Sırdaşı ağaç olan güzel çocuklara… – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Sırdaşı ağaç olan güzel çocuklara…

Miyase Sertbarut’un kaleme aldığı Yalancı Portakal, çocukluğunu bahçeli bir evde geçirenlerin, bahçesinde sırdaş bir ağacı, mis kokulu annesi ve kalabalık bir ailesi olanların daha başka etkileneceği, adeta geçmiş zamanlardan çıkagelmiş bir çocuk romanı.

Emel ALTAY

Elif, okul çağına gelmiş, zehir gibi, duygu dünyası da zekâsı kadar gelişmiş, sevimli bir kız çocuğu. Ailesi maddi sebeplerle Elif’i köye, halasının yanına göndermeye karar veriyor. Elif kızımızı da en çok tülbendinden mis gibi kokular yayılan biricik annesinden ve dertliyken derdine derman, neşeliyken kahkahasına ortak olan şifalı dut ağacından ayrılmak üzüyor. Köyde yaşayan halalarının yanına gittiğindeyse Elif’in asıl şifayı kendi içinde taşıdığını fark ediyoruz. Çünkü konuşamayan felçli babaannesinden başlayarak herkesin yaşamına kâh küçük kâh büyük mucizeler saçıyor.

KÖYDEKİ KOMÜN HAYATI

İlk zamanlar onu bahçeye esir eden sinirli kaz sürüsü bile sevecen ve hayat dolu Elif’i sonunda dünyalarına kabul ediyor. Aslında bu “kabul ediş”te iki tarafın da ihtiyaçlarının yarattığı muhtaçlıklar gizli. Yaşadığı hayatın biraz sertleştirdiği hala, kendine bir can yoldaşı arıyor; babaanne, saplanıp kaldığı hasta yatağında torun sevgisi ve neşesiyle hayat buluyor; Elif’inse bu küçük yaşında en çok istediği şey anne şefkati. Eminiz ki kazların ve yalancı portakal ağacının da kendilerine göre beklentileri var. Her sabahın aynı şekilde başladığı bu küçük köyde, herkesin tüm kusurlarına rağmen birbirine bağlanmasının, kol kanat germesinin sebepleri, köy hayatının müthiş güzelliğini doğuran ortak yaşamın içinde gizli. Şehrin bencilliği ve bireyselliği köyde yerini bahçedeki ağaçlardan evdeki yaşlılara, komşu teyzelerden mahalledeki çocuklara, birlikte aşılan yollara, ekilen bahçelere, yemlenen hayvanlara bırakıyor. Elif de bu komün hayatında kendi benliğinin zayıf ve güçlü yönlerini bula bula yoluna devam ediyor. Yuvasından ayrılan ürkek bir kuş gibi gittiği köyde zamanla herkesin sevgilisi, öğretmeninin gözde öğrencisi olmayı başaran Elif, konuşma yetisini yitirmiş babaannesine ismini söylettirmeyi bile başarıyor. Miyase Sertbarut, Elif karakterini ve onu çevreleyen dünyayı yaratırken abartıdan, masalsılıktan kaçınan, gerçekçi ama kötümserlikten kesinlikle uzak bir dil yakalamış. Zaten hiçbir çocuğun dünyasında umutsuzluğa yer olmamalı. Yalancı Portakal’da da yanında olmayan annesinin şefkat dolu okşayışlarını, babaannesinin felçli elini saçında dolaştırarak yaşıyor Elif. Ya da bahçesindeki şifalı dut ağacının yerine, yemişleri bile yenmeyen yalancı portakal ağacını koyabiliyor. Elif, bana kalırsa, hikâyenin başında bile birçok yetişkinden daha dirayetli ve olgun. Öykünün sonuna doğru, aldığı kararla evinden uzakta geçirdiği günlerin, yeni hayatının, onun dirayetini ve tüm dünyayı sarmalayan sevgisini daha da güçlendirdiğini görüyoruz. Yazar, hikâyeye esprili, neşeli genç amca figürünü de ekleyerek, Türk filmleri ve edebiyatında alışkın olduğumuz genç amcasına/dayısına âşık küçük kız çocuğu figürü nostaljisini de yaşatıyor okurlara. Amcanın köyün güzel kızıyla aşkı ve bu aşkta elbette mektup taşıyıcılığı görevinin Elif’e düşmesi, nasıl da tatlı bir Yeşilçam
kokusu yayıyor, değil mi? Elif karakterinin bacak kadar boyu ve minnacık yaşına rağmen abartısız, dosdoğru ve tertemiz bir karakterle donatılmış olması, çocuk romanlarında görmek istediğimiz yapmacıksız karakterlere güzel bir emsal oluşturuyor. Elbette Elif’in de “kötü” özellikleri var. Her çocuk gibi o da biraz yalancı. Yine de bahçedeki portakal ağacına bakıp, “Acaba yalancılık bana bu yalancı portakal ağacından mı bulaştı?” diye sorgularkenki masumiyeti, yalanlarını da gözümüzde sevimli kılıyor. Hadi, sevimli demeyelim de, çocukluğun o hayalci dünyasına yakışır buluyoruz Elif’in öğretmeninin gözünde biricik olmak için uydurduklarını. Hikâyedeki her şey köy hayatı gibi, Elif gibi doğal. Kitaba verdiği isimle tatlı bir tezat yakaladığını düşünebiliriz yazarın. Portakallar dışında her şey sahici!

Yalancı Portakal Miyase Sertbarut Tudem Yayınları, 104 sayfa

Yalancı Portakal Miyase Sertbarut Tudem Yayınları, 104 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz