İyi Kitap

Yolu denemeden geçenler

Yolu denemeden geçenler

Semih GÜMÜŞ

Ortak Okumalar’a bu ay konu olan kitap bir derleme. Osman Torun’un hazırladığı Düşünceler Sözleşince, Türk edebiyatından elli dört yazarın denemelerini biraraya getiriyor.

Edebiyat sevgisini yaygınlaştırmayı bitmez tükenmez bir tutku gibi yaşayanlarımız çoktur. İşin içinde gençler varsa, onlara edebiyatı, çağdaş Türk edebiyatının en güzel örneklerini götürme kaygılarıyla çıkılır yola, ama her zaman doğru yoldan gittiğimiz de söylenemez.

Edebiyat sevgisini taşımanın en kestirme yolunun günümüz yazarlarından geçtiğine, sonra başa dönülmesi gerektiğine inanıyor, okullarda ya da içinde bulunduğum her yerde bu yoldan yürümeyi öneriyorum. Öte yandan, ilk akla gelen şiir, öykü ya da romanın yanı sıra, denemeden geçen, önemli bir yolu daha var bu çabanın. Öyle deneme yazarlarımız var ki, onları okumak bazen öykü ya da roman okumaktan daha kalıcı etkiler yapabilir, önümüze açtığı önyargısız ve
önkoşulsuz düşünce ufkuyla gençlere belki öteki türlerden bile daha yakın gelebilir.

Kelime Yayınları’nın Düşünceler Sözleşince adıyla yayımladığı deneme antolojisi bu fırsatlardan birini veriyor. Bizde deneme antolojilerinin sayısı az, Düşünceler Sözleşince de bunların sonuncusu. Osman Torun’un hazırladığı antolojide elli dört yazarın denemesi yer alıyor. Edebiyatımızın iki kuşağından elli dört yazar seçimiyle yaşayan edebiyata yakın durmayı seçmiş o. Öyle ki, ne kendini bir kuşak olarak daha tamamlayamamış en yeni kuşaktan yazarları seçmiş Osman Torun, ne de Cumhuriyet dönemi edebiyatının başlangıç yıllarına gitmiş.

Onun bu yaklaşımının benimkiyle aynı oluşu da ilgimi çekti doğrusu. Antolojisinin amacını, “gençlerimize denemeyi sevdirmek” biçiminde açıklarken, bunun da en iyi yolunun “bugünün gençlerine bugünün yazarları ile seslenmek” olduğunu belirtiyor. Sonunda gençlerin içindeki sesi uyandırır mı deneme, hiç kuşkusuz, belki başka türlerden daha da çok.

Kesinleşmiş yargılar vermeyen, her zaman yeni düşünceler ortaya atan, onları sorular sorarak, neden söz etmişse sorgulayarak dile getiren deneme, elbette okurlarını da yerinden kıpırdatır. “Ben de yazarım”, demeyen okur da, “Ben de öyle düşünüyorum”, ya da, “Ben öyle düşünmüyorum”, biçiminde yorumlar yaparak okur denemeyi. Osman Torun’un denemeyi gençler için biçilmiş kaftan gören bakış açısı da çok yerinde.

Bu arada, “Hele de ‘denemek’ filini düşününce,” diyor. “Öyle ya, genç olmak, ‘denemek’ değil midir?” Bu söz, bir kültür kavrayışını belirtir, çünkü denemek, elbette hem gençlere çok yakın, hem de ancak belli bir kültür düzeyinde bulunanların eylemidir. Çünkü düşünce yoksunluğuna terk edilmiş olanlar denemez, yalnızca yapar; yanlışlarını yaparak görür ya da hiç yapmaz onlar. Oysa bu kültür ayrımının bu yakasında bulunanlar sürekli deneyerek öğrenir, tanır, anlamlandırır ve bu yoldan edinilen bilgi her zaman kalıcı olur.

Demek deneme düpedüz yaratıcı yazının parçasıdır. Değil mi ki hüküm vermeden kendisi hayata, düşüncelere değin ne varsa tümünü yazarının özgün bakış açısına göre anlamlandırır, okur da neredeyse bir romanı, öyküyü, şiiri okur gibi kendince yeni anlamlar vererek okumaya başlar denemeyi.

Belki deneme yazmak öteki bütün türlerden de büyük bir birikim ve deneyim gerektirir, ama bana öyle geliyor ki, en anlamlı ve doğrudan okuyanlar da önce gençlerdir. Bir denemeden birçok kitaba, yazara, düşünceye atlamaya neden olan deneme, kendi oylumundan büyük kazançlar sağlar. Düşünceler Sözleşince antolojisindeki elli dört denemeyi okumak, benim gözümde elli dört kitap okumaya gönderir.

Düşünceler Sözleşince
Hazırlayan: Osman Torun
Kelime Yayınları / 232 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz