Küçümencik gıcık bir hanfendi! – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Küçümencik gıcık bir hanfendi!

Küçümencik gıcık bir hanfendi!

Nazan ÖZCAN

Judith Viorst elini korkak alıştırmamış, küçümen kahramanı Lulu’yu bir “anti-kahraman” yapıvermiş. İmkânsız isteklerinin peşinde koşmaktan çekinmeyen Lulu, inatçı mı inatçı, “tam bir karın ağrısı”. Ama bakın hayat denilen macera en “gıcık” insanlara bile neler öğretiyor…

“Bir zamanlar Lulu adında bir kız vardı; Lulu tam bir karın ağrısıydı. Yok öyle hafif bir sancı gibi değil; kıvrandıran cinsten, gerçek bir karın ağrısı.” Böyle başlayan bir kitabı okumak ister misiniz? Büyük ihtimal istemeyeceksiniz. Ama hayat siyah beyazdan ibaret değil ki! Böyle başlıyorsa, kitap insanın merakını da fena halde gıdıklıyor. Ne de olsa, “normal”de bütün yazarlar kahramanlarını sevimsiz yapmaya kıyamazlar. Burada tuhaf bir şey var, insanı meraktan çatlatan bir şey yani. Amerikalı yazar Judith Viorst, hiç korkmadan, küçümen kahramanını “anti kahraman” yapıvermiş. Ee, hayatta böyle çocuklar yok mu? Ya da düşünün bakalım, siz öyle bir çocuk değil miydiniz? İşte tam da bu merakla bu “karın ağrısı velet”i okumak istiyorsunuz. Ama yazar, işi daha da zorlaştırıyor; “karın ağrısı”nı size sinir krizine sokacak kadar ağırlaştırıyor. İki sayfa okuduğunuzda, Lulu’dan nefret etmemek için sebebiniz kalmıyor. Çünkü bir kere inatçı, sonra aşırı gıcık, anne babasına bağırıyor, çağırıyor, istediği her şeyi elde etmek için yapmadığı uyuzluk kalmıyor, elde edemeyince ağlıyor, tepiniyor, ciyak ciyak bağırıyor, insanlara kötü laflar etmekten imtina etmiyor. Yani bildiğiniz dayaklık! Ama yazar Judith Viorst, ne yapıyor ne ediyor (çünkü kendisi pek zeki bir insan) sizi hikâyenin içine çekiyor. O yüzden Lulu ve Brontozor ve Lulu Köpek Gezdiriyor kitaplarını bir solukta okuyorsunuz.

BRONTOZOR PEŞİNDE

Biliyorum, “Brontozor nedir ki?” diye hayretler içindesiniz. Dedik ya, yazar çok komik ve yaratıcı, hep onun numaraları bunlar. Brontozor, ormanda yaşayan devasa bir dinozor. Ve Lulu da annesiyle babasından doğum günü için bir brontozor istiyor ki onu evcil hayvanı yapabilsin. Olacak iş değil elbet, ama dedik ya, Lulu çok gıcık, isterim de isterim, diye tutturuyor. Ana babası olmaz deyince, brontozoru kendi başına bulmak için orman yoluna düşüyor. Brontozora gelene kadar, yılanla, ayıyla, kaplanla karşılaşıyor. Korkuyor mu sanıyorsunuz, resmen bütün hayvanların canına okuyor, o kadar “beter” bir kız yani. En sonunda brontozoru buluyor ama bu sefer brontozor onu evcil insanı yapmaya kalkışıyor! Bizimki de öylece kalakalıyor! Ne komik değil mi: evcil insan! Durumu bir anlığına ters çevirdiğinizde, insanların ne kadar anlamsız işler yaptığı küt diye ortaya çıkıyor. Bu yazar valla çok zeki ve komik!

KÖPEKLER VE FLEİSCHMAN

Lulu Köpek Gezdiriyor da bir o kadar zekice yazılmış ve komik. Lulu yine bir şey istiyor. Ne olduğunu söyleyemeyiz ama çok pahalı ve acayip bir şey olduğunu bilin. Anne babası alamayız deyince, Lulu kendi parasını kazanmaya ve bunun için de köpek gezdirmeye karar veriyor. Ha, sanıyorsanız ki bunu iyi bir kız olduğu için yapıyor, hayır! Tamamen para için yapıyor, hatta köpek bile sevmiyor. Sevmediği köpeklerle teşviki mesaisi başlarken, başına bir bela daha sarılıyor: mahallenin örnek bebesi Fleischman. Fleischman çalışkan, akıllı, terbiyeli, abur cubur yerine havuç yiyecek kadar iyi huylu, bütün yaşlıların eşyalarını taşıyacak kadar özverili ve sevimli bir çocuk. Ayrıca da insana saçını başını yoldurabilecek cinsten yardımsever bir oğlan. Tabii ki Lulu bu çocuktan nefret ediyor. Ama kör talih! Lulu, devasa Brütüs, minicik Cici ve bir sosis kadar uzun Kordelya’yı gezdirmeye kalkışıp eline yüzüne bulaştırınca ne oluyor? Fleischman, “Sadece yardım etmek istiyorum. Yardım edebildiğim için seviniyorum, mutluyum, gururluyum, keyifliyim, onur duyuyorum,” diye koşarak geliyor. Ee, Lulu’nun çıkarcı bir kız olduğunu da söylemiştik, değil mi? Fleischman’ın yardım etmesine izin veriyor ama bir yere kadar! Teşekkür edecek değil herhalde! Öyle mi dersiniz? Okuyun o zaman.

Lulu ve Brontozor Judith Viorst Resimleyen: Lane Smith Çeviren: Şiirsel Taş Hayy Kitap, 120 sayfa

Lulu ve Brontozor Judith Viorst Resimleyen: Lane Smith Çeviren: Şiirsel Taş Hayy Kitap, 120 sayfa

Lulu Köpek Gezdiriyor Judith Viorst Resimleyen: Lane Smith Çeviren: Gökçe Ateş Aytuğ Hayy Kitap, 152 sayfa

Lulu Köpek Gezdiriyor Judith Viorst Resimleyen: Lane Smith Çeviren: Gökçe Ateş Aytuğ Hayy Kitap, 152 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz