İyi Kitap

Böceklerin dünyasına eğlenceli bir bakış

Böceklerin dünyasına eğlenceli bir bakış

Ezel Dağlar ERGÜDEN

Filiz Özdem’in hazırladığı, çok özel bir hayvanlar ansiklopedisi niteliğindeki “Kitap Kurtları İçin” serisinin dördüncü kitabı Pirenin Yorganı, Karıncanın Rüyası’nda envai çeşit böcek hem bilimsel açıdan hem de kültürümüz içinde tuttuğu yer açısından ele alınıyor. Eğlence de cabası…

“Sinekmantarı” nedir bilir misiniz? Ya da rüyada arı görmenin ne anlama geldiği hakkında bir fikriniz var mı?

Siz, “Bu tuhaf sorular nereden aklına geldi?” demeden, ben en başından anlatayım:

Tatilin gelmesini büyük bir heyecanla bekliyordum, ama tatilin bu ilk ayının çoğu evde oturup sıkılmakla geçti, sevgili arkadaşlar. Tabii hemen başladım oflayıp puflamaya. Sonunda annem bu durumdan o kadar sıkıldı ki beni en yakın kitapçıya götürdü ve “Git bak kitaplara, beğendiklerinin hepsini alacağım,” dedi. Ben de tamı tamına 11 kitap seçtim. Ve içlerinden bir tanesi, şu ana kadar okuduğum en eğlenceli kitaplardan biri çıktı. Adı Pirenin Yorganı, Karıncanın Rüyası.

İşte bu soruları da size bu güzelim kitap sayesinde sorabildim. Hemen açıklayayım ne demek istediğimi. Bu kitap bize sinek, pire, arı ve başka bir sürü böcek hakkında binlerce bilgi veriyor. Ama sadece bilimsel bilgilerden değil, bu hayvanlarla ilgili efsaneler veya deyimlerden de bahsediyor (bu sayede de hem eğleniyoruz hem de genel kültürümüzü geliştiriyoruz).

Birkaç örnek daha vereyim; benim en çok ilgimi çeken kısım olan “Narin, Rengarenk Kelebekler” bölümünden. Kelebekçikler, aslında yaşamlarının başında tırtıl olarak doğarlarmış. Ama sonra kendilerine bir koza örerlermiş ve bunun içinde kelebeğe dönüşürlermiş. Ama öğrendiklerim bunlardan ibaret değil. İpek üreticileri, ipeği elde edebilmek için kozaları, içinde zavallı tırtıllar da varken, sıcak suya atarlarmış. (Bunu öğrenince o kadar sinirlendim ki anlatamam, ne hakları var hayvancıkları haşlamaya!) Bu durumda kozalar ipek kozalarına dönüşürmüş. Ayrıca ipek çok değerli bir maddeymiş. (Bir canlının yaşamına bedel olduğuna göre, değerli olması çok doğal!) Ve eski insanlar ipeğin ticaretini yapabilmek için “İpek Yolu” denen bir yol kullanmışlar.

PİRELİ KELİMELER
Pekâlâ, bu kadar kelebek hepimize yeter. Biraz da hep küçük görülen bir hayvandan, pireden bahsedelim. Benim bu kitaptan anladığım kadarıyla, pireler hakkında binlerce deyim ve masal var. Ah, neredeyse unutuyordum; kitapta içinde o hayvanın isminin geçtiği kelimelerle ilgili de bölümler bulunuyor ve içinde pire geçen çok komik kelimeler var. Örneğin “Pirohi” içi peynirli mantı anlamına gelirmiş. Ya da “Pirakeştin” ağaçların kimyasal yöntemle boyanmasında kullanılan bir gereçmiş. “Pirelik” ise papatyanın diğer adıymış.

Çoğu insanın korktuğu hayvanlar olan akreplere de bir yer ayrılmış kitapta. Kitaba göre, akrepler yavrularını sırtlarında taşırlarmış, ama bu bizi akrebin anaç ve şefkatli bir hayvan olduğu yanılgısına düşürmemeliymiş. Bunun nedeni olarak da, bazı akreplerin zehirli olduğu ve eğer iğnesiyle bizi sokarsa öldürebileceği gösteriliyor. Ama bana sorarsanız, bu biraz yanlış bir düşünce. Çünkü akrepler iğnelerini kendilerini savunmak için kullanıyor ve hiçbir akrep eğer onu rahatsız
etmezseniz sizi sokmaz.

Neyse, size kitabı biraz daha anlatırsam okumanıza gerek kalmayacak, bu yüzden kendimi tutuyorum. Bence genel olarak gayet eğlenceli bir kitap bu. Hiç aklımıza gelmeyecek konularda çok ilginç bilgiler verip insanı şaşırtıyor. Gerçi, sanırım annem biraz pişman oldu bu kitabı aldığına, çünkü kitaptan öğrendiğim yeni bilgileri habire anneme sordum bilip bilmediğini anlamak için. “Anne, karınca kendi ağırlığının kaçı katını taşıyabilir?” veya “Annecim, sence karınca uykusu
nedir?” diye sorgulayıp durdum kadıncağızı. O da sonunda sinirlendi tabii: “Niye ahret sorusu gibi sorular sorup duruyorsun bana?” dedi azıcık yüksek sesle. Yani uzun sözün kısası, siz bu kitabı okuduktan sonra benim düştüğüm hataya düşüp anne babanıza masum sorucuklar sormaya kalkmayın, çok yanlış anlaşılabiliyor. Oysa ben karınca sabrıyla (bunu da kitaptan öğrendim; “yoğun ve büyük sabır” anlamına geliyor) kitabı araştırıp anneme ve babama neler sorabileceğimi düşünmüştüm.

Neredeyse unutuyordum, kitabın en iyi yönlerinden birisi de içindeki harikulade resimler. Arılar, karıncalar, çekirgeler; hepsi o kadar rengârenk ve sempatik ki anlatamam size… Alıp koynunuza sokasınız geliyor yani. Uzun sözün kısası, Pirenin Yorganı, Karıncanın Rüyası tatilde sıkıntınızı gidermek ve aynı zamanda yeni şeyler öğrenmek için çok iyi bir kaynak. Her ne kadar kitapta yazan her şeye katılmasam da (zaten böyle bir zorunluluk da yok) hepinize tavsiye ediyorum bu kitabı arkadaşlar. Özellikle de benim gibi tatil olunca boşluğa düşenlere ilaç gibi geleceği kesin. Hadi, hepinize bol kitaplı günler…

Pirenin Yorganı, Karıncanın Rüyası
Filiz Özdem
Resimleyen: Emine Bora
Yapı Kredi Yayınları
112 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz