İyi Kitap

Bir paraşüt gibi açılan hayaller

Murat bir çocuk işçi, ekmeğini günde 12-13 saat sokakları dolaşıp çöplerden plastik toplayarak kazanıyor. Onun için yaşamak mücadele etmek demek, mutlu olmaksa anca hayal. Bu yüzden sık sık hayal kuruyor, “paraşütü açmak” diye tabir ediyor kurduğu düşleri. Paraşüt açıldığında Murat havada, çöplerden çok uzakta.

Yazan: Emel Altay

16 yaşında Murat, yaşıtları gibi rap müzik seviyor. Norm Ender’in çok sıkı diss attığını düşünüyor, duvar yazılarının tam kendisini anlattığını söylüyor, en sevdiği yazı da “Hayaller Hawaii, gerçekler sanayi”. Buraya kadar kullandığı dille, dinlediği müzikle Murat’ın çevremizde gördüğümüz gençlerden çok da bir farkı yok. Ama biraz daha yakından bakınca ellerindeki kiri pası, üstünün başının döküklüğünü, yüzündeki yorgunluğu görüyoruz. Murat, sokak sokak dolaşıp çöplerden plastik atık toplayan bir çocuk işçi. Kurduğu hayaller ve geleceği değiştireceğine dair inancı ise onun kurtarıcısı, ayaklarını yerden kesen paraşütü… “Çöp Plaza” serisinin ikinci kitabı Hayaller Hawaii, ilk kitap Çöp Plaza’nın 3 ay sonrasından başlıyor. İlk kitabı okumamış olanların da hemen konuyla bağ kurabileceği bir anlatımla yazılmış. Daha çok Murat’ı, yaptığı iş üzerinden hayatı nasıl algıladığını, hayallerini ve yakın çevresini takip ediyoruz.
Murat’ın ilkokul çağındaki kardeşi Fırat da kitabın önemli figürlerinden. Yaşına yakışır şekilde, çocukça bir iyimserlik ve saflığa sahip olan Fırat, çocuk işçiliğin, yoksulluğun baskın geldiği dünyalarda da umuda açılan bir pencerenin daima olduğunun kanıtı aslında. Büyüyünce bilim adamı olmak isteyen Fırat, hayalci abisinin belki de en gerçekçi düşü.

YENİ YOKSULLUK, ÇOCUK İŞÇİLER, MÜLTECİLER….
Miyase Sertbarut, iki kitap hâlinde tasarladığı “Çöp Plaza” serisini yeni yoksulluk, sokak kültürü, mülteciler, çocuk işçiler gibi konuların üzerine kurgulamış. Birbirinden keskin sınırlarla ayrılan iki yaşam türü Elit Plaza ve Çöp Plaza’da vücut bulurken bir tarafta tenis turnuvası şampiyonu çocukları, Netflix dizisi izleyen anneleri diğer tarafta da çöp toplayan abileri, bit pazarında 10- 20 lira kazanmaya çalışan babaları görüyoruz. Bu iki zıt dünya zaman zaman bir araya geliyor, biri diğerine el uzatınca aradaki yapay sınırlar da kalkıyor ama sınırlar gibi, bu bir araya gelişler de gerçek ve kalıcı değil. Günün sonunda herkes kendi çöplüğünde.
Hayaller Hawaii’nin gerçekçi bir dili var, güncel sorunları görmekten ve göstermekten kaçınmıyor. Çöp toplayıcıların plastiğin kilosunu 50
kuruşa sattıklarını, günde en az 10 saat çalışıp en iyi ihtimalle 75-100 lira kazanabildiklerini öğrenirken; sığınmacı Suriyeli, Afgan ya da Pakistanlıların kilo karşılığı 25 kuruşa bile boyun eğdiklerini görüyoruz. Aç kalmamak ama emeğini de sömürtmemek için verilen mücadelenin yeni yoksullarla kavgaya dönüşmesinin, içine düşülen acı çıkmazın tanığı oluyoruz. Miyase Sertbarut, günümüz gerçeklerini sadece rap müzik, duvar yazıları gibi ayrıntılarla değil, içinde yaşadığımız bu en güncel sorunlarla da önümüze seriyor.

BALİNA MURAT, NE BALİNALARI NE DE KENDİSİNİ KURTARABİLİR
Kitap daha çok Murat’ı ve onun düşüncelerini, hayallerini izleyerek ilerlerken, iki olay, hikâyeyi taşıyıcı görev üstleniyor. Biri, çok zengin birinin aradığı ve karşılığında 10 bin TL vadettiği, kapağında Adem ve Havva kabartması olan bir fotoğraf albümü. Diğeri de sinema öğrencisi Sezen’in çekmek istediği kısa belgesel. İki olay da kitap boyunca Murat’ın en az plastik atıklar kadar peşinden koştuğu meseleler oluyor. Bir paraşüt gibi açtığı hayalleriyle ayağı yerden kesilen Murat’ın, bir de neredeyse takıntıya dönüşen pembe inci bulma düşü var. Yazarın ustaca yerleştirdiği bir diğer izlekse çevre sağlığıyla ilgili. Balinaların denize ulaşan atıkları bilmeden yemeleri, midesinden 40 kilo plastik çıkan ölü balinalar, duyarlı Murat’a yaptıkları işi sorgulattırıyor. Plastik atıklar toplayarak dünyaya iyilik yaptıklarına inanıyordu ama bir yandan da balinalar ölmeye devam ettiğine göre çabaları yetersizdi. Ömür boyu da çalışsa ne balinaları ne de kendisini kurtarabiliyordu. Yani sistem böyle işlediği müddetçe doğanın yok olmasına da çocuk işçilere de mültecilerin açlığına da yeni yoksulluğa da dur demek mümkün değildi. Duvar yazılarına inanan Murat, çekçeğinin üstüne kırmızı harflerle Balina Murat yazıyor, plastik onun da hem gıdası hem zehiri…

“MAVİ GÜL İMKÂNSIZSA ONU DA İSTERİZ”
Hayaller Hawaii, hayatın çok da görmek istemediğimiz acı gerçekleri üzerine nahif bir dille kaleme alınmış, iyi kurgulanmış ve iyi yazılmış bir roman. Ara ara karşımıza çıkan “mavi gül” motifi bize çıkışsız gibi görünen hayatlar için bile bir umut ışığı olduğunu hatırlatıyor. Kitabın bir yerinde geçen bir bilgi var; Slav mitolojisinde mavi gül yetiştirenlerin dileklerinin gerçek olacağına inanılırmış. Roman boyunca peşinde koştuğu pembe inciler aslında Murat’ın hep avuçlarındaydı. Hayal etmeye, geleceği değiştirmeye inancı olduğu müddetçe Murat için çıkış yolu hep var olacak. Belki bir zorlukla karşılaştığımızda Balina Murat’ın hayalci ve asi tabiatını örnek almalı ve “Mavi gül imkânsızsa onu da isteriz,” demeliyiz.

Çöp Plaza – 2 Hayaller Hawaii
Miyase Sertbarut
Tudem Yayınları, 144 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz