İyi Kitap

Ya kebikeç!

Tuğba ERİŞ

Çocuk edebiyatının duayenlerinden Yalvaç Ural’ın Milliyet gazetesindeki yazılarından oluşan, Stephen Hawking Herkül’ü Döver, hiç deneme okumamış çocukların bu türü sevmesi için biçilmiş kaftan!

Roman ve öykü her zaman başımızın tacı ama yaşımız ne olursa olsun, deneme ya da eleştiri türüne de aynı ilgiyi, özeni gösteriyor muyuz? Başucu romancılarımız, öykücülerimiz olduğu gibi denemecilerimiz de var mı? Sanırım her şeyin başında, deneme okumayı küçük yaşlarda sevmek geliyor.

Sürükleyici bir hikâyeyi okumak varken, deneme okumak da neyin nesi diye sorabilirsiniz. Ama ehil denemecilerimizin yazıları öncelikle kendimizi tanımamızda önemli bir adım olduğu gibi insanları, hayvanları, doğayı ve dünyayı algılayışımıza da çok şey katıyor. Ama kanımca daha da önemlisi, salt sürükleyici bir serüven olarak gördüğümüz bir yapıtı katmanlarına inerek okumayı da öğretiyor. Yani “Bu hikâyede ne anlatılıyor?” sorusunun yanında, “Bu hikâyedeki kişiler nasıl insanlar, neden böyle davranıyorlar, dünyaya nasıl bakıyorlar?” gibi soruları da sormamızı sağlayan incelikli ve özenli bir okuma biçimi kazanmamızda denemelerin payının büyük olduğunu düşünüyorum.

Türkiye’de çocuk edebiyatı ve dergiciliği denince ilk akla gelen isimlerden biri Yalvaç Ural’dır tabii ki. Uzun yıllar boyunca gazetecilik yapan Ural, 23 yılda 25 çocuk dergisi yayımlamıştır, kitaplarının sayısı 100’ü aşmaktadır. Milliyet gazetesindeki yazılarından oluşan, Semih Poroy’un şahane çizimleriyle bezeli, Stephen Hawking Herkül’ü Döver adlı kitabında birbirinden önemli sorulara hem eğlenceli hem düşündürücü yanıtlar veriyor.

Şeker yapan karıncalar, atlara neden gözlük takıldığı, noktalama işaretlerinin tarihçesi, solucanların çöpleri gübreye dönüştürmesi gibi ansiklopedik bilgi alanına sıkıştırdığımız ama aslında gündelik yaşamımızın tam da içinde yer alan bilgileri rahat okunur ve merak uyandırır bir dilde anlatıyor. Bunun yanında anne babalarından kedi ya da köpek isteyen çocukları, evde hayvan beslemek denince üstlerine düşen sorumluluklar konusunda tatlı bir dille uyarıyor. Büyüklerimizden bir şey isterken neyi, nasıl istememiz gerektiği üzerinde çalışmamızın, tanımadığımız yemekleri bir kez olsun tatmadıkça “sevmediğimiz yemekler listesi”ne alamayacağımızın, şaka yapmanın yeri ve zamanını iyi düşünmemizin getireceği olumlu sonuçları sıralıyor bize.

KİTAP DOKTORLARI

Stephen Hawking Herkül’ü Döver’ de küçüklerin yanında büyüklerin ilgisini çekebilecek pek çok yazı da var. Benim en sevdiğim yazılardan biri; kitapları, kitap kurtlarından koruduğuna inanılan “Ya kebikeç” adlı tılsımın sırrının anlatıldığı yazıydı. Elyazması kitapların en büyük düşmanları mantarlaşma, mürekkep yanığı ve cetvel kırığı hastalıklarıymış. Mürekkep yanığı, mürekkebin içindeki demirin oksitlenmesi ve kitabın sayfalarında delikler açmasıyla; cetvel kırığı da yine aynı şekilde, bakırın oksitlenmesiyle oluşuyormuş. Kitap doktorları bugüne kadar pek çok elyazması kitabı kurtarmışlar; Fatih Sultan Mehmet’in elyazması şiir kitabının da, Evliyâ Çelebi ve Kâtip Çelebi’nin eserlerinin de bugüne kalmasını bu kitap doktorlarına borçluyuz. Bir de zamanında insanlar kitapları koruyabilmek için baş sayfasına bir tılsım, bir koruyucu, bir gözboncuğu gibi düşündükleri Osmanlıca “Ya Kebikeç” sözünü yazarlarmış. Yalvaç Ural bir anekdot olarak şunu da anlatıyor; bir kütüphane yöneticisi arkadaşıyla beraber elyazması eski kitaplara bakarken, kitap kurtlarının sanki özellikle gelip “Ya Kebikeç” yazısını yediklerini görmüş. Kendisi de bu kitabının başına “Ya Kebikeç” yazısını koymuş.

Stephen Hawking Herkül’ü Döver hiç deneme okumamış çocukların bu türü sevmesi için biçilmiş kaftan! Ama hangi türü seversek sevelim kitaplarımızı neme, gün ışığına ve toza karşı koruyalım.

Stephen Hawking Herkül’ü Döver  Yalvaç Ural  Resimleyen: Semih Poroy  Yapı Kredi Yayınları, 116 sayfa

Stephen Hawking Herkül’ü Döver
Yalvaç Ural
Resimleyen: Semih Poroy
Yapı Kredi Yayınları, 116 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz