İyi Kitap

Bir kahramanı gördüm çocukken…

Bir kahramanı gördüm çocukken…

Ferhat ULUDERE

Muzaffer İzgü, Atatürk’ü Gördüm Ben Çocukken’de, ilk defa Adana Treni’nde gördüğü Atatürk’ü çocuk gözünün büyüsünden silemez. Çocukluk kahramanını, babasının öğüdünü tutarak herkes gibi anılaştırmak için kaleme almayı seçer.

Atatürk’ün hem çokça tartışıldığı, hem de hakkında birçok yorum yapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Başlayan tartışmalarla birlikte Atatürk hakkında yazılan kitaplar da arttı. Kitapları da birbirinden önemli isimlerin yaptığı filmler izledi. Önce Can Dündar, “Mustafa” adlı filmiyle Atatürk’ü her zamankinin aksine tüm insani yönleriyle anlattı.

DÜŞLER ARASINDA
Ama bu beraberinde itirazları da getirdi. Ardından Zülfü Livaneli Atatürk’ü çocukluğundan ölümüne kadar en başarılı ve en kahraman yönleriyle anlattı. Filmin bir de ilk Atatürk filmi olma iddiası vardı. Hamdi Alkan 19 Mart’ta vizyona giren filmi “Dersimiz Atatürk” ile, Atatürk’ü çocuklara anlatmayı başardı. Çocuklar
sinema perdesinde okulda anlatılanların dışında bir Atatürk’le karşılaşmasalar da Atatürk her zaman anlatılacak ve onun hakkında hikâyeler, romanlar ve kahramanlık destanları her zaman yazılacak. Kuşkusuz bunların hepsini hak ediyor, ama ortadaki bilgi karmaşası da işi biraz zorlaştırıyor.

Çocuk edebiyatı denince ilk akla gelen yazarlardan biri Muzaffer İzgü. 100’ün üzerinde kitaba ve 200’den fazla çocuk oyununa imza attı şimdiye kadar. Muzaffer İzgü’nün Bilgi Yayınevi’nin Çocuk Kitaplığı’ndan 2004 yılında yayımlanmaya başlayan “Ben Çocukken” adlı dizisinin ilk kitabı “Atatürk’ü Gördüm.” Sadece yazar
da değil İzgü bir öğretmen, hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarında doğan ve o yılların atmosferini solumuş biri. Bu yüzden de idealist yapısından hiçbir zaman taviz vermemiş bir insan.

Kitabın tamamı ve özellikle de Atatürk’ü Gördüm hikâyesi o yılların izlerini ve o yılların düşüncelerini taşıyor. Altı öyküden oluşan Atatürk’ü Gördüm’de Muzaffer İzgü’nün çocukluğuna ilişkin renkli ve ilginç anıları yer alıyor.

Kitabın ilk öyküsü “Atatürk’ü Gördüm” ve Muzaffer İzgü’nün çocukluğunda Atatürk’le karşılaşmasını anlatıyor. Atatürk Treni daha Ankara’ya varmadan günler önce başlıyor küçük Muzaffer’in heyecanı. İlkin rüyasında görüyor Atatürk’ü. Konuşma yaptığı kürsüye çağırıyor Muzaffer’i ve herkese onu göstererek sesleniyor, “Muzaffer benim arkadaşım” diyor… Tıpkı Ülkü’nün olduğu gibi…

Bütün Adana Atatürk’ü görmek için sabah erkenden yollara dökülüyor. Atatürk hasta, ama inanmıyor Muzaffer böylesi kahraman bir insanın hasta olacağına. Atatürk’e bir şey olmaz Muzaffer’in gözünde. Babası onun da insan olduğunu söylese bile, inanmıyor Muzaffer babasının sözüne, doğaüstü bir varlık olarak görüyor onu. Ve babasının omuzlarından izliyor Atatürk’ü… Tüm Adana’ya sesleniyor Paşa, “Çok çalışmalıyız” diyor. “Çok çalışın…”

ÇOCUĞUN GÖZÜ
Muzaffer İzgü çocuk gözüyle anlatıyor Atatürk’ü ve her çocuk gibi onun öğütlerini tutuyor yıllar boyunca. Ama bir taraftan da her çocuk gibi onu yüceltmeden, ona hayranlık duymadan da edemiyor. Aslında ‘her çocuğun gözünde bir çocukluk kahramanı vardır’ deyişi misali, Muzaffer İzgü de çocukluğunun hayali kahramanı Atatürk’ü kendi çocuk gözünden anlatarak onun insani portresinin çizilmesine katkıda bulunuyor.

Atatürk’ü Gördüm Ben Çocukken
Muzaffer İzgü
Bilgi Yayınları
95 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz