İyi Kitap

Hayal gücünden düşmek…

Burcu ARMAN

Hayal gücü maya gibidir; eğer sıcak tutarsanız, zihninizi ufak ufak sararken kendi küçük hayal dünyalarınızı kurmanız için size minik parçalar bahşeder.

Çocuk kitaplarının büyülü bir yanı vardır. Kapağı açarsınız ve birden aklınızdan bile geçmeyecek bir dünyanın içinde bulursunuz kendinizi. İyi çocuk kitapları, yaşınız kaç olursa olsun bu hissi verebilirler. Size o dünyayı; bazen büyü, bazen büyülü gerçeklik, bazense yalnızca naifliğiyle yaşatırlar. Kapağı kapattığınızda yüzünüzdeki gülümseme hiç gitmesin istersiniz. Başarabilenler, bir süre o dünyanın içinde yaşar bile! Zira hayal gücü maya gibidir; eğer sıcak tutarsanız, zihninizi ufak ufak sararken kendi küçük hayal dünyalarınızı kurmanız için size minik parçalar da bahşeder.

Emre Şimşek’in Pibalu Gezegeni’ne Yolculuk’u, Eray’ın dedesi Halil ile onun keşfettiği mağaraya yaptıkları yolculuğu anlatıyor. Komik isimli ineklerinin sütünü satarak geçinen, köpekli, keyifli bir evde yaşıyor Eray. Kitapta; her gün aynı şeyleri yapmaktan sıkılan dedesinin, Eray’ı heyecanla götürdüğü mağaradan, esrarengiz Pibalu Gezegeni’ne geçişlerini okuyoruz.

Buraya kadar her şey keyifli… Ancak bundan sonra işler biraz karışıyor. Ama maceranın içinde değil, dışında bir karışıklık bu. Yani kitabın kendisinde yaşanan… Keyifli bir kurgu sizi olduğunuz yerden alır o dünyaya atar ve sayfalar arasında uçmanızı sağlar. Ancak Emre Şimşek’in kurgusu biraz fazla hızlı yapıyor bunu; henüz yeni ulaştığımız evi, köyü, yeni ineklerimizi sindiremeden kendimizi mağarada buluyoruz. Neredeyse sizi kurgudan koparan bir geçiş bu…

Çocuk kitabının iyi mesajlar vermesinde elbette yanlış bir şey yok. “Yanlış” yapmaktan ve yanlışa düşmekten itinayla uzak duran bir hikâye Pibalu Gezegeni’ne Yolculuk. Örneğin mağarada buldukları gizemli sandıktaki “Biliyorsan mutluluğun formülünü, bize yardım etmelisin, ışığa çevir şimdi yüzünü, çukurdan içeri girmelisin” notunu, nedense heyecanla karşılamaz Eray ve dedesi. Aksine tedirgin olup mağaradan çıkmak isterler. Ancak köpekleri Bulgur, onlardan habersiz koşup çukura atladığı için mecburen peşinden gider ve hatta düşerler. Burada mesajın peşinden gitmek riskini meraklı Bulgur üstlenir. Elbette zor bir çağda yaşıyoruz, çocukların okudukları her mesajın ardından gitmesini kimse istemez ve fakat cesarete ne oldu? O da verilmesi gereken mesajlar arasında olamaz mı? Bunun yanında biraz da merak ve sorgulama yetisi verilseydi mesela, o zaman yerinde olmaz mıydı?

Neyse devam edelim. Çukurdan düşerken gökyüzünde bir araç beliriyor. Bir yerden düşerken tepemizde beliren araç kulağa garip gelse de bunun, bizi gezegende gezdirecek olan metro olduğunu anlıyoruz. İlk durağa; piyanosuyla şarkılar çalıp halkı mutlu eden bir piyaniste ulaşıyoruz. Ancak piyano bozuk. “Teknolojiyi üretince mutluluğu tükettik” diyor metronun makinisti. Halil dede piyanoyu “sevgi”yle tamir edince, piyano durağı sakinleri neşeleniyor.

İkinci durak balıkçılar. En keyif aldığım durak bu. Bir türlü balık tutamayan balıkçıların, bunu yapamamalarının sebebini yanlarında kova bile olmamasına bağlıyor Halil dede ve haklı çıkıyor. Balık tutacağınıza dair bile umudunuz yoksa balıkları nasıl tutabilirsiniz ki?

Üçüncü duraksa paylaşmak istemediği için Lunapark’ta tek başına kalan mutsuz Şipşirin’in hikâyesi. İkilimiz, paylaşmanın mutluluk getirdiğini ve mutluluğun paylaşarak çoğaldığını, ağlayan Şipşirin’e gösterirler. Bu şekilde onu da neşelendirmeyi başarırlar.

Duraklar ve verdikleri mesajlar keyifli ama beni asıl üzen, kitabın sonunda Eray’ın aslında kafasını mağara girişinde vurduğu için tüm bunları rüyasında gördüğünü anlaması. Kırgınım Emre Şimşek’e… Ufak bir kırıntıyla bile olsa, yaşananların gerçek olduğu hakkında şüpheye düşürseydi en azından bizi. Böyle olaylar yalnızca rüyalarda yaşanır gerçeğini “dan” diye çarpmasaydı yüzümüze.

Son olarak, çizimler gayet keyifli olmakla birlikte, sanki hikâyenin anlatım diliyle aynı yaş grubuna hitap etmiyor gibi…

Uzun lafın kısası, özellikle ilk kitaplarda yayınevlerine daha fazla iş düşüyor, çocukların dünyasına girip onları etkilemek sanıldığı kadar kolay değil!

Pibalu Gezegeni’ne Yolculuk Yazan ve Resimleyen: Emre Şimşek Redhouse Kidz Yayınları, 36 sayfa

Pibalu Gezegeni’ne Yolculuk
Yazan ve Resimleyen: Emre Şimşek
Redhouse Kidz Yayınları, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz