleri de yalandı. Alıştığımız vampirler gibi habis değillerdi. Yine de bir kâbusun parçasıydılar. Ama öyle bir kâbustu ki bu, dünyada otuzdan fazla ülkede çocukların sevgilisi oldu. Darren Shan’ın üç kitapta bitmesini planladığı macera on iki kitaplık bir şölene dönüştü.

Bir insan çocuğun (yazarla aynı isimde), şehre gelen Ucubeler Sirki’ndeki bir vampirin örümceğini çalmasıyla bir yarı-vampire dönüşmesini ve evini, ailesini terk ederek o vampire asistanlık yapmak zorunda kalışını izleyen olayları konu edinen seri, dört üçlemeden oluşuyor. Bu üçlemelerden ilkinin (Ucubeler Sirki, Vampirin Asistanı ve Kan Tünelleri) raflarda yerini almasının sevinciyle Darren Shan’la söyleştik.

Size o kadar hayranım ki, hayatınızı çocukları korkutarak kazandığınızı düşündüğümde şaşırdım…

Kitaplarımın çocukları SADECE korkuttuğunu düşünmüyorum. Manevi yanı ağır basan; insanın ailesine arka çıkmasının, arkadaşlarına sadık olmasının, her zaman doğru olanı yapmaya çalışmasının gerekliliğine değinen kitaplar yazıyorum. Kitaplarımda, bazen kahramanlar bir hata yapıyor ve bu hataların korkunç durumlara yol açan dehşetli sonuçları oluyor. Ama romanlarımın merkezinde karakterlerin arasındaki ilişkiler yer alıyor ve bence romanlarımı bu kadar popüler yapan da bu.

Korkuyla ilişkiniz nasıldır peki; korku edebiyatıyla, sinemasıyla?

Daha çocuk yaştayken bile severdim korkuyu. Korkutulmak hep eğlenceli bir şey olmuştur benim için! Kurgusal korku güvenli, zaten bence insanların korkudan zevk almasının nedeni de bu. Korkuyorsunuz ama aslında gerçek olmadığını, sadece bir öykü olduğunu biliyorsunuz. Hız trenine binmek gibi bir şey – korkutucu
ama güvenli!

Ucubeler Sirki fikri nasıl ortaya çıktı?

Oldum olası bir vampir hikâyesi yazmak istemiştim, ama bunu orijinal bir şekilde nasıl yapacağımı kestiremiyordum. Derken, bir sirkte bir vampirle karşılaşıp onun asistanlığını yapmaya başlayan bir oğlan çocuğuyla ilgili bir fikir geldi aklıma. Bu bana, vampirlerin dünyasını, çocukluktan yetişkinliğe geçmekte olan bir çocuğun bakış açısından keşfetme imkânı sağlayacaktı. Birkaç gün sonra ilk kitabı yazmaya başladım.

İlk kitabı yazarken hikâyenin alıp başını gideceğini hayal etmiş miydiniz?

Resmin tamamını ilk kitaptan itibaren görebildiniz mi, yoksa yazdıkça mı şekillendi?

Hayır, başlangıçta kitapların dünyanın dört bir yanında milyonlarca kopya satacağı aklımın ucundan bile geçmemişti. Bu kadar başarılı olacağını, bu kadar çok insanın ilgi çekici bulacağını bilseydim sanırım yazmaya korkardım. Zaten dört-beş kitap yazar bırakırım diye düşünüyordum, on iki kitap yazmak gibi bir düşüncem yoktu. Üçüncü cildi yazarken aklıma bir dolu fikir gelmeye başladı ve seri daha iddialı bir projeye dönüştü.

Sahi, bir yarı vampir yaratma fikri nasıl oluştu? Üstelik anti-kahraman olması gerekirken kahramanlaşan, kendini sevdiren biri bu!

Karakterler hep hikâyelerin içinden belirdi. Kurgunun büyük bir kısmını yazmaya başlamadan tasarlarım, ama karakterlerin neye dönüşeceklerini de asla bilmem. Darren’a gelince; hikâye, içinde cesaret ve fedakârlık tohumları taşıyan ve gerçek bir kahraman olmaya aday bir erkek çocuk gerektiriyordu. Ama hiçbir surette kusursuz birinden bahsetmiyorum. Hatalar yapan biri o. Örneğin vampir olmasının en önemli sebebi bir vampirin örümceğini çalmış olması! Sanırım okurlar Darren’la kendilerini fazlasıyla özdeşleştirdiler, çünkü insanların büyük bir çoğunluğu kusursuz değil, tıpkı Darren gibi. Darren bize, hepimiz için umut olduğunu ve kusurlarımıza rağmen kahramanlara dönüşebileceğimizi gösteriyor…

Yazdığınız bir korku serisi, ama bir vahşet serisi değil. Bir kere serinin kahramanı vampirler habis değil, çok da gerçekçiler. Bu bilinçli bir tercihtir sanırım, ama nedenini merak ediyorum! Ayrıca seriye fantastik dersek hata mı ederiz?

Habis vampirler üzerine yazmamaya çok önceden karar vermiştim. Olabildiği kadar gerçekçi olmalarını istedim ve yüzlerce yıl yaşasanız, hayatta kalmak için kan içmek zorunda olsanız, hatta yalnızca geceleri dışarı çıkabiliyor olsanız nasıl olurdu diye düşünmeye çalıştım. Ama insani duygularla olan bağımı hiç koparmadan
yaptım bunu. Sonra bu yaratıkların insanlardan çok farklı olabileceklerini hissettim. Ama neden canavarlara dönüştüklerine dair bir sebep bulamadım. Ve evet, Ucubeler Sirki korkudan çok fantastik bir seridir.

Üçüncü kitapta sahneye çok hoş bir kız girdi, oldukça da güçlü bir karakter. İnsan hem Darren’ın seri boyuncaki aşk hayatını merak ediyor hem de dişi karakterlerin kitaptaki yerini!

Darren’ın aşk hayatı serinin bundan sonraki kitaplarında gerçekten önemli bir yer kaplıyor, dolayısıyla size bundan çok fazla bahsedemem! Tek söyleyeceğim, Debbie’nin sonunu görmemiş olduğumuz. Ve serideki tek güçlü dişi karakter kesinlikle Debbie değil. Aslında, ilk dişi vampirle dördüncü kitapta karşılaşıyoruz ve o birçok erkek vampirden bile daha çetin!!!

Bir korku serisinde alışık olmadığımız güzel mesajlar veriyorsunuz. Bu da sizi biraz daha sıradışı bir yazar yapıyor. Bu konuda neler söylersiniz? Bir hikâye, her şeyden önce heyecan verici ve sürükleyici olmalıdır. Başlarken hep eğlendirmeyi amaçlarım. Ama hikâyenin bir kalbi olmasının önemli olduğunu ve bunun kavgalar, aksiyon ve kovalamaca kadar basit olmadığını düşünüyorum. Mesele uzun süreli bir etki yaratmaksa hikâye, okuyucuları duygusal olarak kendine bağlayabilmeli. Çocuk kitaplarına gelirsek, okuyucunun olumlu duygular hissetmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Birçok kitabımı da aynı kefeye koyabileceğim karanlık, korkutucu ve kasvetli kitapların sonunda bile her zaman umut olmalıdır…

Yarattığınız tüm o karakterler içinde yaratması en ilginç olan hangisiydi? İçlerinden herhangi birinin yerinde olmayı ister miydiniz?

İçlerinde en eğlencelisi Cormac Limbs’tir. Vücudundan küçücük parçalar kesip ayırabilir ve bu parçalar ansızın yeniden çıkarlar. Ben de bunu yapabilmek isterdim.

Ucubeler Sirki aslında normal bir sirk temel alınarak yaratılmış, ama bildiğimiz sirklerden farklı. Neden özel bir sirk olduğunu siz anlatın! Bütün karakterlerin sihirli ya da acayip yetenekleri var. Mesela, Dişli Gertha adında bir kadın demir çubukları ısırabiliyor! Elüstü Hans yüz metreyi yedi-sekiz saniyede koşabiliyor! Truska adında başka bir kadın sahnede olduğu sırada sakallarını uzatabiliyor, sonra onları yüzüne geri çekiyor!!! Ve daha neler neler…

Son olarak… Korku edebiyatıyla haşır neşir olan bir adam nelerden korkar?

Yılanlardan!! Hep tüylerimi diken diken etmişlerdir!!!!

Kan Tünelleri
Darren Shan
Çev: Arif Cem Ünver
Tudem Yayınları / 200 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz