İyi Kitap

Genç yazarın barış ve özgürlük arayışı

Genç yazarın barış ve özgürlük arayışı

Tuğba ERİŞ

Özgürlük ve barış gibi iddialı konularda kalem oynatan Nancy Yi Fan’ı diğer yazarlardan farklı kılan kafa yorduğu konu değil sadece, yaşı da dikkate alınması gereken bir nokta. Kılıçkuş adlı fantastik roman, yazarın on iki yaşının ürünü.

Elimde bir kitap var: Kılıçkuş. Yazarı Nancy Yi Fan on altı yaşında; Kılıçkuş’u yazdığında on iki yaşındaymış. Yedisinde ailesiyle birlikte Çin’den ABD’ye göç etmiş, dolayısıyla kitabı anadilinde değil, ikinci dilinde yazmış. Dünyanın en büyük yayınevlerinden HarperCollins tarafından yayımlanan ve ilk baskısı elli bin adet yapılan kitap, New York Times’ın çoksatanlar listesinde haftalarca birinci sırada kalmış ve Çince dahil birçok dile çevrilmiş. Kılıçkuş’a gösterilen bu yoğun
ilgi, semeresini vermekte gecikmemiş; devam kitabı Sword Quest de 2008’de yayımlanmış.

İddialı bir hikâye, değil mi? Oysa tüm dünyanın pratikte beceriksiz olduğu özgürlük ve barış gibi konularda kalem oynatan, terörizm ve 11 Eylül konusunda
vicdanıyla hesaplaşmak için Kılıçkuş’u yazan bu körpe yazarın tek amacı, dünyaya barış mesajları vermek.

BAŞROLDE KUŞLAR VAR
Hikâyeye gelecek olursak; tutkunu olduğu kuşların başrolde olduğu fantastik bir dünya kurgulamış Nancy. Taşbağırlı Orman’da hiçbir kuşun kendini durduramayacağını düşünen atmaca Turnatt, bir mağara oyuğunda bulduğu Sapkınlıklar Kitabı’nı kılavuz edinerek, “her gün bir orman kuşu yumurtası yiyerek sonsuza dek yaşamak” ve ormanın tek hükümdarı olmak arzusunda. Bunu da, leşkargaları ve kuzgunlardan oluşan çetesiyle yuvaları yağmalayarak yapmaya çalışıyor. Kötücül ordusuyla birlikte yaşayabileceği bir yere gereksinim duyuyor ve bunun için Kasvetli Hisar’ı inşa etmeye karar veriyor. Ormandan topladığı köle kuşları da inşaatta çalıştırıyor. Daha fazla köleye ihtiyaç duyduğu için kardinal kuşlarından oluşan Günışığı Kabilesi ile kestane kuşlarından oluşan Mavi Kanat
Kabilesi’ni birbirine düşürüyor.

Haliç Kabilesi’ne mensup nar bülbülü Miltin önderliğindeki köle kuşlarla, Günışığı ve Mavi Kanat kabileleri, Turnatt’ın egemenliğine karşı mücadele etmek için işbirliğine gidiyor. Ama verdikleri kayıplar ve Turnatt’ın ordusunun sayıca fazla olması nedeniyle, Kılıçkuş’u çağırmaya karar veriyorlar. Bunun için Kızıl Leasorn Taşı’nı bulup Kuşsal Kitap’taki Kılıçkuş’u çağıran şarkıyı öğreniyorlar. Böylece akkuş, barışın koruyucusu, rüzgârın sesi Kılıçkuş geliyor ve Turnatt’ın icabına bakarak kabileleri kurtarıyor; Taşbağırlı Orman’a barış, huzur getiriyor.

BÖLÜNEN ORMAN DİRENEMEZ
Efsane mi gerçek mi olduğunu anlayamadığımız Kılıçkuş’un kitap boyunca adeta bir ‘mesih’ gibi beklenmesi, sonunda da kılıcının bir hareketiyle Turnatt’ı yakarak birden kaybolması, kuşlarla zihin yoluyla konuşması, mutlu sonla biten bu hikâyenin kuru handikapları kanımca.

Gönül isterdi ki İran mitolojisindeki Simurg kuşunun hikâyesini okusaydı Nancy. Kendilerini kurtaracağını düşündükleri Simurg’u bulmak için yollara düşen, yolculuk boyunca sayıları giderek azalan ve Kaf Dağı’nın ardına otuz kuş olarak vardıklarında aslında Simurg diye bir kuş olmadığını, her birinin birer Simurg (Farsça ‘otuz kuş’ anlamına geliyor) olduğunu anlayan kuşların hikâyesi ona yol gösterseymiş keşke.

Yine de Notos Kitap’tan Toros Öztürk’ün özenli çevirisiyle yayımlanan Kılıçkuş, genç yazarının becerisiyle kendi içindeki fantastik gerçekliği ba şarıyla yakalamış
bir roman. Mark Zug’un çizdiği kuş desenlerine bakmaya da doyamadım. Ortaokul yıllarımda, herkes gibi benim de ajandadan bozma bir şiir defterim vardı; sevdiğim şairlerin şiirlerini, mânileri, anonim özdeyişleri yazdığım. Bir genç için tehlikeli bir söz olduğunu şimdi şimdi anladığım, “Hayat bir satranç takımı gibidir, beyazlar ve siyahlar vardır,” aklıma kazınmış ki hâlâ hatırlıyorum. İyiler kötüler, güzeller çirkinler, cennetlikler cehennemlikler, atmacalar bülbüller… İki kutuplu dünyanın belirtileri, körpe akıllara sığmaması gereken algı ve yargı sapmaları aslında. Kuşsal Kitap’ın dediği gibi, “Bölünen orman direnemez,” ve elbette bölünen akıl da üretemez.

Kılıçkuş
Nancy Yi Fan
Çev: Toros Öztürk
Notos Kitap
206 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz