Beşi bir yerde olsun da! – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Beşi bir yerde olsun da!

Büyülü Yastıklar, Son Kara Kedi, Havai Fişekler Adası’ndan Öyküler adlı kitaplarından tanıdığımız
Yunanlı yazar Evgene Trivizas’ın yeni kitabı çıktı: Beş Kilitli Sandık. Trivizas bu kitabında da mizahı
başköşeye oturup, hiç mesaj kaygısı gütmeden anlam üretmeyi beceriyor.

Nazan ÖZCAN

Hazine! Ne şahane söz değil mi? İçinde altınlar, zümrütler, yakutlar, çil çil paralar olan koca bir sandık olsa ve size, bu hazine senin, deseler havaya uçmaz mısınız? Yok, ben çalışıp çabalayıp kendi paramı kendim kazanırım, elin definesinden bana ne, diye ısrar mı edersiniz? Hadi ama numara yapmayın! Mesela bizim piyano akortçusu Timothy Peppermint, bütün normal insanların vereceği tepkiyi veriyor, hemen hazinenin üzerine atlıyor. Ama koca hazine bu, işler öyle tereyağından kıl çeker gibi olmaz. Çok yemek için çok emek lazım. Tamam, başa saralım.

Öncelikle, macerayı başlatan Lort Filibooster çok zengin bir adam. Tuhaf bir şekilde, av için Hindistan’a gitmeden önce içine kötü bir his doğuyor ve vasiyetini yazmaya karar veriyor. Bütün servetini Hyde Park’ın ördeklerine, çok çocuklu taksi şoförleri derneğine ve telefon rehberinden rastgele seçtiği Timothy Peppertmint’e bırakmaya karar veriyor. Ve hakikaten de, Hindistan’a gidince bir anakonda tarafından yutulduğu haberi geliyor!

Bizim zavallı Timothy ise parasız pulsuz ve işsiz olduğu için ev kirasını bile ödeyemiyorken, üstelik üst katında oturan deli Yunanlının buzuki sesinden ve cacığından bunalmış haldeyken, kendisine bir hazine miras kaldığı haberini öğreniyor. Hazinesini Almak için koştura koştura gidiyor fakat hazine öyle kolay alınabilecek gibi de değil. Hazine olduğu için çok gizli bir yerde ve
Peppermint’in hazineyi alabilmesi için Lort’un bıraktığı mektupları takip etmesi ve mektupların içindeki bilmeceleri çözmesi gerekiyor. Çözemezse gitti gülüm keten hazine! İlk mektubu açınca
görüyor ki hazine sandığının yeri bile şifreli yazılmış. Bilmeceyi çözüyor ve hazinenin yerine öğreniyor: Yunanistan’ın Sisam adası. Ah ki ne ah! Üst katta oturan Yunan komşusunun buzuki çalması ve bol sarımsaklı cacığı nedeniyle Yunanistan’la ilgili her şeyden nefret eden Peppermint ne yapsın? Eli mahkûm, gidiyor Sisam’a. Ve işte macera orada daha da dallanıp budaklanıyor.
Hazine sandığını bulduğunda anlıyor ki bu sandığı açabilmek için beş anahtar gerekli ve o anahtarlar dünyanın beş bir köşesine dağıtılmış, her anahtarı bulması için de birer mektup bırakılmış.

UZO, KÖFTE VE BUZUKİ
İlk iş Sisam’dan Brezilya, Rio de Janerio’ya doğru yola koyuluyor. Anahtarı bulması için verilen adrese gittiğinde işe bakın ki Yunanlı bir meyhane sahibiyle karşılaşıyor. İlk anahtarını bulmak için nefret ettiği uzoyu bile içmek zorunda kalıyor. Anahtarı bulunca oradan topukluyor ve dünyanın diğer ucuna yolculuğa başlıyor. Ama ortada bir tuhaflık da yok değil. Her gittiği yerde birisinin ona zarar vermek için uğraştığını fark ediyor. Yatağına bırakılan akrepler, çok sevdiği havuç suyunun içine katılan zehir vs. Macaristan’daki Zoltan Sirki’ne vardığında da yine karşısında bir Yunanlı
buluyor; bu seferki bir aslan terbiyecisi olan Jim. Peppermint ona zorla köfte yediren Jim’den anahtarı çalıyor, fakat bu arada sirkte çalışan güzeller güzeli Elpida da Peppermint’in kalbini çalıyor.
Fakat o da ne! Uyandığında kendini aslanların önünde buluyor, neyse ki Jim’in verdiği ve kendisinin de ceplerine tıktığı köfteler var yanında da onları aslanlara atıp kurtuluyor. Bir düşmanı olduğu kesin.

Bir sonraki mektubu açınca üçüncü anahtarın Nijerya’da olduğunu öğreniyor. Tuhaf, ama anahtarın olması gereken adreste Yunanlı bir araba tamircisi ile tanışıyor! Adam kırık dökük arabasının içinde ona buzuki dinleterek işkence etse de bizimki anahtarı kapmayı başarıyor. Tamam, üzerlerine ateş filan açılıyor ama olsun, üçüncü anahtar da cepte ve bir sonraki zarf açılıyor. Bu sefer yolculuk Tazmanya’ya. Anahtarın bulunduğu yer diye verilen adres bir kilise ve çok tabii ki kilisenin rahibi bir Yunanlı! Peppermint rahibe hem günah çıkartıyor hem de -çok ayıp ama- anahtarı
çalıyor. Bir de timsahlara yem olmaktan kurtuluyor. Ama ne yazık ki beşinci mektup çalınıyor. Zavallı Peppermint, yorgun argın ve tabii çok çok üzgün olarak Londra’ya dönüyor ve bingo, beşinci anahtarı buluyor!

Büyülü Yastıklar, Son Kara Kedi, Havai Fişekler Adası’ndan Öyküler kitaplarından tanıdığımız Evgene Trivizas, yeni kitabı Beş Kilitli Sandık’ta çok zekice bir şey yapıyor: Öncelikle macerasını dünyanın bilmediğimiz köşelerine dağıtarak çocuklara ve tabii büyüklere de dünyanın farklı kültürlerini tanıtıyor. İkinci olarak da Yunan kültürünü bütün bu dünya kültürlerinin içine yedirerek olayı daha eğlenceli hale sokuyor. O da yetmiyor; hazine denen şeyin, bazen sadece para pul değil, hayatın ta kendisi olduğunu incelikli şekilde anlatıyor. Daha ne olsun? Ya da beş kilitli sandıklarınız bol olsun!

Beş Kilitli Sandık
Evgene Trivizas
Çeviren: Ari Çokona
Altın Kitaplar, 152 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz