İyi Kitap

Pinokyo’nun yazarından başka masallar

Pinokyo’nun yazarından başka masallar

Elif TÜRKÖLMEZ

Pinokyo’yu tanımayanınız yoktur. Yalan söyleyince burnu uzayan bu tahta kuklanın yaratıcısını biraz daha tanımaya ne dersiniz? Collodi’nin kendi çocukluğundan esinlenerek yazdığı haylaz mı haylaz iki öykü, Ben Çocukken – Maskeli Şenlik adlı kitapta sizi bekliyor.

Bir yazar için kitabının kendi adının önüne geçmesi, yarattığı bir karakterin dünyanın neredeyse her kültüründe tanınması ama kendi isminin o kadar da bilinmemesi, iyi talih midir kötü mü bilemiyorum. Fakat İtalyan yazar Carlo Collodi için bunun bir mutluluk kaynağı olduğu aşikâr. Çünkü o Pinokyo’nun kendisinden daha tanınır ve sevilir olmasını anlayış ve mutlulukla karşılıyor; yalan söyleyince burnu uzayan bu tahta çocuğun, dünyanın tüm çocuklarına “yalanın ne kadar kötü bir şey olduğunu öğretmesiyle” kıvanç duyuyordu.

Collodi’nin biraz da kendi çocukluğundan esinlenerek yarattığı Pinokyo karakteri, yaramazlıklarıyla Geppetto Usta’yı canından bezdirirken, aynı zamanda tüm dünya çocuklarına “birini karşılıksız sevmenin erdemini” öğretiyordu.

Collodi’nin, Pinokyo kadar ünlü olmasa da, okuduktan sonra en az onun kadar sevilecek öyküleri “Ben Çocukken” ve “Maskeli Şenlik” Yapı Kredi Yayınları’nın
özenli baskısı ve Emine Bora’nın insanın içini açan rengârenk çizimleriyle çocuklarla buluştu.

Ben Çocukken – Maskeli Şenlik adını taşıyan kitapta Collodi, ilk öyküde kendi çocukluğundan eğlenceli ve öğretici bir hikâyeyi aktarıyor. Anlattığına bakılırsa, Collodi öğrenciyken pek yaramaz bir çocuk. Okulda herkese kök söktürüyor. Öğretmenlerini de arkadaşlarını da canından bezdiriyor. Derste yerinde duramayan, üstü başı hep pasaklı, oturduğu yerde türlü haylazlıklar düşünüp dersi dinlemeyen bu sevimli çocuğun son marifetiyse ona iyi bir ders vermeye yetiyor: Sessizliğiyle ünlü, temiz pak bir çocuk olan Silvano’nun kar gibi beyaz pantolonuna at üstünde bir adam resmi çizen Collodi, öğretmenin “Collodiiiiiii!” çığlığıyla kendisini sınıfın en arkasındaki boş sırada, sınıfın geri kalanından uzakta, bir başına buluyor. Cezasını çekerken de yerinde durmayı pek başaramayan kahramanımız, esas cezanın “saygınlığını kaybetmek” olduğunu görüp bunun manasını çok güzel kavrıyor.

19. YÜZYIL TERBİYE ANLAYIŞI
Collodi, “Maskeli Şenlik”te ise üstlerine birer kostüm uydurarak maskeli baloya katılmak isteyen Cesare ve iki erkek kardeşinin öyküsünü anlatıyor. En güzel maskeye verilecek büyük ödülü almak uğruna gece gündüz kostüm dikip boyayan üç kafadarın başına gelmedik kalmıyor. Bu hikâye, hem kendisini hafta sonları maça, parka ya da sinemaya götüren bir dayı ya da amcaya sahip çocukları, hem de çocukluğuyla birlikte her zaman böyle bir dayı ya da amca figürünü hatırlayan herkesi yamuk yamuk güldürecek cinsten. Cesare ve kardeşlerinin çevirmek istediği dolapları uzaktan takip eden, onlara asla “doğru davranış budur” diye parmak sallamayan Eugenio Dayı’nın mizah duygusu sayesinde, çocuklar hem hatalarını hem de böyle bir dayıya sahip olmanın önemini kavrıyor.

Collodi’nin bu öyküleri, belki öyle kültleşecek, tüm zamanların en iyi öykülerinden olacak türde hikâyeler değil. Ama bu anlatıları değerli kılan başka bir şey var. Bu öyküler, “olanaksızlık” içindeki çocukların bile yaratıcılık, neşe ve zekâ sayesinde her işin altından kalkabileceklerini gösteriyor. Öykülerde, bugünden bakınca bize biraz “uzak” gelecek tek yön, terbiye kuralları açısından kalıplara sadıklığı olabilir. Collodi’nin öğretmeni de, Cesare ve kardeşlerini “çocuk” oldukları için maskeli şenlikten kovup yatağa gönderen “emniyet görevlileri” de, klişe sayılabilecek türden bir terbiye anlayışına sahipler. Ama öykülerin 1800’lü yılların sonlarında yazıldığını ve Collodi’nin bu türden terbiye biçimleriyle biraz dalgasını geçtiğini de söyleyelim.

Bu arada vakit bulursanız amazon. com’a bir tıklayıp kitabın diğer dillerdeki baskılarına, en azından kapaklarına bir göz atın derim. Eğer bunu yaparsanız Emine Bora’nın çizimleriyle kitaba ne çok şey kattığını daha iyi anlayacaksınız. Kırmızı saçları, çilleri, biçimli burnu, kocaman ağzıyla Collodi’yi ne güzel resimlemiş. Cesare, Orazio ve Pierino kardeşlerin yamalı kostümleri, rengârenk elbiseleri onun fırçasında başka türlü güzel olmuş. Kitaba büyük katkısından dolayı Bora’yı
ayrıca kutlamak gerek.

Ben Çocukken – Maskeli Şenlik
Carlo Collodi
Resimleyen: Emine Bora
Çeviren: Filiz Özdem
Yapı Kredi Yayınları
72 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz