İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

İyilik yapmanın yolu kitaplardan geçince…

Kitaplar dünyasının, kanatlı ve kanatlandıran kapısını açan iki kız kardeşin öyküsünde, kilidin anahtarı ne öğretmenlerinin ne ebeveynlerinin elinde…

Yazan: Sima Özkan

Kitap okumak, bazılarımız için hayat koşturup dururken zamanın en sakin aktığı ve tüm zihnimizle katıldığımız bir eylem. Bir çeşit andan, dünyadan kopma biçimi. Kendimizinkinden farklı, uzak hayatları, geçmişten tanıyormuş gibi hissetme biçimi. Başka zamanlara, mekânlara kaçmanın en zahmetsiz hâli.Okuma deneyimi herkes için farklı olsa da tüm bu karşı konulmaz hislerin tadına varmış ya da varmamış olsun, bir yetişkine zorla kitap okutamazsınız. Ancak dünyanın bir yerinde, her saniye bir çocuğun zorla kitap okuyor olma ihtimali fazlasıyla yüksektir. Oysa ilk “iyi” ya da “doğru” kitabını okuyan her çocuğun ağzına bal sürülmüş gibidir. Kendini ilk kaptırdığı hikâye; elinden bırakamadığı, tek başına sonuna kadar geldiği ilk macera… İşte bir çocuğa ulaşan her kitap, bu kitap olabilir; olmayabilir de…

Dilge Güney’in yazdığı, Esra İlter Demirbilek’in resimlediği Saatim Tik Ka Tik Ka’nın anlatıcısı Duru, kendi okuma deneyimini şöyle açıklıyor: “Kitabı okumak zaten rüya görmek gibi. Hem de gözümüz açıkken!” Ve ekliyor: “Kitap okurken rüya görmeyi seviyorum.” Çünkü anlatıcımız, Alice’in Harikalar Diyarı’nda kendi kendine gezmenin keyfini bir kere alınca, bir kitabın başına oturmanın o kadar büyük bir çaba gerektirmediğini fark ediyor. İyi bir okur kazanmak, okuma alışkanlığı aşılamak adına okurla sık sık konuşan bir metin var karşımızda.

Bir gün Duru, ablası İda’yı kucağında kitaplarla kütüphaneden çıkarken görüyor. Gözlerine inanamıyor. Kitapları değil tabletini ve oyunlarını seven birinden beklenmeyen bir davranış. Öğreniyoruz ki belediyenin bir okuma yarışması var ve ödülü tam altın. İda tam altını, koca bir külçe altın zannederek, hırsla tüm kitapları okumaya başlıyor. Kazanırsa o altınla tabletine paralı oyunlar alabilecek. Belki başta amacı bu; ancak öykünün sonunda İda’nın asıl niyetinin bambaşka olduğunu keşfediyoruz.

İki kız kardeşin hayatında çok önemli bir yere sahip olan biri var. Yatılı bakıcıları, evdeki gerçek ebeveyn figürü, Azerbaycan’dan gelen Tikka. Asıl adı Türkan. İda bebekken onun adını söyleyemeyince Tikka olarak kalmış. İda yarışmada birinci olup ilçenin en iyi kitap okuyan öğrencisi seçilince, o altını Tikka için kazandığını açıklıyor. Bu kadar “yaramaz”(!) olmasına rağmen, Tikka’nın Azerbaycan’a uçup oğlunun mezuniyet törenine katılabilmesinin, İda için ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Dahası anne-oğulun ayrı kalmasından, kendi anne-babasını sorumlu görüyor: “Siz işteyken bize baksın diye onu burada tutuyorsunuz.” Altından bir kalbi olduğu ilan edilen bir kitap kurdu İda artık ve belediye başkanının da yardımıyla Tikka’nın hayalini gerçekleştirmiş oluyor. Üstelik Tikka, oğlunu da memleketinden alıp geliyor. İlçenin belediye başkanı ona bir okul bile ayarlıyor.

Öyküde, babanın sesi ve görüntüsü neredeyse hiç yok. Anne-baba bankacılar ama cumartesi bile işleri var. İda’nın hasta yatağında, başucunda bekleyen ve bu sırada okuması gereken kitaplardan geri kalmasın diye ona kitap okuyan da yarışmaya götüren de Tikka.

Kitaba adını veren Duru’nun saatindeki tik taklar, “tik ka tik ka”lara dönüşüyor ve saat her “tik ka” edişinde, âdeta Duru’nun saçlarını okşuyor Tikka. Çünkü kendi çocuğunu başka ülkede bırakmış yabancı asıllı bir bakıcının, iki kız kardeşi kendi oğlunun yerine koyuşuna tanık oluyoruz. İda ile Duru’nun, Tikka’ya olan düşkünlüğü de ortada. Bu anlamda, çok sık karşılaştığımız ama henüz kitaplarda pek rastlamadığımız bir ailenin kapısı aralanıyor bu öyküde. Belki Tikka’nın sesini, onun bu ailede kendi hissettiği yeri anlatıda daha çok duyabilirdik. En nihayetinde kitaba adını veren, Duru’nun endişeyle atan kalbinin sesine benzettiği saatinin tik takları, Türkan Hanım’ın sevgiyle atan kalbinin tik takları da olabilir.

Saatim Tik Ka Tik Ka
Dilge Güney
Resimleyen: Esra İlter Demirbilek
Editör: Elçin Kazancı
Altın Kitaplar, 56 Sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.