İyi Kitap

Tongo ve şişeden zarfları

Tongo ve şişeden zarfları

G. Mine OLGUN

Ahmet Önel’in küçük Nedim’in başından geçenleri anlattığı ‘Dikkat! Maymun Çıkabilir’ adlı hikâye kitabına kardeş geldi: Tavşan Adası’nın Sihirbazı. Beceriksiz sihirbaz Tongo’nun ıssız bir adada, adanın tavşanlardan oluşan ahalisiyle geçirdiği günler, okuyanı eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor.

Karşınızda Tongo: Beceriksiz bir sihirbaz! Baştan beceriksiz olduğunu ifşa edip öykünün kahramanına olan inancınızı yıkmak istemem ama gerçek bu! Meraklı, hevesli… Ama şapkadan çıkması için kadroya aldığı tavşanı Bıcırık bile pek kale almıyor onu…

Dediğim gibi, Tongo başarılı bir sihirbaz olduğuna inansa da, işin aslı öyle değil… Sihir gösterisi olmaktan çok komediye dönüşen gösterilerine rağmen, Tongo kendini başarılı bir sihirbaz sanıyor, alkışlara kanıyor. İyi bir sihirbaz olmanın yanı sıra parmaklarında aşçılık, kaptanlık gibi marifetler olduğunu da düşünüyor. Kibirli ve fazla özgüvenli olduğu da söylenebilir. Böylelerinin gerçekle yüzleşmesi için bir şeyler olması gerekir. Bu olanlar, acube bir kahramanı gerçek bir kahramana dönüştürebilir. Tongo’nunki de böyle bir hikâye…

Tavşanlar Adası’na düşene kadar kendini kandırarak, düşe kalka geçirdiği hayatı bir anda değişiyor Tongo’nun. Nasıl mı? Dostlar sayesinde… Acı söyleyen bir dost, bir anda ona aslında hiç de iyi bir sihirbaz olmadığını anlatıyor. Ama gerçekleri kabullenmek o kadar da kolay değil. Tekne kaptanlığından hiç anlamadığı halde uzaklaşmak, kendiyle baş başa kalmak için vuruyor bizim beceriksiz sihirbaz kendini denize… “Denizde kim izleyecek beni?
Kötü kaptanlığımı kim yüzüme vuracak? Ayrıca beceriksiz bir sihirbaz olduğumu ancak denizlere açılırsam unutabilirim! Tekneye açılıp hırçın dalgalarla karşılaşmaktan beni kimse alıkoyamaz!” deyip hem kibirinin hem öfkesinin esiri oluyor. Eh! Hem acemi bir kaptan hem de beceriksiz bir sihirbaz! Tekne alabora oluveriyor. Bu sefer tavşan değil, sihirbaz kayboluyor!

YENİ ROBİNSON
Hikâye aslında burada başlıyor. Güncel ve akıcı anlatımının yanında okuyucuya verdiği fabl (dersleriyle beraber) okuyormuş hissinin yerini buradan sonra, ıssız bir adaya düşen Robinson Crouse’nun hikâyesi alıyor. Aslında Robinson benzetmesini Tongo kendi akıl ediyor. “Tıpkı Robinson gibi” bir maceranın içine düşmüş olmayı umsa da, elbette, Robinson kadar da becerikli değil.

Ada da çok ilginç bir yer. Adı üstünde, Tavşan Adası’nın sahipleri, kaplumbağalar ve yengeçlerle birlikte tavşanlar, ve içlerinden –Tongo’nun Karbeyaz adını verdiği– sadece bir tavşan onunla konuşuyor. Böylece, Karbeyaz, Tongo’nun adadaki can yoldaşı ve ona yeni ufuklar açan karakter olarak hikâyedeki yerini alıyor. Karbeyaz, bilge ama saf çıkışlarıyla Saint Exupéry’nin Küçük Prens’ini hatırlatıyor okuyucuya – aslında Tongo da yapıyor bu benzetmeyi. Kitabı bir yetişkin olarak okuduğunuzda belki de böylesi bir çıkarım önem kazanıyor, ama nazirelerin ve göndermelerin, hayatın kendisinden başka bir açıklaması yok.

İşi gücü şapkadan tavşan çıkarmak olan Tongo’nun, Tavşan Adası’nda yüzlerce tavşanla baş başa kalması da oldukça ironik bir metafor. Karbeyaz, “Siz insanlar bizleri her zaman atlayıp zıplarken görüyorsunuz. Keyfimizden atlayıp zıplamıyoruz dostum! Çünkü o anda karşımızda sizler oluyorsunuz,” diyerek bir konuya
açıklık getirmiş oluyor. Olaylara ve durumlara farklı ve eleştirel bir açıdan bakan Karbeyaz, çevre bilinciyle de öne çıkıyor.

Karbeyaz’ın meşhur tavşan ve kaplumbağa hikâyesi hakkındaki yorumu da oldukça ilginç: “Bu, siz insanların uydurduğu bir öyküden başka bir şey değil. Bir tavşan, bir kaplumbağayla asla yarışmaz. Çünkü bu hiç adil olmaz!” Hikâyenin bir yerinde, sevimli Tavşan Karbeyaz bir anda Alice Harikalar Diyarında’daki aceleci tavşana da dönüşüveriyor.

Adada kaldığı süre içinde kendiyle hesaplaşan Tongo artık ayrılma vakti geldiği için bir şeyler yapmaya karar veriyor ve tekneden kıyıya vuran kutuların içinde bulduğu kâğıtlara yazdığı mektupları şişelere koyup denize bırakıyor. Bu mektupların adanın insanlar tarafından keşfedilmesine sebep olacağını bile bile, Karbeyaz da dostunu kurtarmak için ona destek veriyor.

Hikâyenin sonuna dair biraz ipucu vermiş olsam da, asıl önemli olan Tongo’nun burada geçirdiği zaman ve burada düşünüp kendiyle ve dünyayla ilgili olarak vardığı çıkarımlar, asıl sihrin gerçeklerde saklı olduğunu anlaması! Ne demeli, küçük büyük herkes Tavşan Adası’na uğramalı!

Tavşan Adası’nın Sihirbazı
Ahmet Önel
Resimleyen: Gökçe Akgül
Tudem Yayınları
135 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz