İyi Kitap

Vardır elbet bir açıklaması

Çocukların bilime ve teknolojiye iştahlarını kışkırtacak, bu alanlardaki bilgilerini arttıracak kitapların sayısı kadar niteliği de önemli. Yaşadığımız çağın geniş olanakları bize mükemmel kaynakların peşine düşebilme lüksü sağlıyor.

Yazan: Toprak Işık

Kitabın adı Neden?. Bir de alt başlığı var: Doğa, bilim ve yaşadığımız dünyayla ilgili en iyi soru-cevap kitabı… Bu iddialı eseri, Catherine Ripley yazmış, Scot Ritchie resimlemiş, Armağan Tuna Türkçeye çevirmiş ve Kırmızı Kedi Yayınevi ülkemiz okurlarının beğenisine sunmuş.
Yazar, çocuklar için hazırlanan bir dergideki editörlüğü sırasında, gönderilen soruları biriktirerek başlamış projeye. Okul ve kütüphane ziyaretleriyle çeşitlendirmiş soruları. Dolayısıyla ele alınan konuların, çocukların ilgi alanına gireceğini varsaymak son derece akla yatkın. Hatta yetişkinlerin de merakını giderecek bir sürü açıklama var sayfalarda. Kim bilmek istemez, parmaklarının donmuş meyve suyu kutularına neden yapıştığını? Geleni görünce açılan otomatik kapıların sırrını öğrenmekten keyfi alacakların sayısı da az olmamalı.
Kurgu çok basit: Bir soru ve peşinden yanıtı… Anlaşılması güç olmayan sorulara verilen yanıtlarda, ayrıntı seviyesi belirlenirken genç okurların bilgi düzeylerinin dikkate alınmış olduğu görülüyor. Seviye ayarlaması yüzünden, soruyu soranın merakının yeterince giderilmediği söylenemez. Fakat yazık ki kitapta görmezden gelinemeyecek kusurlar var.
On yedinci sayfadaki soru şu: Neden tuvalete gitmek zorundayım? “(…) Artakalan bu lapa şeklindeki yemekler kalınbağırsağında toplanır ve katı bir hal alır. Böbreklerin su gibi olan bu atıkları kanından ayırır ve bu sıvı atığı mesanene gönderir.” Kalınbağırsaktaki katı atıktan bahsederken “bu sıvı” atık da nereden çıktı? Yanlışlığın çeviri sırasındaki bir dikkatsizlikten kaynaklanmış olması da mümkündür. Öyleyse bile sıradan bir son okumada yakalanması kolay bir hata…
Kitabın seksen birinci sayfasında şöyle bir cümle var: “Oksijen soluduğun havadır ve kanının aracılığı ile bütün vücuduna gönderilir.” Oksijen, soluduğumuz hava değildir. Solduğumuz havada diğer gazlarla birlikte oksijen de vardır.
Sayfa doksan üçte de üzücü bir ifadeye rastlanıyor: “Her şey elektron, nötron ve proton adı verilen moleküllerin bir araya gelmesiyle oluşur.” Kocaman bir hayır! Elektron, nötron ve proton molekül değildir. Bunlar atom altı parçacıklardır. Atomlar bir araya gelerek molekülleri oluşturur. Hata, zihin sürçmesinden ya da çeviriden kaynaklanmamışsa, yazarın bilimsel formasyonunun böyle bir kitap için yeterliliği konusunda şüphelenmek gerekir.
“Işık, önüne çıkan şeylerin içinden geçemez.” Sayfa yirmi üçteki bu ifade de yanlış. Işık, saydam cisimlerin ötesine geçer, saydam olmayanların berisinde kalır.
Bir de sayfa yüz yirmi sekizde, zihni tırmalayan bir anlatım yer alıyor: “Yağmur damlaları çok yükseklerde, güzel ve yuvarlak bir şekildedir. Ama Dünya’ya yaklaşmaya başladıkça hava onlara basınç uygular ve minik hamburger gibi daha ince yağmur damlalarına dönüştürür.” Yağmur damlalarını minik hamburgerlere benzetmek hiç de uygun olmamış. Ayrıca ‘ve’den sonra ‘onları’ eklenmediğinden eylem ile nesne arasında uyumsuzluk var.
Sayfa yüz seksende, “Neden sadece bazı keçilerin boynuzları var?” diye sorulmuş. “Çünkü boynuzları körelmemiştir.” diye başlayan yanıtta bir mantık hatası ortaya çıkmış.
Kitabın resimleri ve genel olarak tasarımı göze hoş görünüyor; ancak sayfalar, tüm resmi görmek için biraz zorlandığında ciltten ayrılıyor. Genç okurlara hitap edildiği düşünülürse bu da dikkate alınması gereken bir kusurdur.
Elbette ki kitapta çok güzel soru-cevap örnekleri de var. Okuyanın pişman olmayacağı, bu işten zararlı çıkmayacağı kesin. Buna karşın yukarıdaki kusurlar daha iyiye ulaşmak adına dikkate alınmalı. Bilgi ve bilim toplumu olma yolunda ilerleyebilmek için genç zihinleri özenle beslemek zorundayız. Çocukların bilime ve teknolojiye iştahlarını kışkırtacak, bu alanlardaki bilgilerini arttıracak kitapların sayısı kadar niteliği de önemli. Yaşadığımız çağın geniş olanakları bize mükemmel kaynakların peşine düşebilme lüksü sağlıyor.
Şu da var ki, bu ürünler, yayınevlerinin, çevirmenlerin, editörlerin, en önemlisi de okurların para, zaman ve enerjilerini kullanarak yayın dünyamıza dâhil oluyorlar. Kitapların seçilmesi ve basılması aşamasında masrafı azıcık artırmak, örneğin bu eserleri, bilimsel değerlendirme yapabilecek birilerine okutmak, toplam maliyeti kesinlikle düşürecektir.

 

 

 

Neden?
Catherine Ripley
Resimleyen: Scot Ritchie
Türkçeleştiren: Armağan Tuna
Kırmızı Kedi Yayınları, 192 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Toprak Işık 1973 yılında Elazığ'da doğmuştur. Üniversite birinci basamak sınavında Türkiye 9.su, ikinci basamak sınavında Türkiye 16.sı olarak girdiği Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1996 yılında mezun olmuştur. Bir süre New York’ta yaşadıktan sonra yazarlığa daha fazla zaman ayırabilmek için 2008 yılından itibaren İstanbul’a yerleşmiş ve mühendislik yaşamını araştırma geliştirme projelerinde danışmanlık yaparak sürdürmeye başlamıştır. Yetişkinler ile çocuklara yönelik yirmiye yakın kitabı ve Devlet Tiyatroları Repertuvarında üç oyunu bulunmaktadır. Ayrıca yoksulluk, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet konularında akademik çalışmalar yürütmektedir. Uluslararası konferanslarda sunulmuş bildirileri ile ulusal ve uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Seher Cesur Kılıçaslan ile birlikte gerçekleştirdikleri, oyun teorisi ve davranışsal iktisadın yoksullukla mücadeleye olası etkilerine yönelik çalışmaları 2015 yılında ABD’de kitap bölümü olarak yayımlanmıştır.

Yorum yaz