İyi Kitap

Grk, sambacıların ülkesinden havlıyor!

Serda SEMERCİ

GRK Adında Bir Köpek adlı romanı okuyan hemen herkes bunun son zamanlardaki en iyi macera öykülerinden biri olduğu konusunda hemfikirdi. Şimdi de dizinin ikinci kitabı raflardaki yerini aldı. GRK ve küçük maceraperest Tim, Brezilya kumsallarına uzanıyor bu kez…

Gizem daha kitabın isminde kendini gösteriyor. GRK gibi bir isim kimsede bir şey çağrıştırmıyor. Çünkü Grk, Stanislavca. Ancak kahramanlarımız Londra’da ikâmet ediyor. İlk macerada Grk’yi yolda terk edilmiş halde bulan on iki yaşındaki Tim, onu ülkesine geri götürmek için bir helikopterle Stanislavya’ya gitmişti. Tim, orada Grk’nin asıl sahipleri Max ve Natasha adındaki iki kardeşi hapisten kurtarıp İngiltere’deki evine getirmişti.

Max ve Natasha Raffifi, Stanislavya’nın Londra büyükelçisinin on bir, on iki yaşlarındaki çocuklarıydı. Anne babaları ülkede çıkan kaos günlerinde öldürüldüğü için, iki çocuk öksüz kalmıştı. Tim’in ailesi Bay ve Bayan Malt da onlara ve akıllı köpekleri Grk’ye kucak açınca, serinin ilk kitabı Grk Adında Bir Köpek mutlu sonla bitmişti.

Gelelim, ikinci kitap Grk ve Pelotti Çetesi’ne. Yeni macerada bizim çocuklar (Tim, Max, Natasha ve Grk) bir hırsız çetesini yakalamak için tek başlarına Brezilya’ya yol alıyor. Çetenin adı: Pelotti Kardeşler. Rio’da birbiri ardına banka soygunu yapan ve polisin bir türlü izini bulamadığı üç erkek kardeşten kurulu bu çetenin en korkunç üyesi, tek kollu küçük Pelottinho!

Şimdi durduk yere bizim dört kafadar niye bu azılı adamların peşine düştü derseniz, nedeni Max ve Natasha’nın merhum babalarının, Güney Amerika’da diplomatlık yaptığı sırada bu çeteyi haklayıp hapse tıktırmış olması. Ne var ki Pelottiler hapisten kaçar ve yeniden harekete geçerler. Max ve Natasha da babalarından geriye kalan bu görevi tamamlamak isterler. Ancak Pelottiler’i yakalamanın kolay olmadığını da çok geçmeden öğrenirler. Zira şehrin en iyi dedektifi Şef Careca’ya göre onları yakalamak neredeyse imkânsızdır. Sıcak bir öğleden sonrasında Tim, Grk’yi de yanına alır ve kafasında Pelottiler’in nerede olabileceği düşüncesiyle şehirde bir tur atmaya çıkar.

TİM VE ZİTO İŞBİRLİĞİ İÇİNDE
Ve işte hikâyenin seyri bundan sonra tamamen değişir. Tim, yolunu kaybedip tanımadığı bir sokağa girer ve bir anda karşısında, yiyecek çalıp dilencilik yaparak yaşayan Zito belirir. Zito, Tim’i kaçırıp ailesinden fidye koparmak ister ve onu yıkık dökük kulübesinde saklar. Zito’nun öksüz ve çok fakir olduğunu öğrenen Tim, bu çocuktan korksa da ona karşı garip bir yakınlık hisseder. Kısa sürede Tim’in aklına çok parlak bir fikir gelir. Pelottiler’i yakalamak için Zito’dan yardım isteyecek, böylece hem Tim Pelottiler’i yeniden hapse attıracak hem de Zito, Pelottiler’i yakaladığı için hükümetin koyduğu büyük ödüle kavuşacaktır. Ama işler hiç de tereyağından kıl çeker gibi gitmez.

Tim, Pelottiler’i nasıl bulacak? Hır-sız çetesinin içi para dolu çuvalları doldurdukları uçağa gizlice binen Tim, Grk ve Zito, Pelottiler’in elinden nasıl kurtulacak? Küçük kahramanlarımız, Pelottiler’i polise teslim edebilecekler mi? Zito en sonunda zengin olabilecek ve doğru düzgün bir evde yaşayabilecek mi? Bu soruların cevabını bir solukta okuyacaksınız emin olun. Çünkü yazar Josh Lacey’nin akıcı dili sayesinde insan bu kitabı elinden düşüremiyor! Kitap, hem heyecanlı olaylar
silsilesini birbiri ardına sıralıyor, hem satır aralarında çocuklar için çok derin mesajlar barındırıyor. Neler mi onlar? Mesela farklı kültürlerden geldikleri (Zito’nun bozuk İngilizcesini saymazsak iki başka dil konuşan), üstelik farklı sosyo-ekonomik sınıflara mensup oldukları için birbirine iyice yabancılaşmış iki çocuk, kendilerini aynı dava içinde bulup omuz omuza veriyor. Tim, öksüz Zito’nun neden yemek çalmak zorunda kaldığını anlayıp ona yardımcı olmak istiyor; Zito, ailesiyle yaşadığı ve şanslı olduğu için Tim’den illa ki nefret etmemesi gerektiğini anlamaya başlıyor. Böylece her ikisi de hiç beklemedikleri ve planlamadıkları bir zamanda birbirinin arkadaşı oluveriyor.

Ayrıca heyecan faktörünün tırmandığı bölümlerde, iktidar araçları para ve gücün hep kazandırmayacağı, insanın en zor durumda bile vicdanının sesini dinlemesi gerektiği fikrinin altı çiziliyor. Yazar, polisiye öğelerle dolu metninin içine yedirdiği dramatik kurgusuyla, Grk adında Stanislav bir köpek karakterinden yola çıkıp, hikâyesini çok başka noktalara dayandırmayı başarıyor.

GRK ve Pelotti Çetesi
Josh Lacey
Çeviren: Elif Yalçın
Tudem Yayınları / 192 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz