İyi Kitap

Çocuk ve Gençlik Kitapları Dergisi

Felix’in küçük bir sorunu olabilir

Romandaki yan karakterler o kadar incelikle işlenmişler ki insan ev sahibi Hühnerkopf, okul müdürü Klingbeil ve hademe Michalski’yi görünce, belki de bütün ev sahipleri, okul müdürleri ve hademeler dünyanından her yerinde birbirine benziyordur diye düşünmeden edemiyor.

Yazan: Gökhan Yavuz Demir

Ne zaman ev taşımak zorunda kalsam, bizim bahçedeki Kocabaş’ı küçültmek istiyorum. Neredeyse elli kilo olan heybetli koca kızımızı ve hatta çetenin diğer üyelerini de şöyle cebime koyup çıkıp gitsem, ne güzel olur diye düşünmüyor değilim. Kocabaş’ı cebimden çıkarıp çalışma masama bırakmışım, masamda bir biblo köpek sürüsü geziniyor. Tahayyül etmesi bile güzel. Ama ne mümkün!

Buz gibi bir havada sağa sola rastgele uçuşan kar tanelerine bana mısın demeden çıkıp gelen kargo görevlisi arkadaş, bahçe kapısında elime Sabine Ludwig’in kaleme aldığı İmdat, Öğretmenim Havalandı’yı tutuşturup gidiyor. Kitabın arka kapağında yazanlardan öğrendiğime göre çok sevilen başka bir romanın, İmdat, Öğretmenim Küçüldü’nün en az onun kadar eğlenceli devam macerasıymış. Biraz keyfim kaçıyor, çünkü ilkini okumadığım devam romanlarını okumayı sevmiyorum. Nedense bana uzun bir filmi ortasından, şampiyonluk maçını ikinci yarısından itibaren izlemek gibi tuhaf geliyor. Kader, kısmet, deyip şikâyet etmeden kitabı okumaya başlıyorum. Tahmin ettiğim gibi kitabın ilk bölümü, ilk romana göndermelerle, orada olan biteni anlatmayan ama hatırlatan imalarla dolu. Olsun, okumaya devam. Nasılsa ben sayfalar arasında ilerledikçe olaylar da daha berrak hâle gelecek.

Her şey 7 Mayıs Çarşamba akşamı şiddetli bir fırtınayla başlıyor. Kaiser Wilhelm Lisesi’nin bahçesinde yüzyıl evvel İmparator Wilhelm’in kendi elleriyle diktiği ünlü meşeye yıldırım düşüyor. Sonrasını günbegün kahramanımız Felix Worndran’ın defterlerindeki notlarından izliyoruz. Felix’in okula yeni geldiği zamanları da kapsayan bu notların başlangıcı 6 Kasım tarihli ve muhtemelen ilk romanın konusunu teşkil ediyor. Fakat bu ikinci romanın kapanışındaki 16 Haziran Pazartesi tarihli not hariç, bütün olup bitenler 7 Mayıs Çarşamba ile 26 Mayıs Pazartesi tarihleri arasında cereyan ediyor. Almanca öğretmeni Bayan Wahlbusch’a göre hep canlı bir hayal gücü olan Felix, bize her şeyi olduğu gibi anlattığına inanmamızı söylüyor, çünkü ona göre son haftalarda okulunda olup bitenleri uydurmaya kendisinin hayal gücü bile yetmeyecektir.

Önce içerisinde öğretmenlerle ilgili Latince hakaretler bulunan duvar yazıları boy gösterir. Sonra matematik dersinin sınav kâğıtları kaybolur. Ardından ise matematik öğretmeni Bayan Schmitt-Gössenwein yıldırımın yaktığı ihtiyar meşe ağacının çukuruna düşüp beyin sarsıntısı geçirir. Bu arada biyoloji öğretmeni Bay Günther’in yerine iki hafta derslere girecek çift doktoralı ve sürekli Faust’tan alıntılar yapan Doktor Doktor Witzel, deli midir yoksa sadece kendi hâlinde eksantrik biri midir, bütün sınıf bunu merak eder.

Olanlar sadece bundan ibaret değildir. Yaşanan her sıkıntıda olağan şüpheli hep Felix çıkar. Herkes Felix’ten şüphelenirken, Felix’in yaşadığı talihsizlikler de artar. Evvelâ Mario’nun ağzına meyan şekerini tıkmakla, sonra sırayla Ella’nın saçlarını yapıştırmak ve onun doğum günü partisini -bilhassa pastasını- mahvetmekle itham edilir. Bütün sınıf bu edepsizlikleri Felix’in yaptığından emindir. Felix, ben yapmadım, dedikçe daha çok göze batar. Tek konuşabildiği dostu Ella’dır ama bütün bu aksilikler de ona tesadüf etmiştir.

Felix’in hayatını giderek daha da zorlaştıran ise evdeki bütün düzeninin alt üst olmasıdır. Annesi ile babası birkaç sene evvel boşandığı için annesiyle yaşayan Felix, iki haftalığına annesinin Londra’ya gitmesi nedeniyle babasının evinde yaşamak zorundadır. Oysa Felix’in hayalgücü ne kadar güçlüyse, hafızası da bir o kadar zayıftır. Sürekli bir şeyleri –bazen faresi Schmitti’yi beslemeyi, bazen matematik kitabını veya Almanca defterini, bazense aylık metro kartını–  unuttuğu için kahramanımız annesinin evi, babasının evi ve okul arasında telaşla koşturup durur.

Felix nihayet bütün bu olup bitenleri açıklayacak bir teori geliştirir ama kendi teorisine kendisi bile inanmakta güçlük çeker. Buna göre her şey, yüz sene önce Willi’de öğretmenlik yapmış ve lanetlenmiş Hulda Stechbarth’ın başının altından çıkmaktadır. Maalesef en yakın dostu Ella, Felix’i dinlemez. Felix’e sadece Doktor Doktor Witzel inanır. Ama onun da gerçek maksadı yardım etmekten çok daha başka bir şey olabilir mi?

İşte bütün bu hikâyeyi, nereye varacağını merak ederek bir solukta okuyorsunuz. Küçük görünen veya küçümsenen sorunların, çoğu kez nasıl göründüğünden daha büyük sorunlara dönüşebileceğini anlıyorsunuz.

Romandaki yan karakterler de Ludwig tarafından o kadar incelikle işlenmişler ki insan ev sahibi Hühnerkopf, okul müdürü Klingbeil ve hademe Michalski’yi görünce, belki de bütün ev sahipleri, okul müdürleri ve hademeler dünyanından her yerinde birbirine benziyordur diye düşünmeden edemiyor.

Romanın ortalarından sonra ilk macerayı okumamış olmanın handikabı kendiliğinden ortadan kalkıyor. Ama yine de siz, siz olun; beni dinleyip önce İmdat, Öğretmenim Küçüldü’yü, ardından İmdat, Öğretmenim Havalandı’yı okuyun. Willi’de olup bitenleri kendinizden geçerek okuyacak ve muhtemelen benim gibi Felix’in başına yeni bir şey gelse de serinin üçüncü İmdat’ı çıksa diye dua edeceksiniz.

Köpekleri küçültmeyi geçtim, daha büyümeseler ona şükredeceğim. Zeynep yine boya gidiyor da…

 

 

İmdat, Öğretmenim Havalandı
Sabine Ludwig
Türkçeleştiren: Ayça Sabuncuoğlu
Editör: Bahar Siber
İletişim Yayınları, 239 sayfa
Show More

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.