İyi Kitap

Komik bir dram

Aylin OMİNÇ

Alison Bechdel, yaşamını mercek altına alıp kendi psikanalizine dayanarak kurguladığı otobiyografik grafik romanlar üretiyor. Onun kitapları, eşcinsel karakterlerin gözünden modern hayatın görsel bir kaydı olarak değerlendirilebilir.

10 yaşından beri tuttuğu günlükleriyle hayatının sadık bir arşivcisi olan ve kitaplarını yayımlayana kadar, “Dikkat Edilecek Ablacılar” adlı çizgi bantları çizerek hayatını kazanan Alison Bechdel’in kitapları, modern hayatın eşcinsel karakterlerin gözünden görsel bir kaydı olarak değerlendirilebilir.

Bechdel’in kitapları, kendi yaşamını mercek altına alarak iki boyuta indirgediği, kendi psikanalizine dayanarak kurguladığı otobiyografik/grafik romanlar. İlk kitabının çevirisi ile karşılaşmam nerdeyse ikinci kitabının basımından az önceydi. İki kitabında da ortak olan anlatımın bilinç akışı yöntemiyle kurgulanması, geriye dönüş kareleri (flashback) ile güçlendirilmesi, diğer yandan hikâyenin detaylarının resimli anlatımla (storyboard) ustalıkla bütünleşmesi beni çok etkilemişti.

İlk kitabı Cenaze Evi – Şenlik Evi’nde Bechdel, 3. kuşak cenaze evi işletmecisi ve lise edebiyat öğretmeni olan babasıyla soğuk ve mesafeli ilişkilerine, edebiyat kitapları ve metinleriyle aralarında kurulan üstü örtük, şifreli dile tanıklık etmemizi sağlıyor. Homeros, Joyce, Hemingway, Fitzgerald, Conrad, Camus ve Proust’tan yapılan alıntılarla, farklı yüzyıllarda yaşamış yazarların yolları “bir aile trajikomedisi”nde kesişiyor.

Bechdel, bu kitabında aile kavramını irdelerken maskeli bir anlatımı tercih etmiyor, tam tersine kendi aile ilişkilerine dışardan bakarak, güçlü gözlem yeteneği ile bir cenaze evinden, şenlik evi tadında ironik bir hikâye çıkarıyor. Aynı çatının altındaki aile bireyleri farklı arzu ve tutkularıyla kendi dünyalarında yaşıyor, kimse vazgeçmişlikleri ile yüzleşmiyor. Aynı masada yemek yiyen fakat sonrasında herkesin kendi alanlarına çekildiği bir sanat kolonisi hâline bürünen bu aile içinde Bechdel, herkesin yeteneklerinden aldığı doyumun nasıl yalnızlığını besleyen bir hâl aldığını, detaylardan asla kaçmayan cesur bir tavırla görselleştiriyor.

Babasının gizli eşcinsel oluşunun ancak ölümünden sonra konuşulabilir olması, bununla ilgili bağlantıları geçmişin gölgesinde aramasına sebep olurken, diğer yandan babasının bıraktığı gizli notlardan ölümünün bir intihar olması ihtimali üzerine düşünüyor. Alison, kendi eşcinselliğini keşfetme sürecinde, cinsel deneyimlerini ve cinsel kimliğini ailesiyle paylaşmasının ardından annesi, Alison’ın hayatını görmezden geliyor ve yok sayıyor. Ancak Alison bir süre sonra ailede konuşulmayan, göz ardı edilen tek şeyin kendi cinsel yönelimi olmadığını anlıyor.

AİLE SIRLARI

İkinci kitabı Annem Sen Misin’in kahramanı Bechedl’in annesi gibi gözükse de o burada çocukluk yıllarından beri annesiyle kurduğu ve kuramadığı ilişkileri masaya yatırıyor. Taşrada geçen çocukluğundan metropole uzanan yolculuğuna dek kendini izlediği bir iç kameradan aktarıyor olan biteni.

Bechdel, yıllarca gittiği terapi seanslarında, çocukluk travmalarıyla yetişkin ilişkileri arasındaki bağları, samimi ve derin bir arkeolojik kazı yaparcasına, yaşamının ayrıntılarında arıyor. Kendine biçilen roller dar geldiğinde verdiği tepkileri, annesinin oynadığı amatör annelik rolünü aktarırken, V. Woolf’dan D. W. Winnicott’a kadar kullandığı alıntı ve bağlamalarıyla anlatımını dâhice bir uyuma vardırıyor.

Babasının ölümünden sonra hayatını dramatik bir tiyatro sahnesinin başrol oyuncusu gibi yaşayan annesiyle baş başa kalan Alison, yıllardır aralarında kuramadıkları köprüleri, babasıyla ilgili kitabı yazma sürecinde deşifre etmeye başlıyor. Kitapta okuru bekleyen, yoğun anne-kız ilişkisi analizinden çok, anne rahminde oluşan bağdan, rüyalardaki imgelere, terapistleri ve kadın sevgilileri ile kurduğu ilişkilere, ördüğü sağlam bir örümcek ağından aynaya varmak oluyor.

Aile sırlarını, kendi gizli dünyasını samimi ve içten bir şekilde paylaşan Bechdel’i okurken, bir yandan aşkları ve anıları arasındaki yolculuğuna eşlik edecek, diğer yandan da, kültürel farklılıklara rağmen, kendi çocukluğumuza, ilişkilerimize, anne ve babamızla kurduğumuz ya da kuramadığımız iletişime dair sorgulamalara geri döneceğiz. Belki de kendi aynamıza varacağız. Hem çocuk hem de yetişkin olarak…

Cenaze Evi - Şenlik Evi Alison Bechdel  Çeviren: M. Barış Gümüşbaş  Bilgesu Yayıncılık, 232 sayfa

Cenaze Evi – Şenlik Evi Alison Bechdel
Çeviren: M. Barış Gümüşbaş
Bilgesu Yayıncılık, 232 sayfa

Annem Sen Misin? Alison Bechdel  Çeviren: Bilge Mutluay Çetintaş  Bilgesu Yayıncılık, 286 sayfa

Annem Sen Misin? Alison Bechdel
Çeviren: Bilge Mutluay Çetintaş
Bilgesu Yayıncılık, 286 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz